
Dram, Komedi

Dave Stoller

Mike

Cyril

Moocher

Evelyn Stoller

Ray Stoller

Katherine

Rod

Nancy

Doctor
Bloomington, Indiana’da geçen Breaking Away, liseden yeni mezun olmuş dört işçi sınıfı gencinin, hayatlarının bir sonraki aşamasına dair belirsizliklerle dolu yaz tatilini odağına alıyor. Grubun merkezinde yer alan Dave Stoller, İtalyan bisiklet kültürüne ve yarışlarına karşı saplantılı bir hayranlık beslemektedir. Öyle ki, İtalyanca konuşmaya başlar ve babasını çileden çıkaracak kadar bu kültürü benimser. Kasabalı gençler ile Indiana Üniversitesi’nin varlıklı öğrencileri arasındaki "kasabalılar" ve "kolejliler" çatışması, hikâyenin sosyal zeminini oluşturur.
Dave, hayranı olduğu İtalyan bisiklet takımının kasabaya gelmesiyle hayalleriyle gerçekler arasındaki sert çarpışmaya tanıklık eder. Bu hayal kırıklığı, Dave ve arkadaşlarını yerel Little 500 bisiklet yarışında üniversiteli rakiplerine karşı kendilerini kanıtlamaya iter. Film, sadece bir spor müsabakasını değil, aynı zamanda kimlik inşasını ve sınıf bilincini de ustalıkla işler.
Filmin başrolünde Dave karakterine hayat veren Dennis Christopher, bir yandan hayalperest bir saflığı yansıtırken diğer yandan atletik bir kararlılık sergiliyor. Arkadaş grubunun diğer üyeleri olan Dennis Quaid (Mike), Daniel Stern (Cyril) ve Jackie Earle Haley (Moocher), birbirleriyle olan kimyaları sayesinde izleyiciye gerçek bir dostluk bağını hissettiriyor.
Özellikle Dave’in babası rolündeki Paul Dooley ve annesi rolündeki Barbara Barrie, ebeveynlik rollerindeki samimiyetleriyle filmin duygusal yükünü başarıyla sırtlıyorlar. Dooley’in oğlunun takıntılarına verdiği huysuz ama sevgi dolu tepkiler, filmin en akılda kalıcı sahnelerini oluşturuyor.
Yönetmen Peter Yates, bir büyüme hikayesini sporun dinamizmiyle harmanlayarak ortaya zamansız bir eser çıkarıyor. Filmin temposu, bir bisiklet yarışının vites artışları gibi kademeli olarak yükseliyor. Senarist Steve Tesich’in kendi deneyimlerinden süzülen anlatım dili, klişelerden uzak ve son derece doğal. Film, 70’lerin sonunda Amerikan rüyasının alt katmanlarındaki gençlerin umutlarını ve hayal kırıklıklarını ajitasyon yapmadan anlatmasıyla değer kazanıyor.
Sıcak ve ilham verici bir gençlik filmi arayanlar için Breaking Away ideal bir tercihtir. Bisiklet sporuna ilgi duyanlar kadar, sınıf farklarını ve toplumsal aidiyet konularını işleyen spor filmi hayranları da bu yapımda kendilerinden çok şey bulacaktır. Nostaljik bir atmosferde geçen, iç ısıtan ve motive eden bir hikâye izlemek isteyen her yaştan izleyiciye hitap eder.
Breaking Away, sadece kazanmak üzerine kurulu klasik bir spor filmi değildir; kaybederken bile onurunu korumak ve kim olduğunu kabullenmek üzerinedir. Sinema tarihindeki en samimi alt sınıf temsillerinden birini sunması ve bisiklet yarışlarını son derece heyecan verici bir dille yansıtması, filmi benzerlerinden ayıran en güçlü yönleridir.
Sınıf Çatışması: "Kasabalı" işçi çocukları ile "ayrıcalıklı" üniversite öğrencileri arasındaki sosyo-ekonomik uçurum.
Büyüme Sancıları: Gelecek kaygısı ve lise sonrası hayatın belirsizliğiyle başa çıkma.
İdealizm vs. Gerçeklik: Kahramanlarına hayranlık duyan bir gencin, o kahramanların kusurlarıyla yüzleşmesi.
Baba-Oğul İlişkisi: Kuşaklar arası anlayış farklılıkları ve zamanla gelişen karşılıklı saygı.
Eğer bu filmin amatör bir ruhla verilen büyük mücadelesini sevdiyseniz, bir diğer klasik spor draması olan Rocky filmini mutlaka izlemelisiniz. Gençlerin dostluğunu ve yol ayrımı hikâyelerini sevenler için American Graffiti ve sınıf farklarını bir rekabet üzerinden anlatan gençlik dramı türündeki The Outsiders harika birer alternatif olacaktır.
Film, 1980 yılında En İyi Özgün Senaryo dalında Oscar ödülünü kazanmıştır.
Hikâye, senarist Steve Tesich’in Indiana Üniversitesi’ndeki öğrencilik yıllarında katıldığı gerçek Little 500 yarışlarından esinlenilmiştir.
Dave karakterinin İtalyanca takıntısı, film boyunca Rossini’nin İtalyan operalarından ezgilerle desteklenmiştir.
Film o kadar sevildi ki, 1980 yılında kısa ömürlü bir televizyon dizisi uyarlaması da yapıldı.
Evet, Little 500 Indiana Üniversitesi’nde 1951 yılından beri düzenlenen ve her yıl binlerce izleyiciyi çeken, ABD’nin en ünlü kampüs içi bisiklet yarışıdır.
Oyuncuların çoğu bisiklet sahnelerinde kendileri yer almıştır, ancak profesyonel yarış sahnelerinde ve yüksek süratli çekimlerde gerçek bisikletçilerden destek alınmıştır.
Filmde yerel gençlere takılan bu isim, bölgedeki kireçtaşı ocaklarında çalışan işçilere (taş kesicilere) atıfta bulunmaktadır; başlangıçta bir aşağılama olarak kullanılsa da gençler bu adı gururla sahiplenir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...