Oscar
Akademi Ödülleri (Oscar)

Dram, Komedi

Madame Rosa

Nadine

M. Hamil

Kadir Youssef

Le docteur Ramon

-

Momo

Louis Charmette - un retraité SNCF

Maryse
-
1977 yapımı bu klasik eser, Holokost’tan sağ kurtulan eski bir seks işçisi olan Madame Rosa’nın, Paris’in çok kültürlü ve yoksul mahallelerinden biri olan Belleville’deki yaşamına odaklanır. Rosa, geçimini sağlamak için kendisi gibi zor durumdaki kadınların çocuklarına bakmaktadır. Ancak onun için bu bir işten öte, hayata tutunma çabasıdır.
Filmin kalbinde, Rosa ile bakımını üstlendiği Cezayirli küçük çocuk Momo arasındaki derin bağ yer alır. Momo, kimsesizliğin getirdiği hırçınlıkla dünyayı tanımaya çalışırken, Madame Rosa geçmişin hayaletleriyle ve yaşlılığın getirdiği fiziksel çöküşle mücadele eder. Film, bu iki dışlanmış karakterin birbirlerine olan sarsılmaz sadakatini, Paris’in ışıltılı olmayan yüzünde tüm çıplaklığıyla işler.
Filmin tartışmasız en büyük gücü, efsanevi oyuncu Simone Signoret’in sergilediği devleşen performanstır. Madame Rosa rolünde, hem geçmişin acılarını hem de şefkati aynı anda yansıtan Signoret, karakterin trajedisini izleyicinin iliklerine kadar hissettirir. Performansı, sadece bir oyunculuk gösterisi değil, adeta bir yaşam dersi niteliğindedir.
Momo karakterine hayat veren genç oyuncu Samy Ben-Youb ise çocuksu merak ile sokakların getirdiği erken olgunluğu başarıyla harmanlar. İkilinin arasındaki kimya, filmin duygusal yükünü sırtlayan temel unsurdur. Yardımcı rollerde yer alan figürler ise 1970’lerin Paris banliyösündeki kozmopolit yapıyı başarıyla tamamlar.
Moshé Mizrahi tarafından yönetilen film, Romain Gary’nin (Emile Ajar takma adıyla yazdığı) Goncourt ödüllü romanından sinemaya aktarılmıştır. Film, ağır bir dramı ajitasyona kaçmadan, son derece doğal ve insancıl bir dille anlatmayı başarır. Görüntü yönetimi, Belleville’in dar sokaklarını ve Rosa’nın dairesini birer karakter gibi kullanarak klostrofobik ama sıcak bir atmosfer yaratır. 1978 yılında "Yabancı Dilde En İyi Film" Oscar’ını kazanması, anlatımının evrenselliğinin bir kanıtıdır.
Derin karakter analizlerinden ve insan hikayeleri odaklı yapımlardan hoşlanan izleyiciler bu filmi mutlaka listesine almalıdır. Toplumsal sınıf farklılıkları, yaşlılık, yalnızlık ve dram filmleri kategorisine ilgi duyanlar için bu yapım bir referans noktasıdır. Saf sevginin ve sadakatin en zor şartlarda bile nasıl yeşerdiğini görmek isteyen her sinemasever için etkileyici bir deneyim sunar.
Bu filmi izlemek için en önemli sebep, Simone Signoret’in kariyerinin zirve noktalarından birine tanıklık etmektir. Ayrıca, günümüzde hala tartışılan göçmenlik, dinler arası barış ve dışlanmışlık gibi temaları on yıllar öncesinden bu denli naif ve güçlü bir şekilde işleyebilmesi, filmi zamansız kılmaktadır. Sinemanın sadece eğlence değil, aynı zamanda empati kurma sanatı olduğunu hatırlatan nadir yapımlardan biridir.
Koşulsuz Sevgi: Kan bağı olmaksızın kurulan anne-oğul ilişkisinin gücü.
Yalnızlık ve Yaşlılık: Toplumun kıyısına itilmiş insanların hayatta kalma mücadelesi.
Hoşgörü: Farklı etnik köken ve dinlerden gelen insanların ortak kaderde buluşması.
Geçmişin İzleri: Holokost travmasının bir insanın ruhunda bıraktığı silinmez etkiler.
Eğer bu yapımı sevdiyseniz, aynı hikayenin modern bir uyarlaması olan ve başrolünde Sophia Loren’in yer aldığı The Life Ahead (2020) filmini izleyebilirsiniz. Ayrıca yoksulluk ve çocukluk temalarını işleyen Cennetin Çocukları (Bacheha-Ye Aseman) veya toplumsal gerçekçi yönüyle Bisiklet Hırsızları (Ladri di biciclette) gibi klasik filmler sizin için uygun tercihler olabilir.
Film, 1978 yılında Fransa’ya "En İyi Yabancı Film" dalında Oscar ödülü kazandırmıştır.
Simone Signoret, bu filmdeki performansıyla Fransa'nın Oscar'ı sayılan César Ödülleri'nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü almıştır.
Romain Gary’nin romanı, yazara iki kez Goncourt Ödülü kazandıran (takma ad sayesinde) tek eser olma özelliğini taşır; film bu edebi dehanın ruhunu başarıyla yansıtır.
Film, Romain Gary'nin kurgusal bir romanından uyarlanmıştır ancak 1970'lerin Paris'indeki göçmen mahallelerinin ve toplumsal yapının gerçekçi bir yansımasıdır.
Film, hayatın kaçınılmaz döngüsü olan yaşlılık ve ayrılık temalarını işlediği için oldukça duygusal ve hüzünlü bir finale sahiptir.
Madame Rosa, hem toplumsal baskıyı hem de hayatta kalma azmini temsil eden, Holokost travmasıyla yaşayan çok katmanlı bir karakter olduğu için sinema tarihinde özel bir yere sahiptir.
Akademi Ödülleri (Oscar)
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...