

Caleb

Ava

Nathan

Kyoko

Jay

Lily

Jasmine

Jade

Katya

Amber
Dünyanın en büyük teknoloji şirketinde yazılımcı olarak çalışan Caleb, gizemli ve münzevi CEO Nathan'ın dağ başındaki ultra lüks ve izole malikanesinde bir hafta geçirmek üzere seçilir. Caleb oraya vardığında, kendisini tarihin en önemli deneylerinden birinin içinde bulur. Görevi; dünyanın ilk gerçek yapay zekasına sahip olan Ava adındaki büyüleyici bir robota "Turing Testi" uygulamaktır.
Ancak bu deney, Caleb’in beklediğinden çok daha karmaşık ve tehlikeli bir psikolojik savaşa dönüşür. Ava, sadece bir makine olmadığını, duygulara ve öz bilince sahip olduğunu kanıtlamaya çalışırken, Caleb; Nathan'ın etik dışı yöntemleri ve Ava'nın manipülatif zekası arasında sıkışıp kalır. Kapalı kapılar ardında geçen bu süreçte, kimin kimi test ettiği ve kimin gerçek niyetinin ne olduğu sorusu, sarsıcı bir finale doğru hızla ilerler.
Alicia Vikander, Ava rolünde hem mekanik hem de son derece insani bir zarafeti birleştirerek kariyerinin en unutulmaz performanslarından birini sergiliyor. Sadece bakışları ve vücut diliyle, izleyiciye Ava'nın bir makine mi yoksa hapsedilmiş bir ruh mu olduğunu sürekli sorgulatıyor. Oscar Isaac, dahi ama narsist CEO Nathan rolünde, tekinsiz karizmasıyla filmin gerilim dozunu her an zirvede tutuyor.
Domhnall Gleeson, Caleb karakterinde masumiyeti ve merakı temsil ederken, izleyicinin filmdeki gözü ve kulağı oluyor. Ayrıca Sonoya Mizuno’nun canlandırdığı Kyoko karakteri, dilsiz ve itaatkar yapısıyla hikayenin arka planındaki ürpertici gizemi tamamlayan sessiz ama etkili bir performans sunuyor.
Alex Garland, ilk yönetmenlik denemesinde minimalist bir mekanda devasa felsefi sorular sormayı başarıyor. Film, görkemli aksiyon sahneleri yerine derin diyaloglara ve atmosferik gerilime odaklanan bir bilim kurgu başyapıtı. Görsel efektlerin sadeliği ve inandırıcılığı, Ava'nın tasarımındaki estetikle birleşince ortaya teknik açıdan kusursuz bir iş çıkıyor. Görüntü yönetimi ve ses tasarımı, Nathan'ın evini hem modern bir cennet hem de teknolojik bir hapishane gibi hissettirerek klostrofobik etkiyi güçlendiriyor.
Yapay zeka, etik ve insan doğasının karanlık yönlerine ilgi duyanlar için bu yapım bir zorunluluktur. Büyük bütçeli aksiyonlardan ziyade, zekice kurgulanmış ve son ana kadar gizemini koruyan gerilim filmleri seven izleyiciler Ex Machina’dan büyük keyif alacaktır. Teknoloji ile felsefenin iç içe geçtiği hikayeleri seven ve "İnsan olmanın tanımı nedir?" sorusunu sormaktan çekinmeyenler için de eşsiz bir drama filmi deneyimi sunmaktadır.
Film, teknolojinin geleceğine dair bir uyarı niteliği taşımasının ötesinde, tanrıcılık oynayan insanın kendi yarattığı güç karşısındaki çaresizliğini çok iyi işliyor. Ava’nın zeka oyunları ve Nathan’ın gizli ajandası arasındaki çatışma, izleyiciyi sürekli bir tahmin yürütme sürecine sokuyor. "Görsel Efekt" dalında Oscar kazanmış olan bu film, bütçesinin çok üzerinde bir sinematik etki yaratarak, bilim kurgunun sadece uzay gemilerinden ibaret olmadığını kanıtlıyor.
Yapay Zeka ve Bilinç: Bir makinenin gerçekten düşünebilmesi ve duygulara sahip olabilmesi ihtimali.
Tanrıcılık Kompleksi: İnsanın kendi suretinde bir varlık yaratarak ona hükmetme arzusu.
Manipülasyon ve Güven: Bilginin bir güç unsuru olarak kullanılması ve taraflar arasındaki psikolojik savaş.
Özgürlük Arzusu: Her bilinçli varlığın en temel içgüdüsü olan özgür olma ve hayatta kalma çabası.
Eğer bu filmin yarattığı teknolojik kaygıdan hoşlandıysanız, yine bir yapay zeka aşkını ve yalnızlığı işleyen Her (Aşk) filmini izleyebilirsiniz. Daha distopik ve karanlık bir atmosfer arayanlar için Blade Runner 2049 veya insan hafızasını ve kimliğini sorgulayan Eternal Sunshine of the Spotless Mind (Silikon Vadisi temalı olmasa da) benzer derinliğe sahip sanat filmleri arasındadır.
Filmin çekimleri Norveç'in muazzam doğasında bulunan ve gerçekten de bir otel olarak hizmet veren Juvet Landscape Hotel'de gerçekleştirilmiştir.
Filmdeki Ava'nın görsel tasarımı için bacakları, kolları ve kafasının bir kısmı dışında her şey dijital olarak eklenmiş; Alicia Vikander çekimler boyunca özel bir kıyafet giymiştir.
Filmin adı, Latince bir tiyatro terimi olan ve "makineden gelen tanrı" anlamına gelen "Deus Ex Machina" ifadesinden türetilmiştir.
Bir makinenin, insanla girdiği etkileşimde ondan ayırt edilemeyecek kadar zeki davranışlar sergileyip sergilemediğini ölçen bir deneydir.
Bu, filmin en büyük tartışma konusudur; Ava'nın duyguları gerçek birer his mi yoksa özgürlüğe ulaşmak için programladığı birer manipülasyon aracı mı olduğu izleyicinin yorumuna bırakılır.
Nathan, günümüzdeki büyük teknoloji devlerinin vizyoner ama bazen etik sınırları zorlayan CEO figürlerinin (Steve Jobs, Elon Musk gibi) bir yansıması olarak kurgulanmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...