

Gloria

Oscar

Joel

Garth

Tim

Young Gloria

Young Oscar

Mother

Little Girl

Old Man
Gloria, hayatı kontrolden çıkmış, alkol bağımlılığı nedeniyle işini ve erkek arkadaşını kaybetmiş genç bir kadındır. New York’taki hayatı iflas edince, doğup büyüdüğü küçük kasabaya geri dönmek zorunda kalır. Tam da bu sırada, dünyanın öbür ucunda, Seul’de devasa bir canavarın ortaya çıkıp şehri yerle bir ettiği haberi gündeme bomba gibi düşer. Gloria, televizyonda izlediği bu canavarın yaptığı belirli hareketlerin, kendi çocukça alışkanlıklarıyla birebir örtüştüğünü fark ettiğinde dehşete düşer.
Gloria’nın kasabanın parkında attığı her adım, Seul’de devasa bir yıkıma dönüşmektedir. Başta bu durumu bir güç oyunu ya da tuhaf bir şaka gibi algılasa da, olayın ciddiyeti ve yarattığı can kaybı Gloria’yı büyük bir vicdan azabıyla yüzleşmeye zorlar. Üstelik bu kozmik bağ sadece onunla sınırlı değildir; çocukluk arkadaşı Oscar’ın da bu denklemde karanlık bir rolü vardır. Film, bir kadının içsel yıkımının küresel bir felaketle nasıl somutlaştığını anlatan, türler arası geçiş yapan sarsıcı bir hikâye sunar.
Filmin başrolünde Anne Hathaway, Gloria karakteriyle kariyerinin en riskli ama başarılı performanslarından birini sergiliyor. Hathaway, karakterinin dağınıklığını, çaresizliğini ve sonunda bulduğu o tuhaf gücü büyük bir samimiyetle yansıtıyor. Onu sadece "yardıma muhtaç bir kadın" olarak değil, kendi devleriyle savaşan bir figür olarak izliyoruz.
Jason Sudeikis ise Oscar rolünde, alışıldık komedi persona'sının dışına çıkarak izleyiciyi ters köşeye yatırıyor. Başta dost canlısı görünen ancak hikâye ilerledikçe manipülatif ve tehlikeli bir karaktere dönüşen Oscar portresiyle filmin gerilim dozunu sırtlıyor. Dan Stevens ve Tim Blake Nelson gibi isimler de kadronun editoryal gücünü tamamlayarak, bu absürt hikâyenin ayaklarının yere sağlam basmasını sağlıyorlar.
Nacho Vigalondo’nun yönetmenliğini üstlendiği Colossal, bilimkurgu ve dev canavar (Kaiju) türünü, bağımsız bir dram ve psikolojik gerilimle harmanlayan benzersiz bir denemedir. Film, dev bütçeli yıkım filmlerinin aksine, aksiyonu bir amaç değil, karakter gelişimi için bir araç olarak kullanır. Vigalondo’nun anlatım dili, izleyiciyi önce güldürüp sonra karakterlerin içindeki karanlıkla yüzleştirerek duygusal bir rollercoaster yaşatır.
Görsel efektler, devasa canavar sahnelerinde sırıtmıyor ancak filmin asıl gücü senaryosundaki metaforik derinlikte yatıyor. Alkolizm, toksik ilişkiler ve düşük özgüven gibi temalar, dev bir canavarın adımları kadar ağır ve yıkıcı işlenmiş. Temposu dengeli olan yapım, absürt bir fikrin nasıl derinlikli bir insan hikâyesine dönüşebileceğinin en taze örneklerinden biridir.
Bu yapım, geleneksel canavar filmlerinden sıkılan ve daha özgün, metaforik anlatımlar arayan sinemaseverler için idealdir. Anne Hathaway hayranları, onun dramatik yeteneğinin bu kadar farklı bir türde nasıl parladığını görmek için bu platform filmi içeriğini kaçırmamalıdır. Ayrıca, toksik maskülenlik ve kişisel gelişim temalarına ilgi duyanlar ile bağımsız sinemanın yaratıcı kalemlerini takip eden izleyiciler için doyurucu bir seyir vaat ediyor.
Colossal, "içimizdeki canavarlar" deyimini kelimenin tam anlamıyla beyaz perdeye taşıdığı için izlenmelidir. Bir insanın kendi hayatındaki hataların başkaları üzerindeki etkisini bu kadar devasa bir ölçekte anlatan başka bir film bulmak zordur. Sadece bir bilimkurgu değil, aynı zamanda etkileyici bir karakter çalışması olması onu benzerlerinden ayırır. Jason Sudeikis’in karakter dönüşümü ve filmin sunduğu o tatmin edici final, hafızalarda yer edecek türden.
Sorumluluk ve Vicdan: Kişisel eylemlerin, farkında olunmasa bile başkaları üzerinde yaratabileceği yıkım.
Toksik İlişkiler: Kontrolcü ve manipülatif bireylerin, karşı taraftaki zayıflıkları nasıl silah olarak kullandığı.
Bağımlılıkla Mücadele: Alkolizmin yarattığı bulanık zihin ve hayatı yeniden inşa etme çabası.
İçsel Güç: Kendi canavarlarını dizginleyebilen bir bireyin gerçek özgürlüğe kavuşması.
Eğer bu filmin fantastik ögelerle gerçek hayat problemlerini birleştiren tarzını sevdiyseniz, bir çocuğun yas sürecini dev bir canavar üzerinden anlatan A Monster Calls (Canavarın Çağrısı) veya yaratıcı bir canavar perspektifi sunan Cloverfield ilginizi çekebilir. Ayrıca, Nacho Vigalondo’nun bir diğer zekice kurgulanmış filmi olan Timecrimes (Suç Zamanı) da benzer bir yönetmenlik dehası barındırır.
Yönetmen Nacho Vigalondo, filmi "Godzilla'nın Being John Malkovich ile buluşması" olarak tanımlamıştır.
Film, prodüksiyon aşamasında Toho stüdyolarıyla (Godzilla'nın hak sahibi) benzerlikler nedeniyle bazı yasal zorluklar yaşamış, ancak tasarımlar özgünleştirilerek sorun aşılmıştır.
Anne Hathaway, senaryoyu okuduğunda hamile olduğunu ve bu durumun karakterin duygusal derinliğine farklı bir bakış açısı getirdiğini belirtmiştir.
Film, bu bağın kökenini karakterlerin çocukluk yıllarında yaşadığı travmatik ve fantastik bir olaya bağlayarak, geçmişin bugün üzerindeki etkisini vurgular.
Başlarda kara komedi öğeleri barındırsa da, film ilerledikçe ciddi bir psikolojik gerilim ve dram türüne evrilmektedir.
Colossal, ana karakterin hem fiziksel hem de ruhsal canavarlarıyla yüzleştiği, izleyiciyi şaşırtan ve güçlü bir mesaj veren bir finale sahiptir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...