
Dram, Romantik
On yıllık bir aradan sonra Amazon ormanlarından İngiltere’ye dönen doğa bilimci William Adamson, yanında sadece böcek koleksiyonları ve gözlemlerini getirmiştir. Parasız ve kimsesiz kalan William, aristokrat bir aile olan Alabasterların malikanesinde konaklamaya başlar. Ailenin genç ve güzel kızı Eugenia’ya aşık olan William, kısa sürede bu soylu dünyaya kabul edilir ve evlilikle bu kapalı toplumun bir parçası olur.
Ancak malikanedeki yaşam, William’ın ormanlarda incelediği böcek kolonilerinden çok da farklı değildir. Dışarıdan bakıldığında son derece düzenli, kibar ve "uygar" görünen bu ailenin derinliklerinde, doğanın en vahşi ve yasaklı içgüdüleri gizlidir. William, malikanenin kütüphanecisi Matty ile böcekler üzerine çalışmalarını sürdürürken, aristokrasinin ipek elbiseler ve sıkı korseler ardına sakladığı dehşet verici bir sırrı keşfeder. Film, insanın medeniyet maskesi altında sakladığı hayvani doğayı cesur bir dille sorgular.
Mark Rylance, William Adamson rolünde sergilediği sakin ve gözlemci performansıyla filmin entelektüel omurgasını oluşturuyor. Karakterinin saflığı ile bilimsel merakı arasındaki dengeyi izleyiciye başarıyla aktarıyor. Kristin Scott Thomas, zeki ve toplumun dışına itilmiş Matty Crompton karakteriyle, filmin duygusal derinliğini ve gizemini besleyen kilit bir performans sergiliyor.
Patsy Kensit, büyüleyici güzelliğinin ardında karmaşık sırlar saklayan Eugenia Alabaster rolünde, Viktorya dönemi kadın imajının hem kurbanı hem de manipülatörü olarak karşımıza çıkıyor. Douglas Henshall ise ailenin hırçın oğlu Edgar rolünde, aristokrasinin çürümüş ve kibirli yönünü temsil eden, izleyiciyi huzursuz eden bir performans sunuyor.
Philip Haas’ın yönettiği film, A.S. Byatt’ın "Morpho Eugenia" adlı novellasından ustalıkla uyarlanmıştır. Film, klasik bir dönem draması gibi başlasa da, kısa sürede psikolojik bir gerilime ve sosyolojik bir eleştiriye dönüşür. Kostüm tasarımı ve sanat yönetimi, karakterleri birer böcek gibi betimleyen renk ve desen seçimleriyle doludur. Görsel dilin bu denli sembolik kullanımı, filmi benzer dönem yapımlarından ayırarak ona gotik ve tekinsiz bir atmosfer kazandırır.
Viktorya dönemi estetiğini seven ancak bu estetiğin altındaki karanlık ve rahatsız edici gerçeklerle yüzleşmekten çekinmeyen izleyiciler için bu yapım eşsizdir. Eğer doğa bilimlerine, antropolojiye ve insan psikolojisinin sınırlarına ilgi duyuyorsanız, bu yabancı film size derinlikli bir seyir sunacaktır. Özellikle +18 sahneleri ve cesur temalarıyla, yetişkinlere yönelik, düşündürücü bir dram arayanlar için ideal bir tercihtir.
Film, insan toplumunu bir karınca kolonisiyle kıyaslayarak medeniyet kavramını tersyüz ediyor. Kostümlerin şaşaası ile davranışların çiğliği arasındaki uçurum, izleyicide kalıcı bir etki bırakıyor. Sinema tarihinde nadir görülen bir metaforik anlatıma sahip olması ve son yarım saatindeki sarsıcı finali, filmi mutlaka izlenmesi gereken kült yapımlar arasına sokuyor.
İnsan ve Doğa İlişkisi: İnsanın aslında doğadan kopamadığı ve içgüdülerinin esiri olduğu gerçeği.
Sınıf Çatışması: Aristokrasinin sahte ahlak anlayışı ile emekçi sınıfın dürüstlüğü.
Bastırılmış Arzular: Katı toplumsal kuralların altında filizlenen yasaklı ve yıkıcı tutkular.
Gözlem ve Gerçek: Bir bilim insanının dış dünyayı gözlemlerken kendi hayatındaki kör noktaları fark edişi.
Bu filmin gotik ve gizemli atmosferini sevdiyseniz, yine Viktorya döneminin karanlık yüzünü anlatan The Piano veya aristokratik sırların deşifre edildiği Dangerous Liaisons (Tehlikeli İlişkiler) filmlerine göz atabilirsiniz. Ayrıca, doğa ve insan davranışları arasındaki paralelliği sevenler için The Draughtsman's Contract güçlü bir film önerisi olabilir.
Filmin kostüm tasarımcısı Sandy Powell, karakterleri böcek türlerine benzetmek için kelebek kanadı desenlerini ve arı renklerini andıran kumaşlar kullanmıştır.
Film, 1997 yılında En İyi Kostüm Tasarımı dalında Oscar ödülüne aday gösterilmiştir.
Hikaye, Charles Darwin’in evrim teorisinin toplumda yarattığı şok dalgalarının hissedildiği bir zaman diliminde geçmektedir.
Film, aristokrat aileyi bir "kraliçe arı" ve onun etrafındaki koloninin işleyişine benzetir. William’ın ormanda gözlemlediği vahşi hayatta kalma döngüsü, malikanenin duvarları arasında daha sinsi bir şekilde devam etmektedir.
Dışarıdan bir aşk hikayesi gibi görünse de, aslında daha çok bir keşif ve dehşet hikayesidir. Romantizm, malikanedeki gerçeklerin üzerini örten ince bir tülden ibarettir.
Film, ensest temaları ve çıplaklık içeren bazı sahneleri nedeniyle yetişkin içerikli kategorisinde yer almaktadır. Bu temalar, hikayenin doğanın ahlak tanımaz yapısına yaptığı vurguyu desteklemek amacıyla kullanılmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...