
Dram, Korku, Bilim-Kurgu, Romantik

The Creature / Sharp Featured Man

Victor Frankenstein

Henry Clerval

Elizabeth

Cap. Robert Walton

Baron Frankenstein

Grandfather

Prof. Waldman

Prof. Krempe

Caroline Beaufort Frankenstein
Genç ve hırslı tıp öğrencisi Victor Frankenstein, annesinin ölümüyle sarsıldıktan sonra yaşamın sırrını çözmeye ve ölümü alt etmeye ant içer. Cenevre'deki evinden ayrılarak Ingolstadt'a giden Victor, burada yasaklı deneylere girişir ve ölü beden parçalarını bir araya getirerek bir "Yaratık" canlandırır.
Ancak Victor, yarattığı canlının çirkinliği karşısında dehşete düşerek onu terk eder. Reddedilen ve yalnızlığa mahkûm edilen Yaratık, içinde bulunduğu dünyadan sevgi beklerken sadece nefretle karşılaşır. Bu terk edilmişlik, Yaratık'ın içinde büyük bir intikam ateşini körükler. Victor’un tanrıcılık oynama tutkusu, sadece kendi hayatını değil, sevdiği herkesin sonunu getirecek trajik bir yıkımı başlatır. Film, sadece bir korku hikâyesi değil; sorumluluk, terk edilme ve insanın sınırlarını aşma çabası üzerine derin bir trajedidir.
Robert De Niro: "Yaratık" (The Creation) rolünde, ağır makyajın altında bile karakterin çektiği acıyı ve insani özlemi muazzam bir şekilde yansıtır.
Kenneth Branagh: Hem filmin yönetmenliğini üstlenmiş hem de Victor Frankenstein rolünde, karakterin tutkulu ve bir o kadar da kibirli doğasını başarıyla canlandırmıştır.
Helena Bonham Carter: Victor'un nişanlısı Elizabeth rolünde, Gotik atmosferin zarafetini ve trajedisini tamamlar.
Tom Hulce: Victor'un sadık dostu Henry Clerval rolüyle hikâyeye insani bir denge katar.
Kenneth Branagh, Francis Ford Coppola'nın 1992 yapımı Bram Stoker's Dracula filminin başarısından esinlenerek, Frankenstein efsanesini sinematografik bir şölene dönüştürmüştür. Film, 1930'ların meşhur yeşil suratlı cıvatalı canavar imajından uzaklaşarak, Mary Shelley'nin romanındaki "konuşan, düşünen ve acı çeken" trajik figüre odaklanır. Görsel efektler, set tasarımları ve dönemin ruhunu yansıtan atmosferiyle oldukça iddialı bir yapımdır.
Klasik edebiyat uyarlamalarını sevenler, Gotik korku sinemasına ilgi duyanlar ve "İnsan nedir? Yaratıcı, yarattığından ne kadar sorumludur?" gibi felsefi soruları merak edenler bu filmi mutlaka izlemelidir. Robert De Niro'nun alışılagelmişin dışındaki bu ikonik performansını görmek isteyenler için de bir kült film niteliğindedir.
Bu yapım, canavarı sadece korkunç bir yaratık olarak değil, bir "kurban" olarak ele almasıyla diğer uyarlamalardan ayrılır. İnsanoğlunun kibrinin sonuçlarını ve etik sınırları zorlamanın bedelini en sarsıcı şekilde anlatır. Ayrıca, makyaj tasarımı ve müzikleriyle (Patrick Doyle) tam bir dönem atmosferi yaşatır.
Tanrıcılık Oynamak: Bilimin ve hırsın doğal sınırları aşmasının getirdiği felaket.
Terk Edilme ve Sevgisizlik: Yaratık'ın kötülüğünün kaynağının, yaratıcısı tarafından reddedilmesi olması.
Ölüm ve Yas: Victor’un bilime yönelmesinin temelindeki anne acısı ve ölümsüzlük arzusu.
Doğa ve Bilim Çatışması: İnsan eliyle yaratılanın, doğal olana meydan okuması.
Eğer bu Gotik atmosferi sevdiyseniz, Bram Stoker's Dracula (1992), Interview with the Vampire (1994) veya daha modern bir Frankenstein yorumu olan Penny Dreadful dizisini mutlaka listenize eklemelisiniz.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...