
Romantik, Komedi

Ferit

Zehra

Ferit'in babası

Huriye

Murat

Aysel

Selin

Ali Kaya

Ferit'in annesi

Ömer
Bursalı zengin bir toprak ağasının üç oğlu; Ferit, Murat ve Ömer, İstanbul’da üniversite okumaktadır. Ancak babaları çocuklarının tıp, hukuk ve mühendislik fakültelerinde ter döktüğünü sanırken, onlar bambaşka hayatlar kurmuştur. En büyük kardeş Ferit tam bir çapkın, ortanca kardeş Murat kumarbaz, en küçükleri Ömer ise öğrenci olaylarının tam merkezinde bir eylemcidir. Babalarının ani bir baskınla İstanbul’a gelişi, bu yalanlar zincirini kopma noktasına getirir.
Hikâyenin merkezinde ise Ferit’in çapkınlık yaparken sert kayaya çarpması, yani Zehra ile tanışması yer alır. Zehra, Ferit’in diğer kadınlara benzemeyen vakur duruşuyla onu dize getirirken; Ferit’in eski sevgililerinin intikam planları işleri iyice karıştırır. Yeşilçam filmleri denince akla gelen ilk yapımlardan biri olan bu film, aile bağlarını, dostluğu ve aşkı samimi bir mizahla harmanlıyor. Film, 70’li yılların İstanbul atmosferini ve gençlik ruhunu en canlı şekilde yansıtan bir başyapıttır.
Filmin başrollerinde Türk sinemasının efsane ikilisi Tarık Akan ve Gülşen Bubikoğlu yer alıyor. Tarık Akan, "Yakışıklı Ferit" karakteriyle çapkın ama özünde iyi kalpli genç adamı karizmasıyla canlandırırken; Gülşen Bubikoğlu, Zehra rolünde güzelliği ve dik duruşuyla izleyiciyi büyülüyor. İkilinin arasındaki kimya, filmin romantik yanını zamansız kılan en büyük unsurdur.
Yardımcı kadro ise adeta bir yıldızlar geçididir. Adile Naşit ve Hulusi Kentmen, ailenin temel direkleri olarak hem güldürüyor hem de duygulandırıyor. Halit Akçatepe ve Hayati Hamzaoğlu gibi isimler ise hikâyeye dinamizm katıyor. Özellikle eski sevgililerin bir araya gelerek Ferit’ten intikam aldığı sahneler, oyuncu performanslarıyla Türk sinemasının en ikonik sekansları arasına girmiştir.
Yönetmen Orhan Aksoy, Sadık Şendil’in senaryosunu öyle bir akıcılıkla işlemiştir ki, film üzerinden elli yıl geçmesine rağmen her izlendiğinde aynı keyfi veriyor. Film, komedi ve dram dengesini ustalıkla kurarken, 1970'lerin Türkiye'sine dair sosyal gözlemler yapmayı da ihmal etmiyor. Klasik filmler kategorisinde yer alan bu yapım, Füsun Önal'ın seslendirdiği "Ah Nerede" şarkısıyla da hafızalara kazınmıştır. Teknik imkanların kısıtlı olduğu bir dönemde, samimiyetin ve hikâye anlatıcılığının bir filmi nasıl ölümsüzleştirebileceğinin en güzel kanıtıdır.
Eski İstanbul’un o güzel sokaklarını özleyenler, samimi bir aile hikâyesi arayanlar ve Yeşilçam’ın büyülü dünyasına yolculuk yapmak isteyen herkes bu filmi izlemelidir. Özellikle komedi filmleri içinde nostaljik ve sıcak bir atmosfer arayanlar için Ah Nerede, paha biçilemez bir hazinedir. Genç nesiller için ise anne ve babalarının dönemindeki gençlik kültürünü anlamak adına harika bir referans noktasıdır.
Bu film, sadece bir aşk hikâyesi değil; aynı zamanda dürüstlüğün, aile değerlerinin ve hatalardan ders çıkarmanın önemini anlatan bir eserdir. Tarık Akan ve Gülşen Bubikoğlu’nun en parlak dönemlerine tanıklık etmek, efsaneleşmiş repliklerle gülmek ve 70’lerin modasını, müziğini iliklerine kadar hissetmek için Ah Nerede mutlaka izlenmesi gereken bir popüler filmler örneğidir.
Aşk ve Sadakat: Bir çapkının gerçek aşkı bulduğunda geçirdiği büyük değişim.
Aile Bağları: Babaya duyulan saygı ile bireysel istekler arasındaki çatışma.
Dostluk ve Kardeşlik: Üç kardeşin her koşulda birbirine sahip çıkması.
Şehir Hayatı ve Yozlaşma: Taşradan gelen gençlerin büyükşehirdeki maceraları ve kimlik arayışları.
Eğer bu filmin yarattığı sıcaklık ve eğlence hoşunuza gittiyse, yine Arzu Film ekolünden çıkan Mavi Boncuk veya Hababam Sınıfı serisini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca benzer bir romantik-komedi dinamiği için Tarık Akan ve Gülşen Bubikoğlu'nun bir diğer sevilen filmi olan Alev Alev de nostaljik filmler listenizde yer alabilir.
Film, 1975 yılında vizyona girmiş ve o dönemin en çok gişe yapan yapımlarından biri olmuştur.
Filmin en meşhur sahnesi olan Ferit’in pencerelere tırmandığı ve Zehra'yı ikna etmeye çalıştığı sahneler gerçek bir İstanbul mahallesinde çekilmiştir.
Filmde yer alan "Ah Nerede Vah Nerede" şarkısı, o dönemde bir pop kültürü fenomenine dönüşmüştür.
Filmin büyük bir bölümü İstanbul’un Şişli, Nişantaşı ve Beşiktaş gibi merkezi semtlerinde çekilmiştir; dönemin şehir dokusunu harika bir şekilde yansıtır.
Filme adını veren ve sahnelerle bütünleşen o meşhur şarkıyı, dönemin ünlü pop sanatçısı Füsun Önal seslendirmektedir.
İnsan ilişkilerindeki samimiyet, kadrosundaki dev isimler ve her yaştan insanın kendinden bir parça bulabileceği evrensel hikâyesi sayesinde popülerliğini hiç kaybetmemiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...