
Komedi, Dram, Romantik

Mecnun

Leyla

Kerem

Aslı

Ferhat

Şirin

Karacağolan

Banu

Lamia

Zeynep
Yeşilçam’ın en keyifli ve dinamik aile komedilerinden biri olan yapım, aynı mahallede yaşayan ve birbirleriyle dost olan üç çiftin maceralarına odaklanıyor. Filmin temelinde, erkeklerin "evlidir, ne yapsa yeridir" mantığıyla kendilerine hak gördükleri özgürlükler ile kadınların bu duruma karşı başlattıkları zekice savaş yer alıyor. Kocalarının kendilerini aldattığından veya ihmal ettiğinden şüphelenen kadınlar, birleşerek onlara unutamayacakları bir ders vermeye karar verirler.
Hikaye, klasik bir aldatma öyküsünden ziyade, evlilik kurumunun içindeki güç dengelerini ve iletişimsizliği mizahi bir dille eleştirir. Erkeklerin kurduğu "çapkınlık" planları, kadınların kıvrak zekasıyla her seferinde ayaklarına dolanır. Renkli karakterleri, hiç bitmeyen temposu ve dönemin İstanbul sokaklarını yansıtan sıcaklığıyla film, izleyiciye hem kahkaha hem de evlilik hayatına dair küçük dersler sunar.
Filmin en büyük kozu, Yeşilçam’ın devler ligini bir araya getiren kadrosudur. Hülya Koçyiğit ve Kadir İnanır, alışık olduğumuz ağır dram rollerinin aksine, bu filmde son derece başarılı bir komedi performansı sergilerler. Aralarındaki didişme ve aşk, filmin lokomotif gücünü oluşturur.
Münir Özkul ve Adile Naşit çifti ise, her zamanki gibi filmin samimiyet ve aile sıcaklığı kaynağıdır. Onların sahneleri, izleyiciye eski mahalle kültürünün o naif dokusunu hissettirir. Kadroya dahil olan diğer isimler de tiplemeleriyle hikayeye renk katarak, bir "yıldızlar geçidi" etkisi yaratırlar. Oyuncuların birbirleriyle olan kusursuz uyumu, filmi zamansız bir klasik haline getirmiştir.
Şerif Gören’in yönetmen koltuğunda oturduğu film, yönetmenin toplumsal gerçekçi tarzının dışında, oldukça başarılı bir sitcom tadında ilerler. 1978 yılının özgürlükçü havasını ve değişen aile yapısını esprili bir dille yansıtır. Filmin senaryosu, kadını pasif bir rolden çıkarıp, evliliğin kontrolünü eline alan güçlü bir figür olarak konumlandırır. Aile komedisi türünün tüm gereklerini yerine getiren yapım, kurgusu ve neşeli müzikleriyle izleyiciyi yormadan eğlendirmeyi başarır.
Hafta sonu ailecek keyifli vakit geçirmek isteyen, nostalji tutkunu tüm sinemaseverler bu filmi izlemeli. Özellikle Kadir İnanır ve Hülya Koçyiğit’in o pırıltılı dönemlerini komedi kulvarında görmek isteyenler için kaçırılmayacak bir fırsattır. Eski mahalle hayatını, komşuluk ilişkilerini ve tatlı sert evlilik atışmalarını özleyen her yaştan izleyici bu filmde kendinden bir şeyler bulacaktır.
Bu film, evliliğin sadece bir imza değil, karşılıklı saygı ve zeka dolu bir denge oyunu olduğunu gösterdiği için izlenmelidir. Erkek egemen toplumun "erkek yapar, kadın susar" algısına, kadınların dayanışmasıyla verilen o muzip cevap, bugün bile geçerliliğini koruyan bir ironi barındırır. Adile Naşit ve Münir Özkul gibi efsanelerin o tatlı atışmalarını izlemek bile tek başına bir seyir sebebidir. Yeşilçam’ın en neşeli ve samimi yapımlarından biri olması, onu moral depolamak için mükemmel bir seçenek kılar.
Kadın Dayanışması: Erkeklerin hatalarına karşı kadınların ortak hareket ederek haklarını araması.
Evlilikte Sadakat ve Güven: İlişkilerdeki yalanların ve gizli kapaklı işlerin yarattığı komik karmaşalar.
Geleneksel ve Modern Çatışması: Şehirli çiftlerin yaşam tarzları ile evlilik değerleri arasındaki denge arayışı.
Eğer bu filmin yarattığı kalabalık kadrolu ve neşeli aile atmosferini sevdiyseniz, Gülen Gözler, Bizim Aile veya Aile Şerefi gibi Arzu Film ekolünden çıkan yapımları mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca benzer bir kadın-erkek çekişmesini konu alan Ah Nerede de bu türün en sevilen örneklerinden biridir.
Film, dönemin popüler "evlilik ve sadakat" tartışmalarına esprili bir bakış açısı getirmiş ve vizyona girdiğinde büyük ilgi görmüştür. Kadir İnanır’ın o sert "maço" imajını biraz olsun kırıp, komediye göz kırptığı nadir işlerden biridir. Ayrıca filmde kullanılan mekanlar, 70’li yılların sonundaki İstanbul’un mimari ve sosyal yapısına dair harika bir görsel arşiv sunar.
Evet, filmde birbirini seven ancak sürekli çekişen, kıskançlık krizleriyle dolu evli bir çifti canlandırıyorlar.
Filmin adı, toplumda erkeklerin yaptığı hataların "evlidir, erkektir, yapar" denilerek hoş görülmesine yapılan ironik bir göndermedir.
Çekimlerin büyük bir kısmı İstanbul’un Levent ve Beşiktaş gibi semtlerindeki lüks villalarda ve mahalle aralarında gerçekleştirilmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...