
Aksiyon, Dram

Klytaimnistra

Agamemnonas

Menelaos

Ifigeneia

Odysseas

Achilleas

Servant

Kalhas

Nurse

Messenger
Mihalis Kakogiannis’in "Yunan Üçlemesi"nin son halkası olan film, Euripides’in klasik eserinden sinemaya uyarlanmıştır. Truva Savaşı’nın hemen başında, Yunan ordusu gemileriyle yola çıkmak için Aulis limanında beklemektedir ancak rüzgar bir türlü esmez. Kahinler, ordunun komutanı Agamemnon’un Tanrıça Artemis’i gücendirdiğini ve rüzgarın ancak Agamemnon’un en büyük kızı İfigeneia’nın kurban edilmesiyle eseceğini söyler.
Film, bir babanın iktidar hırsı ile evlat sevgisi arasındaki parçalanışını, bir annenin çaresiz öfkesini ve gencecik bir kızın siyasi oyunlara kurban gidişini işler. Agamemnon, kızını limana çağırmak için ona Achilles ile evleneceği yalanını söyler. İfigeneia ve annesi Klytaimnestra büyük bir sevinçle kampa geldiklerinde, onları bekleyen görkemli bir düğün değil, kanlı bir sunaktır. Savaş çığlıklarının yükseldiği bir ortamda, bireyin kaderinin devlet çıkarları uğruna nasıl hiçe sayıldığı anlatılır.
Filmin merkezinde, İfigeneia rolüyle henüz çocuk yaşta olan Tatiana Papamoschou yer alır. Genç oyuncu, masumiyetten derin bir kabullenişe geçen karakterini o kadar saf ve doğal bir şekilde canlandırır ki, izleyici için yıkım çok daha etkileyici hale gelir. Papamoschou’nun performansı, sessiz çığlıkların en güçlü yankısıdır.
Klytaimnestra rolünde ise efsanevi oyuncu Irene Papas devleşir. Papas, evladını korumaya çalışan bir annenin acısını, öfkesini ve gururunu antik Yunan tiyatrosunun ağırlığıyla sinema perdesine taşır. Agamemnon rolündeki Kostas Kazakos ise karakterinin yaşadığı vicdan azabı ve otorite tutkusu arasındaki gelgitleri başarıyla yansıtır.
Mihalis Kakogiannis, stüdyo yapımı hissi veren tarihsel epiklerin aksine, doğanın gücünü ve rüzgarsızlığın yarattığı o boğucu atmosferi filme başarıyla yedirmiştir. Filmin temposu, yaklaşan trajedinin kaçınılmazlığını hissettirecek şekilde ağır ama gerilimlidir. Mikis Theodorakis’in imzasını taşıyan müzikler, antik dramın ağırlığını her sahnede hissettirirken, filmin 1977 yılında "En İyi Yabancı Film" dalında Oscar adaylığı kazanması başarısını taçlandırmıştır.
Antik Yunan mitolojisine ilgi duyanlar ve Euripides tragedyalarının sinematik gücünü görmek isteyenler için bu yapım bir zorunluluktur. Tarihi dram türünden hoşlanan ve insan psikolojisinin uç noktalarını merak eden izleyiciler, filmdeki etik çatışmalardan etkilenecektir. Ayrıca güçlü kadın karakterlerin merkezde olduğu sanat filmleri takipçileri için de Irene Papas’ın performansı ders niteliğindedir.
Ifigeneia, binlerce yıl önce yazılmış bir metnin bugün hala ne kadar güncel olduğunu kanıtlar. Savaşın anlamsızlığını, liderlerin koltuk sevdası uğruna neleri feda edebileceğini ve masumiyetin siyaset tarafından nasıl kirletildiğini görmek için izlenmelidir. Sadece bir mitolojik anlatı değil, aynı zamanda evrensel bir sistem eleştirisidir.
İktidar ve Kurban: Devletin bekası için bireyin feda edilmesi.
Kader ve Özgür İrade: Tanrıların (veya sistemin) çizdiği yoldan sapamama sancısı.
Anne Sevgisi ve İhanet: En güvenilen liman olan babanın en büyük tehdide dönüşmesi.
Savaşın Ahlakı: Zafer uğruna yapılan eylemlerin meşruiyetinin sorgulanması.
Mihalis Kakogiannis’in diğer iki önemli uyarlaması olan Electra (1962) ve The Trojan Women (1971), bu filmi sevenlerin mutlaka izlemesi gereken yapımlardır. Ayrıca benzer bir trajik derinlik ve görsel anlatım sunan Pier Paolo Pasolini imzalı Medea (1969) da listeye eklenebilecek güçlü klasik filmler arasındadır.
Film, 1977 Cannes Film Festivali'nde büyük yankı uyandırmış ve teknik başarı ödülüne layık görülmüştür.
İfigeneia karakterini canlandıran Tatiana Papamoschou, bu rolü aldığında profesyonel bir oyuncu değildi; yönetmen onun masumiyetinden etkilenerek binlerce aday arasından onu seçti.
Filmin çekimleri, Yunanistan'ın doğal manzaralarında, antik atmosferi bozmadan gerçekleştirilmiştir.
Mihalis Kakogiannis, Euripides’in metnine büyük ölçüde sadık kalmakla birlikte, hikayeyi daha insani ve politik bir zemine oturtarak karakterlerin iç dünyasını modernize etmiştir.
Mitolojinin farklı versiyonları olsa da, Kakogiannis’in yönettiği bu filmde odak noktası kurban edilme töreninin yarattığı duygusal ve toplumsal yıkımdır; son sahneler bu kaçınılmaz sonu simgeler.
Modern Yunanca çekilen film, antik dramın tınısını korurken modern sinema izleyicisiyle güçlü bir bağ kurmayı amaçlar.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...