
Macera, Dram, Aksiyon, Tarih

Hamza

Hind

Abu Sufyan

Bilal

Khalid

Ammar
Suheil

Zaid

Abu-Talib

Abu-Jahal / Kisra - Persian Emperor
1976 yapımı bu başyapıt, 7. yüzyılda Mekke’de başlayan İslamiyet’in yayılış sürecini konu alır. Şehrin ileri gelenlerinin baskısı altında gizlice ibadet eden ilk müslümanların yaşadığı zorluklar, maruz kaldıkları işkenceler ve inançlarından vazgeçmemeleri filmin ana eksenini oluşturur. Hikâye, İslam’ın evrensel eşitlik ve adalet mesajının, dönemin katı sınıf ayrımına ve putperestliğine karşı duruşunu etkileyici bir atmosferle yansıtır.
Film, Hz. Muhammed’in yüzünü göstermeden ve sesini duyurmadan, olayları onun çevresindeki sahabe grubunun gözünden anlatmayı başarır. Mekke’den Medine’ye yapılan kutlu hicret, Bedir ve Uhud savaşları gibi İslam tarihinin kırılma noktaları, devasa bir prodüksiyonla beyaz perdeye taşınır. Mekke’nin fethiyle sonuçlanan bu zorlu yolculuk, sadece bir dinin yayılışını değil, aynı zamanda bir toplumun kökten değişimini de gözler önüne serer.
Filmin batı versiyonunda başrolü üstlenen Anthony Quinn, Hz. Hamza rolüyle kariyerinin en unutulmaz performanslarından birini sergiler. Quinn, "Allah’ın Aslanı" olarak bilinen Hamza’nın heybetini, cesaretini ve sadakatini her sahnede izleyiciye hissettirir. Türk izleyicisi için de oldukça önemli olan bu performans, karakterle özdeşleşmiştir.
İrene Papas, Ebu Süfyan’ın eşi Hind rolünde, İslamiyet’e karşı duyduğu öfkeyi ve ardından gelen dönüşümü büyük bir ustalıkla canlandırır. Filmde Ebu Süfyan karakterine hayat veren Michael Ansara ise güç ve inanç arasındaki çatışmayı başarıyla yansıtır. Kadrodaki her bir isim, bu tarihi destanın ciddiyetine uygun bir oyunculuk sergileyerek filmin inandırıcılığını artırır.
Mustafa Akkad’ın yönetmenliğini yaptığı film, batı ve doğu dünyası arasında bir köprü kurma amacıyla çekilmiştir. Akkad, İslamiyet’in temel felsefesini şiddetten arındırılmış, barışçıl ve adil bir çerçevede sunarak dünya sinemasında eşine az rastlanır bir başarı yakalamıştır. Maurice Jarre’ın Oscar adayı olan o büyüleyici müzikleri, filmin epik etkisini doruğa çıkarır. Görsel ihtişamı, binlerce figüranın kullanıldığı savaş sahneleri ve titizlikle hazırlanan dekorlarıyla Çağrı, üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen etkisinden hiçbir şey kaybetmemiştir.
İslam tarihine ilgi duyan, dini ve tarihi dram türündeki yapımlardan hoşlanan herkes bu filmi mutlaka izlemelidir. Sinema sanatının bir inanç sistemini nasıl bu kadar saygılı ve estetik bir dille anlatabileceğini merak edenler için de ders niteliğinde bir yapımdır. Ayrıca Anthony Quinn hayranları ve epik savaş filmleri seven izleyiciler için de görkemli bir seyir keyfi sunar.
Bu film, İslamiyet’in doğuşunu en tarafsız ve etkileyici şekilde anlatan yapımların başında gelir. Hz. Muhammed’in fiziksel varlığı olmadan, onun etkisini ve mesajını izleyiciye bu denli güçlü hissettirebilmesi sinema adına büyük bir başarıdır. Tarihsel gerçeklikten kopmadan, yüksek bir sanatsal estetikle çekilmiş olması, onu dini temalı filmler arasında rakipsiz bir konuma taşır.
İnanç ve Direniş: İşkence ve baskılara rağmen inançtan vazgeçmeme iradesi.
Eşitlik: Kölelik düzenine karşı tüm insanların Allah katında bir olduğu düşüncesi.
Adalet ve Merhamet: Savaş meydanlarında bile korunan etik değerler.
Toplumsal Dönüşüm: Putperestlikten tek tanrılı inanca geçişin sancıları.
Eğer bu tarihi derinliği sevdiyseniz, yine Mustafa Akkad imzalı ve Anthony Quinn'in başrolde olduğu Ömer Muhtar: Çöl Aslanı (Lion of the Desert) filmini kesinlikle listenize eklemelisiniz. Ayrıca dini ve biyografik unsurlar taşıyan The Ten Commandments (On Emir) gibi epik filmler ilginizi çekebilir.
Film, o dönemde İslam dünyasında tartışmalara yol açmaması için Ezher Üniversitesi’nin onayıyla çekilmiştir.
Çekimler sırasında oyuncular ve set ekibi için aynı anda hem İngilizce (Batı pazarı için) hem de Arapça (Doğu pazarı için) iki ayrı versiyon çekilmiştir.
Maurice Jarre, filmin müziklerini yaparken çölde tek başına zaman geçirerek bu atmosferi ruhuna katmaya çalışmıştır.
İslami hassasiyetler gereği peygamberlerin tasvir edilmesi uygun görülmediği için filmde Hz. Muhammed ve dört halife hiç gösterilmemiş, olaylar onların bakış açısından veya çevresindekiler üzerinden anlatılmıştır.
Filmin çekimleri için Fas ve Libya kullanılmıştır. Özellikle Kabe sahneleri için devasa setler inşa edilmiştir.
Maurice Jarre’ın bestelediği tema müziği, hem doğu hem de batı ezgilerini barındıran mistik yapısıyla dünya çapında bir fenomen haline gelmiş ve Oscar adaylığı kazanmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...