

Aurora Lane

Jim Preston

Arthur

Gus Mancuso

Captain Norris

Executive Officer

Communications Officer

Crew Member

Instructor (Hologram)

Best Friend
Uzay gemisi Avalon, 5.000 yolcusu ve 258 mürettebatıyla "Homestead II" adlı yeni bir koloni gezegenine doğru 120 yıl sürecek bir yolculuğa çıkar. Ancak yolculuğun 30. yılında, geminin kalkanındaki bir arıza nedeniyle mekanik mühendis Jim Preston'ın kış uykusu kapsülü beklenmedik bir şekilde açılır. Jim uyandığında, varış noktasına daha 90 yıl olduğunu ve gemide kendisinden başka kimsenin uyanmadığını fark eder.
Bir yıl boyunca gemide tek başına yaşayan, robot barmen Arthur ile dertleşen Jim, mutlak yalnızlığın getirdiği ağır bir depresyona girer. Bu sırada kapsülünde uyuyan güzel yazar Aurora Lane'i görür ve onu uyandırıp uyandırmamak arasında vicdani bir savaş verir. Aurora'nın uyanmasıyla başlayan bu süreç, derin bir aşka dönüşse de gemideki teknik arızaların büyümesi ve Jim'in sakladığı karanlık sır, hem ilişkilerini hem de gemideki binlerce canın hayatını tehlikeye atacaktır.
Chris Pratt, Jim Preston rolünde başlangıçta neşeli bir maceracıdan, çaresizlikten etik sınırları zorlayan bir adama dönüşümü başarıyla yansıtıyor. Oyuncunun mizah yeteneği ile dramatik derinliği filmde dengeli bir şekilde ilerliyor. Jennifer Lawrence ise Aurora Lane karakterinde, hayallerinden koparılmanın verdiği öfkeyi ve hayatta kalma arzusunu tutkulu bir performansla beyaz perdeye taşıyor.
Filmin dikkat çeken bir diğer ismi ise Michael Sheen. İnsansı robot barmen Arthur rolünde, hem sempatik hem de ürpertici derecede mekanik olmayı başararak Jim'in yalnızlığına eşlik ediyor. Kısa ama etkili rolüyle Laurence Fishburne ise hikâyenin gidişatını değiştiren bir katalizör görevi üstleniyor.
Morten Tyldum tarafından yönetilen film, bilim kurgu türünü romantizm ve ahlaki bir ikilemle harmanlıyor. Görsel efektler ve sanat yönetimi, Avalon gemisini lüks bir transatlantik gibi kurgulayarak izleyiciye büyüleyici bir atmosfer sunuyor. Ancak filmin asıl odak noktası aksiyondan ziyade; "Yalnızlık insanı ne kadar ileri götürebilir?" sorusu etrafında şekillenen psikolojik altyapıdır. Tempo, gemideki arızaların artmasıyla birlikte gerilimli bir hayatta kalma mücadelesine evriliyor.
Uzay boşluğunun sessizliğini ve ihtişamını seven bilim kurgu meraklıları için bu yapım görsel bir şölen vaat ediyor. Aynı zamanda insan psikolojisi ve etik seçimler üzerine düşünmeyi sevenler, bu bilim kurgu filmi içinde kendilerine göre derinlikler bulacaktır. Romantik bir hikâyeyi sıra dışı bir mekânda izlemek isteyenler için de keyifli bir platform filmi seçeneği olarak öne çıkıyor.
Film, izleyiciyi çok zor bir ahlaki sorunun merkezine yerleştiriyor: "Eğer bir ömür yalnız kalacak olsaydınız, sevdiğiniz birini bu kadere ortak eder miydiniz?" Bu soru, filmi basit bir uzay macerasından çıkarıp bir karakter analizine dönüştürüyor. Yer çekimsiz ortamda geçen havuz sahnesi gibi ikonik görsel anlar ve modern bir "Robinson Crusoe" hikâyesi sunması, Passengers'ı türdeşlerinden ayırıyor.
Yalnızlık ve İzolasyon: Mutlak yalnızlığın insan zihni üzerindeki yıkıcı etkisi.
Etik ve Vicdan: Bir insanın mutluluğunun, bir başkasının hayatını çalmaya yetip yetmeyeceği.
Kader ve Rastlantı: Hayatın planlanamaz oluşu ve beklenmedik krizlerin insanları bir araya getirmesi.
Teknolojiye Güven: Kusursuz sanılan makinelerin insan hayatı üzerindeki belirleyici rolü.
Uzayda yalnızlık ve hayatta kalma teması ilginizi çekiyorsa, başrolünde Matt Damon'ın yer aldığı The Martian (Marslı) mutlaka listenizde olmalı. Daha felsefi ve psikolojik bir derinlik arıyorsanız, bir başka tek kişilik performans harikası olan Moon (Ay) filmi de benzer hisler uyandıracaktır. Ayrıca görsel ihtişamı ve uzay yolculuğu temasıyla Interstellar (Yıldızlararası), bu filmden sonra izlenebilecek en güçlü bilim kurgu yapımlarından biridir.
Filmin senaryosu yıllarca Hollywood'un "Kara Listesi"nde (çekilmeyi bekleyen en iyi senaryolar) yer almıştır.
Jennifer Lawrence, filmdeki bazı sahnelerin fiziksel zorluğu nedeniyle çekimler sırasında zorlandığını ve yer çekimsiz sahneler için yoğun kablo çalışmaları yapıldığını belirtmiştir.
Uzay gemisi Avalon'un tasarımı, bir pervaneyi andıran sarmal yapısıyla uzay sinemasındaki en özgün gemi tasarımlarından biri kabul edilir.
Jim, bir yıldan fazla süren mutlak yalnızlığın ardından akıl sağlığını koruyabilmek ve sevgiye duyduğu ihtiyaç nedeniyle, Aurora'nın dosyalarını okuyup ona aşık olmuş ve onu bencilce bir kararla uyandırmıştır.
Filmin geçtiği, lüks ve teknolojiyle donatılmış devasa uzay gemisinin adı Avalon'dur.
Spoiler içermeden söylenecek olursa; Jim ve Aurora, gemideki kritik bir arızayı gidermek için birlikte hareket ederler ve hayatlarının geri kalanını gemiyi yaşanabilir bir bahçeye dönüştürerek geçirirler.
Toplam 2 adet


Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...