
Orta yaşlı bir film yönetmeni olan Julie, yaşlı annesi Rosalind ile birlikte geçmişte annesinin çocukluğunun geçtiği, şimdi ise otele dönüştürülmüş eski bir malikaneye gider. Julie’nin amacı, annesiyle vakit geçirmek ve onun anılarından yola çıkarak yeni bir senaryo yazmaktır. Ancak otel, gıcırdayan kapıları, sisli bahçesi ve tekinsiz sessizliğiyle geçmişin gölgelerini her köşe başında hissettirmektedir.
Filmin en çarpıcı noktası, hem Julie’yi hem de annesi Rosalind’i sinemanın bukalemunu Tilda Swinton’ın canlandırmasıdır. İki farklı kuşaktan kadının aynı yüzle, aynı masada oturup geçmişi deştiği bu hikâye; anne-kız arasındaki kopmaz bağları, suçluluk duygusunu ve "birinin bittiği yerde diğerinin başlaması" gerçeğini melankolik bir dille anlatır. Film ilerledikçe, otelin koridorlarında yankılanan seslerin mi yoksa Julie’nin kendi zihnindeki anıların mı daha gerçek olduğu belirsizleşir.
Tilda Swinton Şovu: Swinton, iki karakteri o kadar büyük bir ustalıkla ve farklı enerjilerle canlandırıyor ki, bir süre sonra ekranda iki farklı insan olduğuna kendinizi inandırıyorsunuz.
Atmosferik Anlatım: Film, klasik korku ögelerini (sis, boş odalar, rüzgar sesleri) kullanıyor olsa da bunu bir korku filmi için değil, yasın ve yalnızlığın klostrofobisini yaratmak için kullanıyor.
Joanna Hogg’un Kişisel Dokunuşu: Yönetmen, önceki filmleri The Souvenir serisindeki karakterleri ve temaları bu filmle daha fantastik ve içsel bir boyuta taşıyor.
Minimalist ve Şık: Az diyalog, çokça bakış ve mekanın ruhuyla beslenen, sinema sanatının görsel gücüne dayanan bir anlatı.
Oyunculuk Sanatına İlgi Duyuyorsanız: Tilda Swinton’ın kendi kendisiyle oynadığı bu ders niteliğindeki performansı kaçırmamak için.
Yavaş ve Derin Filmleri Sevenler İçin: Hızlı aksiyon yerine karakter psikolojisine ve atmosferin gücüne odaklanan, "yavaş sinema" (slow cinema) tutkunları adına.
Anne-Evlat İlişkileri Üzerine Düşünenlere: Miras kalan anıların ve sevginin zaman ötesi doğasını keşfetmek için.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...