
Komedi, Dram

Jess

Milly

Kit

Jago

Jill

Miranda

Ace

Staff at Charity Gala

Company Executive

Ahmed
Milly ve Jess, ilkokul yıllarından beri birbirinden hiç ayrılmamış, her sırlarını ve her ilklerini paylaşmış iki en yakın arkadaştır. Milly; başarılı bir kariyere, yakışıklı bir eşe ve iki harika çocuğa sahip, hayatı her zaman "hızlı şeritte" yaşayan, gösterişli ve özgüvenli bir kadındır. Jess ise daha sakin bir hayat süren, bir teknede yaşayan ve uzun zamandır anne olmaya çalışan duyarlı bir karakterdir.
Hayatları, Milly’ye meme kanseri teşhisi konulmasıyla altüst olur. Tam bu sırada Jess de nihayet hamile olduğunu öğrenir. İki dostun hayatı zıt yönlere savrulurken, Milly’nin tedavi süreciyle birlikte gelen fiziksel ve psikolojik çöküşü, Jess’in ise bu zor dönemde hamilelik sevincini arkadaşıyla paylaşma konusundaki suçluluk duygusu aralarındaki bağı sarsmaya başlar. Film, kemoterapi seanslarından peruk alışverişlerine, kaçamak tatillerden vedalara kadar, dostluğun sadece iyi günde değil, en karanlık günde de nasıl bir sığınak olduğunu editoryal bir dürüstlükle anlatıyor.
Filmin kalbinde, sinemanın iki dev ismi Toni Collette ve Drew Barrymore yer alıyor. Toni Collette, Milly rolünde hastalığın pençesindeki bir kadının öfkesini, bencilliğini ve kırılganlığını o kadar cesurca yansıtıyor ki; performansıyla izleyiciyi hem kızdırıyor hem de kendine hayran bırakıyor. Drew Barrymore ise Jess rolünde, o alışık olduğumuz sıcaklığıyla arkadaşına dayanak olan "sadık dost" portresini büyük bir samimiyetle çiziyor.
Milly’nin rock yıldızı eşi Kit rolünde Dominic Cooper ve Jess’in sabırlı partneri Jago rolünde Paddy Considine, hikâyenin erkek tarafındaki duygusal yükü başarıyla sırtlıyorlar. Jacqueline Bisset ise Milly’nin gösterişli annesi rolünde filme renk katıyor. Oyuncuların arasındaki doğal kimya, bu dramatik hikâyeyi bir filmden çok gerçek bir hayat kesiti gibi hissettiriyor.
Catherine Hardwicke tarafından yönetilen film, "hastalık draması" türüne çok daha dinamik ve hayatın içinden bir bakış açısı getiriyor. Miss You Already, kanseri sadece ağlatmak için bir araç olarak kullanmıyor; aksine Milly’nin bu süreçte yaptığı hataları, bencillikleri ve çılgınlıkları da göstererek karakteri gerçek kılıyor. Sinematografik açıdan Londra’nın puslu havası ile Yorkshire kırsalının huzuru arasındaki geçişler, karakterlerin ruh halini başarıyla yansıtıyor. Film, mizah ve acıyı o kadar ustaca harmanlıyor ki, bir sahnede gülerken bir sonraki sahnede kendinizi gözyaşları içinde bulabiliyorsunuz.
Sarsılmaz kadın dostluklarını konu alan yapımları sevenler, gerçekçi aile dramalarından hoşlananlar ve Toni Collette’in oyunculuğuna hayran olanlar bu filmi kaçırmamalı. Eğer Beaches (Kumsalda) veya Steel Magnolias (Çelik Manolyalar) gibi klasikleri seviyorsanız, bu modern anlatım size çok tanıdık ve sıcak gelecektir. Yanınıza peçetelerinizi alıp, dostluğun gücüne dair bir dram filmi izlemek istiyorsanız doğru tercihtesiniz.
Film, dostluğun sadece birlikte eğlenmek olmadığını, bazen birinin en çirkin halini, en ağır öfkesini ve en zor vedasını üstlenmek olduğunu çok dürüst bir dille anlatıyor. Milly ve Jess'in arasındaki bağ, izleyiciye kendi dostluklarını sorgulatacak kadar güçlü. Ayrıca Toni Collette'in bir karakterin fiziksel ve ruhsal değişimini bu denli etkileyici sunması, oyunculuk dersi niteliğinde.
Koşulsuz Dostluk: Hayatın en zor anlarında bile birbirini bırakmamanın bedeli ve ödülü.
Hastalık ve Kimlik: Bir kadının kanserle mücadelesi sırasında kadınlık algısı ve annelik rolüyle imtihanı.
Yaşam ve Ölüm Dengesi: Bir tarafta yeni bir hayat (hamilelik) başlarken, diğer tarafta bir hayatın sönüşünün yarattığı tezat.
Bencillik ve Fedakârlık: Kriz anlarında insanın kendi ihtiyaçları ile sevdiklerinin ihtiyaçları arasında kalışı.
Bu tarz duygusal derinliği yüksek dostluk hikâyelerini sevdiyseniz, Me Before You (Senden Önce Ben) veya kanserle mücadeleyi daha genç bir perspektiften anlatan The Fault in Our Stars (Aynı Yıldızın Altında) ilginizi çekebilir. Ayrıca kadın dayanışması üzerine kurulu olan The Help (Duyguların Rengi) de iyi bir alternatif olabilir.
Toni Collette, Milly rolüne hazırlanırken sahnelerin gerçekçiliği için saçlarını gerçekten kazıtmıştır.
Film, Morwenna Banks'in BBC Radyo 4 için yazdığı "Goodbye" adlı radyo oyunundan uyarlanmıştır.
Çekimler sırasında Drew Barrymore ve Toni Collette gerçekten çok yakın arkadaş olmuşlardır; bu da filmdeki samimiyetin en büyük kaynağıdır.
Hastalık temalı olduğu için hüzünlü anlar çok olsa da, karakterlerin birbirine bağlılığı ve aralarındaki şakalar filmi karanlık bir yapımdan ziyade "hayat dolu" bir noktaya taşıyor.
Final, kaçınılmaz bir veda içerse de izleyiciye "iyi ki bu dostluğu yaşadılar" dedirten, huzurlu ve sevgi dolu bir editoryal kapanış sunuyor.
Collette, hastalığın getirdiği fiziksel değişimi ve ruhsal gelgitleri hiçbir estetik kaygı gütmeden, en çiğ haliyle canlandırdığı için eleştirmenlerden tam not almıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...