
Dram, Romantik

Randy

Cassidy

Stephanie

Lenny

Wayne

Nick Volpe

Scott Brumberg

The Ayatollah
Necro Butcher
Tommy Rotten
1980’li yılların parlayan yıldızı olan Randy "The Ram" Robinson, şöhretli günlerini çoktan geride bırakmış, şimdilerde ise hafta sonları yerel spor salonlarında dövüşerek ve bir şarküteri reyonunda çalışarak geçimini sağlayan bir adamdır. Vücudunun artık bu ağır tempoyu kaldıramadığını, aldığı her darbenin kalıcı hasarlar bıraktığını görmezden gelse de, geçirdiği ağır bir kalp krizi onu ringlerden uzak durmaya zorlar. Bu zorunlu emeklilik, Randy'yi hayatın acımasız gerçekleriyle ve derin yalnızlığıyla baş başa bırakır.
Randy, ringlerin yapay parıltısı dışında bir hayat kurmaya çalışırken, yıllardır ihmal ettiği kızı Stephanie ile arasını düzeltmeye ve kendisi gibi bir "dışlanmış" olan dansçı Cassidy ile duygusal bir bağ kurmaya odaklanır. Ancak bir güreşçi için gerçek dünya, kanlı ringlerden çok daha karmaşık ve acı vericidir. Film, bir adamın kimliğini tanımlayan yegane şeyi kaybetmemek adına kendi sonuna doğru yürüyüşünü hüzünlü ve gerçekçi bir atmosferde sunuyor.
Mickey Rourke, Randy "The Ram" Robinson rolüyle sinema tarihinin en etkileyici "geri dönüş" performanslarından birine imza atıyor. Kendi hayatındaki iniş çıkışları karaktere yediren Rourke, sadece fiziksel gücünü değil, bir adamın en savunmasız ve kırılgan hallerini de büyük bir içtenlikle yansıtır. Bu performansı ona bir Altın Küre kazandırırken, Akademi adaylığıyla da başarısını taçlandırmıştır.
Marisa Tomei, Cassidy rolünde Randy’nin hayatındaki tek dayanak noktasını canlandırırken cesur ve derinlikli bir oyunculuk sergiliyor. Evan Rachel Wood ise Randy’nin kırgın ve öfkeli kızı Stephanie olarak, babasının yarattığı boşluğu doldurmaya çalışan bir gencin hayal kırıklığını oldukça vurucu sahnelerle ekrana taşıyor.
Yönetmen Darren Aronofsky, genellikle kullandığı sürrealist ve karmaşık dili bir kenara bırakarak, bu filmde son derece yalın, "belgeselvari" bir anlatımı tercih etmiş. El kamerasının kullanımı ve loş ışıklar, Randy’nin yorgun dünyasına bizi daha da yaklaştırıyor. Film, profesyonel güreşin arka planındaki o gösterişsiz ve acı dolu dünyayı tüm çıplaklığıyla sergiliyor. The Wrestler, sadece bir spor filmi değil, yaşlanma, unutulma ve insanın kendini gerçekleştirmesine dair sarsıcı bir dramdır.
Hayatın kıyısında kalmış insanların öykülerine ilgi duyanlar ve karakter analizlerini seven izleyiciler bu filme bayılacaktır. Klasik bir başarı hikayesi yerine, gerçekçi bir yıkım ve kabulleniş süreci anlatan bir spor filmi arayanlar için The Wrestler tam bir başyapıttır. Ayrıca Mickey Rourke’un kariyer zirvesini merak edenler ve bir platform filmi üzerinden hüzünlü bir yolculuğa çıkmak isteyen sinemaseverler listelerine eklemelidir.
Bu film, sahte bir dünyada (güreş ringi) gerçek acılar çeken bir adamın hikayesini anlatarak izleyicinin kalbine dokunuyor. Alkış sesleri dindiğinde ve ışıklar kapandığında geriye kalan boşluğun ne kadar ağır olabileceğini gösteriyor. Mickey Rourke’un makyajsız, çiğ ve dürüst oyunculuğu, sinemanın ne kadar güçlü bir empati aracı olabileceğini bir kez daha kanıtlıyor.
Yalnızlık ve Yabancılaşma: Toplumun dışında kalan bir adamın, sıradan bir hayat kurmadaki başarısızlığı.
Bedensel Sınırlar: İnsan iradesinin, yaşlanan ve iflas eden bir bedene karşı verdiği amansız savaş.
Bağışlanma Arayışı: Geçmişte yapılan hataların ve ihmal edilen aile bağlarının yarattığı pişmanlık.
Kimlik Krizi: Bir insanın, kendisini var eden tutkusundan vazgeçmek zorunda kaldığında yaşadığı boşluk.
Eğer Randy’nin bu hüzünlü mücadelesini sevdiyseniz, yine bir sporcunun içsel dünyasına odaklanan Raging Bull (Kızgın Boğa) veya bir boksörün duygusal hikayesini anlatan Million Dollar Baby filmlerini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca yaşlılık ve yalnızlık temalı About Schmidt de benzer bir duygusal ton sunacaktır.
Mickey Rourke, rolüne hazırlanmak için aylarca profesyonel güreşçilerle antrenman yaptı ve vücudunu ciddi anlamda geliştirdi.
Filmin bütçesi oldukça sınırlıydı; bu yüzden birçok sahne gerçek mekanlarda ve halkın içinde çekildi.
Bruce Springsteen, Mickey Rourke’un ricası üzerine film için hiçbir ücret talep etmeden aynı isimli "The Wrestler" şarkısını besteledi.
Randy, yıllarca kullandığı steroidler ve ringde aldığı darbeler sonucunda kalbi iflas etme noktasına gelen bir adamdır; geçirdiği kalp krizi sonrası doktorlar ona güreşmeyi kesinlikle yasaklar.
Randy, hayatta sevdiği tek yer olan ringde, belki de sonunu getirecek olan meşhur "Ram Jam" hareketini yapmak üzere köşeye tırmanır; film burada biter ve izleyiciyi onun kaderiyle baş başa bırakır.
Evet, Rourke sahnelerin çoğunda dublör kullanmamış ve profesyonel güreşçilerle bizzat ringe çıkmıştır; bu süreçte birçok küçük sakatlık yaşamıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...