

Dominika Egorova

Nathaniel "Natan" Nash

Vanya Egorov

Matron

Vladimir Korchnoi

Alexei Zyuganov

Nina Egorova

Stephanie Boucher

Marty Gable

Maxim Volontov
Dominika Egorova, geçirdiği talihsiz bir kaza sonucu kariyeri biten başarılı bir balerindir. Hasta annesine bakmak ve geleceğini kurtarmak için başka seçeneği kalmayınca, amcası aracılığıyla gizli bir istihbarat servisi olan "Serçe Okulu"na katılır. Burada genç kadınlara vücutlarını ve zihinlerini birer silah olarak kullanmaları; hedefi baştan çıkararak bilgi sızdırmaları öğretilmektedir.
Zorlu ve onur kırıcı bir eğitimden geçen Dominika, okulun en yetenekli "serçesi" haline gelir. İlk görevi, bir CIA ajanı olan Nate Nash ile temas kurmak ve içerideki köstebeği ortaya çıkarmaktır. Ancak Dominika, iki devlet arasındaki bu tehlikeli oyunda sadece bir piyon olmayı reddeder. Kendi planlarını devreye sokarak hem özgürlüğünü hem de annesinin güvenliğini kazanmaya çalışacağı, yalanlar ve ihanetlerle dolu bir satranç maçına girişir.
Filmin başrolünde, karakterin dönüşümünü muazzam bir soğukkanlılıkla yansıtan Jennifer Lawrence yer alıyor. Lawrence, hem fiziksel hem de duygusal açıdan oldukça zorlayıcı olan bu rolde, kariyerinin en sert performanslarından birini sergiliyor.
Ona eşlik eden kadro ise tam bir yıldızlar geçidi:
Joel Edgerton: Dominika'yı kendi tarafına çekmeye çalışan CIA ajanı Nate Nash rolünde.
Matthias Schoenaerts: Dominika’nın manipülatif ve tehlikeli amcası Vanya Egorov olarak.
Charlotte Rampling: Serçe Okulu’nun katı ve acımasız müdiresi rolünde.
Jeremy Irons: Rus ordusunda yüksek rütbeli ve gizemli bir general olarak.
Yönetmen Francis Lawrence (Açlık Oyunları serisinden tanınan), klasik casusluk filmlerinin aksine çok daha karanlık, sert ve psikolojik derinliği olan bir atmosfere imza atıyor. Jason Matthews'un eski bir CIA ajanı olarak kaleme aldığı romandan uyarlanan film, aksiyon sahnelerinden ziyade zihin oyunlarına ve gerilime odaklanıyor.
Film, şiddeti ve manipülasyonu göstermekten çekinmeyen dürüst anlatımıyla dikkat çekiyor. Soğuk savaş estetiğini modern bir dille birleştiren sinematografisi, Rusya’nın kasvetli havasını izleyiciye başarıyla hissettiriyor.
Eğer John Wick tarzı hızlı aksiyonlardan ziyade, Zodiac veya Tinker Tailor Soldier Spy gibi yavaş ilerleyen, detaylara dayalı ve zekice kurgulanmış casusluk filmlerini seviyorsanız bu yapım tam size göre. Güçlü bir kadın karakterin sistemle mücadelesini konu alan gerilim filmlerine ilgi duyuyorsanız, Kızıl Serçe sizi tatmin edecektir.
Bu filmi izlemek için en büyük sebep, Jennifer Lawrence’ın oyunculuğu ve karakterinin "kurban" rolünden "oyun kurucu" rolüne geçişindeki ustalıktır. Ayrıca, casusluk dünyasının o ışıltılı olmayan, aksine oldukça kirli ve fedakarlık gerektiren gerçekçi yüzünü görmek için de izlenmesi gereken bir yapımdır.
Hayatta Kalma İçgüdüsü: En zor şartlarda bile zekasını kullanarak ayakta kalma çabası.
Güven ve İhanet: Kimsenin göründüğü gibi olmadığı bir dünyada sadakatin bedeli.
Bedenin Bir Silah Olarak Kullanımı: Kişisel onurun sistem karşısındaki sınavı.
Özgürlük Arayışı: Devletlerin çıkarları arasında sıkışan bireyin kendi yolunu çizme isteği.
Bu tarzdaki kadın casus temalı yapımları seviyorsanız, Sarışın Bomba (Atomic Blonde) veya Luc Besson imzalı Anna filmlerine göz atabilirsiniz. Daha psikolojik bir casusluk draması arıyorsanız İyi Alman (The Good German) da uygun bir seçenek olabilir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...