

Robert Langdon

Sienna Brooks

Christoph Bouchard

Harry Sims

Elizabeth Sinskey

Bertrand Zobrist

Vayentha

Marta Alvarez

Dr. Marconi
Florence Hospital Taxi Driver
Ünlü simgebilim profesörü Robert Langdon, İtalya’nın Floransa şehrinde bir hastane odasında, son birkaç güne dair hiçbir anısı olmadan uyanır. Kendini bir anda bir suikast girişiminin ve karmaşık bir kovalamacanın ortasında bulur. Ona eşlik eden doktor Sienna Brooks ile birlikte, Dante’nin Cehennem tasvirine gizlenmiş şifreleri çözmeye başlar.
Kısa süre sonra, çılgın bir genetik bilimcinin, aşırı nüfus artışını durdurmak için hazırladığı ve dünya nüfusunun yarısını yok edecek "Inferno" adlı ölümcül bir virüsü serbest bırakmak üzere olduğunu öğrenirler. Floransa’nın dar sokaklarından Venedik’in kanallarına, oradan da İstanbul’un tarihi mekanlarına (Yerebatan Sarnıcı) uzanan bu soluk soluğa gerilim, insanlığın geleceğini kurtarmak için verilen bir entelektüel savaşa dönüşür.
Tom Hanks (Robert Langdon): Karakterin zekasını ve yaşadığı kafa karışıklığını serinin önceki filmlerine göre daha kırılgan bir yerden başarıyla canlandırıyor.
Felicity Jones (Sienna Brooks): Langdon’a eşlik eden, zeki ve gizemli doktor rolünde hikayenin en kilit isimlerinden biri.
Irrfan Khan (The Provost): Gizli bir organizasyonun başındaki soğukkanlı ve stratejik lider rolüyle filmin en etkileyici performanslarından birini sergiliyor.
Ben Foster (Bertrand Zobrist): İnsanlığı kurtarmak için yok etmeyi göze alan radikal bilim adamı rolünde tekinsiz bir enerji sunuyor.
Omar Sy (Christophe Bouchard): DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü) ajanı rolünde aksiyon dozunu artıran bir performans sergiliyor.
Yönetmen Ron Howard, serinin bu halkasında aksiyon ve hız dozunu iyice artırmış. Film, Langdon'ın yaşadığı halüsinasyonlar ve görsel sanrılarla klasik bir dedektiflik hikayesini psikolojik bir bilim kurgu havasıyla harmanlıyor. Sanat tarihini bir bulmaca gibi kullanan senaryo, izleyiciyi Floransa, Venedik ve İstanbul gibi kadim şehirlerin estetiğiyle büyülüyor. Özellikle filmin final sekansının İstanbul'da, Yerebatan Sarnıcı’nın mistik atmosferinde geçmesi, Türk izleyiciler için yapımı çok daha heyecan verici kılıyor.
Sanat tarihini, mimariyi ve edebiyatı birer macera unsuru olarak görenler için bu film kaçırılmaması gereken bir yapım. Dante Alighieri’nin eserlerine merakı olanlar, Avrupa ve İstanbul turu tadında bir görsel şölen arayanlar ve gizem dolu bulmacaları çözmeyi sevenler Cehennem'den büyük keyif alacaktır. Eğer Robert Langdon serisinin önceki filmlerini sevdiyseniz, bu dinamik finali de mutlaka izlemelisiniz.
Görsel ve Kültürel Şölen: Floransa'dan İstanbul'a uzanan muazzam bir coğrafi keşif sunuyor.
Etik Sorgulama: "Nüfus artışı dünyayı bitiriyor mu?" sorusunu sarsıcı ve tehlikeli bir perspektiften tartışıyor.
İstanbul Finali: Yerebatan Sarnıcı’nda geçen o meşhur final sahnesi, atmosferik açıdan sinema tarihinin en etkileyici sekanslarından biri.
Zeka Oyunları: Dante’nin dizeleri arasına gizlenmiş ipuçlarını takip etmek gerçek bir zihinsel egzersiz sunuyor.
Aşırı Nüfus ve Ekoloji: Dünyanın kaynaklarının tükenmesi ve buna dair radikal (ve yasa dışı) çözüm arayışları.
Hafıza ve Kimlik: Langdon’ın geçmişini hatırlamaya çalışırken hayatta kalma mücadelesi.
Sanat ve Şifreler: Dante’nin edebi mirasının modern bir biyolojik silahı bulmak için kullanılması.
Sorumluluk: Bilimin ve bilginin, insanlığın yararına mı yoksa zararına mı kullanılacağı ikilemi.
Filmin çekimleri için İstanbul'da Yerebatan Sarnıcı kapatıldı; ancak sarnıcın tarihi dokusuna zarar vermemek için su içindeki sahnelerin bir kısmı Budapeşte'de kurulan dev bir havuz setinde çekildi.
Filmde Langdon'ın gördüğü cehennem vizyonları, Dante'nin tasvirlerine sadık kalınarak tasarlandı.
Hans Zimmer, serinin diğer filmlerindeki müzikal dokuyu koruyarak daha modern ve elektronik tınılar ekledi.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...