
TV film, Belgesel
Ünlü belgeselci Harry Rasky’nin imzasını taşıyan bu yapım, 20. yüzyılın en önemli ressamlarından Marc Chagall’ın hayatına ve sanatına derinlemesine bir bakış sunuyor. Film, Chagall 90 yaşındayken onunla yapılan samimi röportajlar üzerine inşa edilmiştir. Sanatçının Rusya’daki çocukluk anılarından, Paris’teki bohem yıllarına, sürgün dönemlerinden modern sanatın zirvesine tırmanışına kadar tüm süreci, bizzat sanatçının kendi sesinden ve felsefesinden dinliyoruz.
Film sadece kronolojik bir anlatı değil, aynı zamanda Chagall’ın tablolarında sıkça gördüğümüz uçan aşıklar, keman çalan keçiler ve masalsı köy manzaralarının ardındaki duygusal dünyayı keşfetme çabasıdır. Aşk, inanç ve savaşın gölgesinde şekillenen bu sanat yolculuğu, izleyiciyi tuvallerin içindeki o lirik ve spiritüel boşlukta gezintiye çıkarıyor. Bir biyografi olmanın ötesinde, sanatın insan ruhunu nasıl özgürleştirdiğine dair bir görsel şiir niteliği taşıyor.
Bu bir belgesel olduğu için başrolde bizzat Marc Chagall yer alıyor. Sanatçının yaşlılık dönemindeki bilgeliği, neşesi ve sanata olan bitmek bilmeyen tutkusu kameraya tüm samimiyetiyle yansıyor. Chagall’ın hayatındaki en büyük esin kaynağı olan eşi Vava da filmde sanatçının yanında görünüyor.
Filmin İngilizce anlatımını ise efsanevi aktör James Mason üstleniyor. Mason’ın o tok ve otoriter sesi, Chagall’ın renkli dünyasıyla harika bir tezat oluşturarak yapıma entelektüel bir ağırlık katıyor. Ayrıca sanatçının şiirleri ve günlüklerinden bölümler seslendirilerek, izleyicinin Chagall’ın iç sesini duyması sağlanıyor.
Harry Rasky, Chagall’ın resimlerindeki o uçucu ve rüya benzeri atmosferi sinema diline ustalıkla aktarıyor. Film, 1978 yılında "En İyi Belgesel" dalında Oscar adaylığı alarak bu başarısını tescillemiştir. Bir sanat filmi olarak, tabloların detaylarına yapılan yakın çekimler ve Chagall’ın çalışma stilini gösteren sahneler, sanat tarihine ilgi duyanlar için paha biçilemez bir döküman sunuyor. Filmin temposu, Chagall’ın fırça darbeleri gibi yumuşak ve akıcıdır.
Resim sanatı, modernizm ve 20. yüzyıl Avrupa tarihiyle ilgilenen her sinemasever bu belgeseli mutlaka izlemeli. Sanatın iyileştirici gücüne inananlar ve bir dehanın hayata bakış açısını merak edenler için ilham verici bir deneyim olacaktır. Ayrıca bir aile filmi sakinliğinde, estetik bir görsel şölen arayanlar ve biyografik anlatıları sevenler için de oldukça doyurucu bir yapımdır.
Chagall, "Sanat bir sevgi eylemidir" der ve bu film bu sözün kanıtı niteliğindedir. Sanatçının eserlerindeki o meşhur mavi, kırmızı ve sarıların ne anlama geldiğini bizzat ondan öğrenmek, bir müze gezisinden çok daha derin bir deneyim sunar. 90 yaşındaki bir adamın gözlerindeki o çocuksu ışıltıyı görmek, hayata ve yaratıcılığa karşı bakış açınızı değiştirebilir.
Aşkın Yüceliği: Sanatın ve hayatın merkezine yerleştirilen saf sevgi teması.
Kültürel Bellek: Yahudi kimliği ve Rus folklorunun Chagall’ın modern sanatıyla harmanlanması.
Renklerin Dili: Renklerin birer boyadan öte, duyguları ifade eden semboller olarak kullanılması.
Sanatçı portrelerinden hoşlanıyorsanız, Henri-Georges Clouzot’nun çektiği The Mystery of Picasso veya Van Gogh’un hayatını bir biyografi gibi işleyen Loving Vincent ilginizi çekebilir. Ayrıca sanatın ruhsal yönünü ele alan belgeseller arasından Beyond the Visible: Hilma af Klint de benzer bir spiritüel derinlik sunacaktır.
Film, Marc Chagall’ın 90. yaş günü şerefine çekilmiş ve sanatçının yaşadığı Saint-Paul-de-Vence’daki evinde ve atölyesinde kaydedilmiştir. Chagall, başlangıçta bir belgesel çekilmesine sıcak bakmasa da, yönetmen Harry Rasky’nin samimiyeti ve önceki işlerini beğenmesi üzerine kapılarını açmıştır. Belgeselde, sanatçının Kudüs’teki ünlü vitray çalışmaları ve Paris Operası’nın tavan resimleri gibi en ikonik eserleri de detaylıca incelenmektedir.
Film, sanatçının 90. yaşındaki halinden geriye bakarak tüm ömrünü kapsayan bir anlatı sunmaktadır; yani çocukluğundan 1977 yılına kadarki süreci izliyoruz.
Chagall, filmde ana dilleri ve uzun yıllar yaşadığı yerlerin dilleri olan Fransızca, Rusça ve Yidiş dillerini harmanlayarak konuşuyor; ancak anlatım James Mason tarafından İngilizce olarak yapılıyor.
Hayır, filmde tabloların yanı sıra Chagall’ın vitray çalışmaları, seramikleri ve tiyatro sahne tasarımları gibi çok yönlü sanat üretimi de yer almaktadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...