

Self

Self

Self

Self

Self

Self

Self - Backstreet Boys

Self - Backstreet Boys

Self - Backstreet Boys

Self - Backstreet Boys
The Concert for New York City, 11 Eylül 2001 terör saldırılarından sadece haftalar sonra, Madison Square Garden’da gerçekleşen devasa bir yardım etkinliğini kayıt altına alıyor. Paul McCartney’nin öncülüğünde düzenlenen bu gece, sadece bir konser değil; itfaiyeciler, polisler ve hayatını kaybedenlerin aileleri için bir saygı duruşu niteliği taşıyor. Film, yıkıcı bir trajedinin ardından New York halkının ve tüm dünyanın nasıl tek bir yürek olduğunu, sahne performansları ve duygusal konuşmalar aracılığıyla beyaz perdeye yansıtıyor.
Altı saatten fazla süren bu tarihi maratonun belgesel niteliğindeki özeti, hem sahnede sergilenen efsanevi müzikal şovları hem de seyirciler arasındaki kahramanların portrelerini birleştiriyor. Belgesel, müziğin iyileştirici gücüne odaklanırken; yas tutan bir şehrin öfkesini, hüznünü ve yeniden ayağa kalkma iradesini izleyiciye iliklerine kadar hissettiriyor. Bu yapım, modern tarihin en karanlık anlarından birine verilen sanatsal ve insani bir yanıtın en güçlü kanıtıdır.
Bu devasa yapım, müzik ve sinema dünyasının adeta bir "Şöhretler Kaldırımı" geçidine sahne oluyor. David Bowie, The Who, Mick Jagger, Keith Richards ve Elton John gibi dev isimler sahnede unutulmaz performanslar sergiliyor. Sinema dünyasından ise Woody Allen, Richard Gere, Harrison Ford ve Adam Sandler gibi isimler, New York’un ruhunu temsil eden konuşmalar ve skeçlerle geceye destek veriyor. Özellikle New York'lu itfaiyecilerin sahnedeki vakur duruşları, belgeselin en gerçek ve en etkileyici performanslarından biri olarak hafızalara kazınıyor.
Yönetmen Louis J. Horvitz ve aralarında Woody Allen’ın da bulunduğu kısa film yönetmenleri, etkinliğin duygusal yoğunluğunu ekrana taşırken son derece hassas bir denge kuruyor. Film, gösterişli bir şovdan ziyade, bir topluluğun ortak yasını ve dayanışmasını ön plana çıkarıyor. Ses tasarımı ve kurgu, Madison Square Garden’daki o elektrikli ve duygusal atmosferi evimize kadar getiriyor. Müzikal dehası bir yana, belgeselin asıl başarısı izleyicide bıraktığı "birlikte güçlüyüz" duygusundadır.
Müzik tarihine ilgi duyanlar, rock efsanelerini aynı sahnede görmek isteyenler ve 11 Eylül sonrası toplumsal hafızayı merak edenler için bu yapım bir zorunluluktur. Eğer sanatın sosyal olaylara nasıl yön verebileceğini ve toplumsal iyileşme süreçlerini konu alan belgesel yapımlarından hoşlanıyorsanız, bu içerik sizi derinden etkileyecektir. Ayrıca 2000'li yılların başındaki New York ruhunu merak edenler de bu filmi mutlaka izlemeli.
Bu film, sadece bir konser kaydı değil, bir devrin kapanıp yeni bir devrin açıldığı o sancılı sürece tanıklık etme fırsatı sunduğu için izlenmeli. David Bowie’nin "Heroes" yorumu veya Paul McCartney’nin "Freedom" şarkısını ilk kez seslendirdiği o anlar, sinema ve müzik tarihinin en saf duygularıyla bezeli kareleri arasında yer alıyor.
Dayanışma: Ortak bir trajedi karşısında farklı kesimlerin bir araya gelmesi.
İyileşme: Sanatın ve müziğin ruhsal yaralar üzerindeki tedavi edici etkisi.
Kahramanlık: Saha görevlilerine ve ilk müdahale ekiplerine duyulan minnet.
Bu tarz devasa yardım konserlerini ve toplumsal olayları konu alan yapımları seviyorsanız, efsanevi Live Aid görüntülerini içeren belgesellere veya George Harrison anısına düzenlenen Concert for George yapımına göz atabilirsiniz. Her iki eser de müziğin birleştirici gücünü dram ve coşkuyla harmanlar.
Geceden elde edilen 35 milyon dolardan fazla gelir, doğrudan 11 Eylül mağdurları için kurulan vakıflara aktarılmıştır. Woody Allen ve Spike Lee gibi New York’lu ünlü yönetmenler, film için şehre olan aşklarını anlatan özel kısa bölümler çekmişlerdir. Ayrıca, o gece seyirciler arasında bulunan binlerce itfaiyeci ve polis memuruna biletler tamamen ücretsiz olarak dağıtılmıştır.
David Bowie’den "Heroes", The Who’dan "Baba O'Riley" ve Paul McCartney’den "Yesterday" gibi ikonik parçalar o geceye damga vuran eserler arasındaydı.
Woody Allen, belgesel için New York'un kültürel dokusunu ve direncini anlatan özel bir kısa film yönetmiş ve gecede sunuculuk yapmıştır.
Etkinlik, New York'un kalbi sayılan ve dünyanın en ünlü spor/eğlence arenalarından biri olan Madison Square Garden’da düzenlenmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...