
Macera, Dram

Rosa

Enrique

Arturo

Nacha

Monte
Lupe

Informer
Foreman
Josefita
Pedro
Film, Guatemala’nın küçük bir köyünde yaşayan iki genç kardeş, Enrique ve Rosa’nın hayatına odaklanır. Köyleri ordu tarafından basılan ve babaları öldürülen kardeşler, hayatta kalmak için tek çareyi kaçmakta bulurlar. Hedefleri "El Norte"dir (Kuzey); yani her şeyin bol olduğu, herkesin zengin yaşadığına inandıkları Amerika.
Hikâye üç ana bölüme ayrılır:
Guatemala: Kardeşlerin köklerinden kopuşu ve kaçış hazırlıkları.
Meksika: Meksika üzerinden ABD sınırına tehlikeli yolculukları (Meşhur kanalizasyon borusu sahnesi burada yer alır).
Kuzey (Los Angeles): "Cennet" olarak hayal ettikleri Amerika’daki hayatta kalma mücadeleleri, kaçak işçilik ve hayallerinin gerçeklerle çarpışması.
Zaide Silvia Gutiérrez (Rosa): Saf bir umutla yola çıkan ama yolculuğun ağır bedelini ruhunda taşıyan kız kardeşi muazzam bir duyarlılıkla canlandırır.
David Villalpando (Enrique): Ailesini koruma içgüdüsü ile yeni bir dünya kurma tutkusu arasında gidip gelen ağabey rolünde çok etkileyicidir.
Filmin yönetmeni Gregory Nava, oyuncuların doğal performanslarını epik bir görsellikle birleştirerek ortaya gerçekçi ama bir o kadar da masalsı bir eser çıkarmıştır.
El Norte, bir göç hikâyesini "Büyülü Gerçekçilik" akımıyla harmanlayan nadir yapımlardandır. Film, sadece göçmenlerin yaşadığı fiziksel zorlukları değil, aynı zamanda kültürel şoku ve ev hasretini de edebi bir dille anlatır. 1985 yılında En İyi Özgün Senaryo dalında Oscar’a aday gösterilerek bağımsız bir film için büyük bir başarı elde etmiştir. Ayrıca, ABD Ulusal Film Arşivi tarafından "kültürel, tarihi ve estetik açıdan önemli" kabul edilerek koruma altına alınmıştır.
Göçmenlik, mülteci hakları ve insan hakları gibi küresel meselelerle ilgilenenler.
Latin Amerika sinemasının ve kültürünün o kendine has dokusunu sevenler.
Sinemada sadece aksiyon değil, derin bir sosyal eleştiri ve duygu arayanlar.
Bağımsız sinemanın nasıl bir başyapıta dönüşebileceğini görmek isteyen her sinemasever.
Bu film, üzerinden on yıllar geçmesine rağmen bugün hala dünyanın dört bir yanındaki mülteci krizlerini anlamak için en dürüst kaynaktır. Enrique ve Rosa’nın kanalizasyon borularından geçerek sınırı aşmaya çalıştıkları o klostrofobik sahne, sinema tarihinin en güçlü hayatta kalma sembollerinden biridir. Film, "Amerikan Rüyası"nın arka planındaki karanlığı ve göze alınan büyük riskleri tüm çıplaklığıyla gösterdiği için izlenmelidir.
Umut ve Hayal Kırıklığı: Cennet gibi hayal edilen bir yerin, aslında yeni zorlukların başlangıcı olması.
Kültürel Kimlik: Göç edilen yerdeki yabancılaşma ve ana dili/gelenekleri koruma çabası.
Kardeşlik Bağı: En zor anlarda bile birbirine tutunmanın yarattığı güç.
Sınırlar ve Engeller: Hem fiziksel hem de sınıfsal sınırların insan hayatını nasıl kısıtladığı.
Film; İspanyolca, İngilizce ve Guatemala'nın yerel dili olan K’iche' dilini kullanarak dilsel bir gerçekçilik sağlar. Bu, karakterlerin yaşadığı izolasyonu izleyiciye geçiren önemli bir unsurdur.
Yönetmen Gregory Nava, belgesel vari bir gerçekçilik ile karakterlerin rüyalarını/sanrılarını yansıtan fantastik öğeleri ustaca birleştirmiştir.
Günümüzde sinema klasiklerini barındıran birçok prestijli dijital platformda "kült film" etiketiyle yer alan, mutlaka keşfedilmesi gereken bir yapımdır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...