

Moses

Ramses II

Nun

Sethos I

Joshua

Nefertari

Viceroy Hegep

Tuja

Bithia

Séfora
Ridley Scott'ın vizöründen çıkan film, antik Mısır’ın görkemli atmosferinde iki kardeş gibi büyüyen Musa ve Ramses’in çatışmasını odağına alıyor. Musa, Mısır ordusunun saygı duyulan bir generali ve strateji dehasıyken, gerçek kimliğini ve kökenlerini öğrenmesiyle hayatı tamamen değişir. Tanrı’dan aldığı vahiyle sarsılan Musa, bir zamanlar kardeşi kadar yakın olduğu Ramses’e karşı gelerek köleleştirilmiş İbrani halkını özgürlüğe kavuşturmak için zorlu bir yola çıkar.
Hikâye, sadece bir dini anlatı değil, aynı zamanda güç, aidiyet ve inanç sorgulamalarıyla dolu epik bir yolculuğu temsil eder. Mısır üzerine çöken on bela, görsel efektlerin sınırlarını zorlayan bir görsellikle işlenirken, Kızıldeniz’in yarılması sahnesi sinema tarihindeki en etkileyici sekanslardan biri olarak karşımıza çıkar. Modern bir aksiyon filmi temposuna sahip olan yapım, kadim bir efsaneyi dev bütçeli bir blockbuster estetiğiyle birleştiriyor.
Filmin başrolünde, Musa karakterine hayat veren Christian Bale yer alıyor. Bale, karakterin içsel çatışmalarını ve askeri dehadan ruhani bir lidere dönüşüm sürecini oldukça vakur ve fiziksel bir performansla sergiliyor. Ramses rolünde ise Joel Edgerton, kibri ve babasının gölgesinde kalma korkusuyla yoğrulmuş, hırslı bir hükümdar portresi çiziyor. İkilinin arasındaki kimya, filmin duygusal omurgasını oluşturuyor.
Kadronun geri kalanında ise sinemanın dev isimleri dikkat çekiyor. Ben Kingsley, bilge Nun karakteriyle hikâyeye ağırlık katarken, Sigourney Weaver Kraliçe Tuya rolünde kısa ama etkili bir performans sergiliyor. Aaron Paul ise Musa’nın sağ kolu Joshua (Yeşu) olarak hikâyedeki yerini alıyor. Oyuncu seçimi, hikâyenin epik doğasına uygun, teatral ama gerçekçi bir ton yakalamayı başarıyor.
Ridley Scott, türün klasik örneği olan On Emir’den farklı olarak, hikâyeyi daha dünyevi ve rasyonel bir yerden ele almayı tercih etmiş. Doğaüstü olaylar ve mucizeler, doğa olaylarının bir silsilesi gibi gösterilerek izleyiciye farklı bir perspektif sunuluyor. Filmin prodüksiyon tasarımı ve kostümleri, dönemin Mısır'ını tüm ihtişamıyla yansıtırken, CGI kullanımı özellikle felaket sahnelerinde zirve yapıyor. Temponun bazı bölümlerde düşmesine rağmen, görsel işçilik izleyiciyi ekrana bağlamayı başarıyor.
Tarihi epiklerden hoşlananlar ve aksiyon filmleri kategorisinde devasa savaş sahneleri arayanlar için bu film biçilmiş kaftan. Ridley Scott tarzı görkemli sinematografiye ilgi duyanlar ve mitolojik hikâyelerin modern yorumlarını merak eden sinemaseverler bu yapımı mutlaka listelerine eklemeli. Aynı zamanda dinler tarihi ve antik Mısır temalı hikâyelere ilgi duyanlar için de izlemesi keyifli bir seyirlik sunuyor.
Film, bilindik bir hikâyeyi daha önce hiç görülmemiş bir ölçekte anlatıyor. Özellikle on belanın Mısır halkı üzerindeki yıkıcı etkisini gösteren sahneler, teknik anlamda bir ders niteliğinde. Klasik dini anlatıların ötesine geçerek, Musa ve Ramses arasındaki insani ilişkiyi ve iktidar mücadelesini ön plana çıkarması, filmi sadece bir inanç öyküsü olmaktan çıkarıp evrensel bir dramaya dönüştürüyor.
İnanç ve Şüphe: Musa’nın rasyonel bir askerden inançlı bir lidere dönüşüm süreci.
Kardeşlik ve İhanet: Ramses ve Musa arasındaki sevginin yerini düşmanlığa bırakması.
Özgürlük Mücadelesi: Bir halkın esaretten kurtulma iradesi ve bu uğurda ödenen bedeller.
Güç ve Kibir: İktidarın insan ruhu üzerindeki yozlaştırıcı etkisi.
Eğer bu tarz büyük ölçekli yapımlardan hoşlanıyorsanız, yine Ridley Scott imzalı Gladyatör veya Haçlı Seferleri'ni konu alan Cennetin Krallığı (Kingdom of Heaven) filmlerine göz atabilirsiniz. Ayrıca Nuh Tufanı'nı farklı bir yorumla ele alan Darren Aronofsky imzalı Nuh: Büyük Tufan da benzer bir epik atmosfer sunmaktadır.
Filmin çekimleri İspanya'nın Almeria kenti ve Kanarya Adaları'nda gerçekleştirildi.
Christian Bale, role hazırlanırken Tevrat ve Kuran’ın yanı sıra Louis Ginzberg’in "Yahudi Efsaneleri" kitabını da okudu.
Ridley Scott, filmi çekimlerden kısa bir süre önce hayatını kaybeden kardeşi Tony Scott’a ithaf etti.
Ridley Scott, bu sahnelerde mümkün olduğunca gerçekçi efektler kullanmaya çalıştı. Kurbağa ve böcek istilası sahnelerinde binlerce canlı hayvan ve gelişmiş CGI teknolojisi harmanlanarak izleyiciye rahatsız edici bir gerçeklik sunuldu.
Yapım ana hatlarıyla Exodus hikâyesini takip etse de, Tanrı figürünün bir çocuk aracılığıyla temsil edilmesi ve mucizelerin doğal afetler gibi açıklanması gibi bazı yaratıcı farklılıklar ve yorumlar içeriyor.
Geleneksel "su duvarı" imajı yerine Scott, çekilme ve dev bir tsunami dalgası yaklaşımını tercih etti. Bu sahne için devasa su tankları ve aylar süren dijital modellemeler kullanıldı.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...