
Komedi, Dram, Romantik

Gao Wai-Tung

Mrs. Gao

Mr. Gao

Gu Wei-Wei

Simon
Mao Mei
Andrew

Wai-Tung's Secretary

Justice of the Peace

Steve
Xi yan (Düğün Ziyafeti), New York’ta yaşayan başarılı bir emlakçı olan Wai-Tung’un hikayesini merkezine alıyor. Wai-Tung, uzun süredir birlikte olduğu Amerikalı partneri Simon ile mutlu bir hayat sürmektedir; ancak Tayvan’da yaşayan geleneksel ailesi onun eşcinsel olduğundan habersizdir. Yaşlı ebeveynlerinin torun sahibi olma arzusu ve bitmek bilmeyen evlilik baskıları karşısında Simon, Wai-Tung’a bir çıkış yolu önerir: Yeşil kart almak isteyen muhtaç sanatçı Wei-Wei ile sahte bir evlilik yapmak.
Başta her şey kusursuz bir plan gibi görünür; ancak Wai-Tung’un anne ve babası, bu "mutlu haberi" kutlamak için sürpriz bir şekilde New York’a gelince işler sarpa sarar. Basit bir nikah töreni, yüzlerce davetlinin katıldığı, geleneksel ritüellerle dolu devasa bir "düğün ziyafetine" dönüşür. Yalanlar katmerlenirken, Wai-Tung hem partneri Simon’a hem de ailesine karşı olan sorumlulukları arasında sıkışıp kalır. Film, bir kutlamanın nasıl bir itiraf ve kabulleniş sürecine dönüştüğünü usta bir dille anlatıyor.
Filmin başarısının ardında, kültürel çatışmaları büyük bir hassasiyetle yansıtan oyuncu kadrosu yer alıyor. Winston Chao, Wai-Tung rolünde, iki dünya arasında kalmış bir adamın yaşadığı gerilimi ve vicdan azabını son derece samimi bir performansla sunuyor. Mitchell Lichtenstein ise Simon rolünde, anlayışlı ve modern partner figürüyle hikayeye denge getiriyor. May Chin, Wei-Wei karakteriyle, hayatta kalma mücadelesi veren bir kadının düğün hengamesindeki duygusal değişimini başarıyla yansıtıyor.
Filmin en etkileyici performansları ise ebeveynleri canlandıran Sihung Lung ve Ah-Leh Gua’dan geliyor. Emekli bir general olan babanın vakur sessizliği ve annenin geleneklere bağlı şefkati, filmi sıradan bir komedi olmaktan çıkarıp derinlikli bir biyografi tadında aile dramına dönüştürüyor. Her bir oyuncu, Ang Lee’nin minimalist yönetiminde, karakterlerinin en savunmasız anlarını izleyiciye hissettirmeyi başarıyor.
Usta yönetmen Ang Lee’nin uluslararası arenada tanınmasını sağlayan Xi yan, 1993 yılında Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülünü kazanmış ve 1994’te En İyi Yabancı Dilde Film Oscar’ına aday gösterilmiştir. Film, Doğu ve Batı kültürleri arasındaki uçurumu, "yemek" ve "tören" gibi evrensel temalar üzerinden inceliyor. Ang Lee, karakterlerini yargılamadan, her birinin haklı sebeplerini ve korkularını izleyiciye aktararak büyük bir yönetmenlik becerisi sergiliyor.
Senaryo, mizah ile hüznü o kadar dengeli harmanlıyor ki, bir sahnede kahkahalarla gülerken bir sonraki sahnede karakterlerin dramına ortak olabiliyorsunuz. Teknik açıdan sade bir sinematografiye sahip olan yapım, gücünü görsellikten ziyade diyaloglardan ve durum komedisinden alıyor. Xi yan, sadece bir LGBTQ+ hikayesi değil, aynı zamanda evrensel bir "aileye kabul" ve dürüstlük hikayesidir.
Kültürel farklılıkları işleyen yapımları sevenler, aile dinamikleri üzerine kurulu derinlikli dramlardan hoşlananlar ve Ang Lee sinemasına ilgi duyanlar bu filmi mutlaka izlemelidir. Hem hüzünlü hem de neşeli bir aile filmi arayan izleyiciler için Xi yan, hafızalardan silinmeyecek bir deneyim sunuyor. Eğer bir platform filmi üzerinden farklı hayatlara ve zorlu kararlara tanıklık etmek istiyorsanız, bu film listenizin başında yer almalı.
Xi yan, "yalan" üzerine kurulu bir mutluluğun ne kadar sürdürülebilir olduğunu sorgulattığı için izlenmelidir. Ailemize karşı olan borcumuz ile kendi kimliğimize olan sadakatimiz arasındaki o ince çizgiyi sarsıcı bir dille gösteriyor. Film, düğün ziyafeti sahnesiyle "beş bin yıllık cinsel baskının" bir gecede nasıl patlak verdiğini simgeleyen sinema tarihinin en zeki sahnelerinden birine sahiptir. Hem Tayvan hem de Amerikan kültürünü aynı samimiyetle ele alması, filmi zamansız bir klasik haline getiriyor.
Kültürel Kimlik: Doğu’nun geleneksel yapısı ile Batı’nın bireysel özgürlükçü anlayışının çatışması.
Aile ve Sadakat: Ebeveynleri mutlu etmek adına söylenen yalanların duygusal maliyeti.
Dürüstlük ve İtiraf: Toplumsal maskelerin ardındaki gerçek benliğin ortaya çıkış süreci.
Gelenekler: Düğün ve yemek gibi ritüellerin toplumsal baskı aracı olarak kullanılması.
Bu filmin yarattığı samimi atmosferi sevdiyseniz şu yapımlara da göz atabilirsiniz:
Eat Drink Man Woman: Ang Lee’nin yine aile, yemek ve kuşak çatışması temalarını işlediği bir başka başyapıtıdır.
The Farewell (Elveda): Kültürel bir yalan etrafında toplanan bir ailenin hikayesini anlatan modern bir biyografi tadında dramdır.
Chicks in White Satin: 90'lı yıllardaki düğün ritüellerine ve eşcinsel birlikteliklere odaklanan samimi bir belgeseldir.
Film, Ang Lee’nin "Baba Bilir" (Father Knows Best) üçlemesinin ikinci filmidir.
Düğün ziyafeti sahnesinde bizzat yönetmen Ang Lee’nin kendisi de bir konuk olarak kısa bir süre (cameo) görünmektedir.
Film, o dönemde Tayvan sinemasının dünya çapındaki en büyük gişe başarılarından biri olmuştur.
Ang Lee, bu filmin senaryosunu aslında yıllar önce yazmış ancak yapımcı bulmakta zorlandığı için çekimleri 1993’te gerçekleştirebilmiştir.
Film, karakterlerin New York ve Tayvan arasındaki bağlarına uygun olarak hem İngilizce hem de Mandarin Çincesi dillerinde çekilmiştir.
Xi yan, "dram-komedi" türünün en iyi örneklerinden biridir; durum komedisi unsurlarıyla başlasa da finaline doğru oldukça duygusal ve sarsıcı bir drama dönüşür.
Bu sahne, Tayvan kültüründeki aşırılıkları ve toplumsal baskının bir tören aracılığıyla nasıl dışa vurulduğunu gösteren sembolik bir zirve noktasıdır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...