

Blade

Whistler

Reinhardt

Nyssa

Scud

Damaskinos

Nomak

Chupa

Asad

Snowman
Blade 2, ilk filmdeki olayların ardından aksiyonun dozunu katlayarak devam ediyor. "Gündüz Yürüyen" olarak bilinen Blade, bu kez sadece vampirleri avlamakla kalmıyor; hem insanları hem de vampirleri besin kaynağı olarak gören, "Reapers" (Biçiciler) adı verilen evrimleşmiş bir mutant türüyle karşı karşıya geliyor. Bu yeni tür o kadar güçlü ve durdurulamazdır ki, vampir konseyi ezeli düşmanları Blade ile geçici bir ateşkes yapmak zorunda kalır.
Blade, kendisine suikast düzenlemek için eğitilen elit vampir timi "Bloodpack" ile istemeyerek de olsa iş birliği yapar. Ancak bu ortaklık, ihanetlerle ve güvensizlikle örülü bir mayın tarlası gibidir. Hikâye, Prag’ın yer altı sığınaklarından teknolojik laboratuvarlara uzanan karanlık bir atmosferde geçerken; Blade hem yeni düşmanını yok etmek hem de kendi içindeki canavarı dizginlemek zorundadır. Film, bir süper kahraman hikâyesini korku filmi elementleriyle harmanlayan bir aksiyon şölenidir.
Wesley Snipes, Blade karakteriyle adeta bütünleşerek dövüş sanatlarındaki ustalığını ve soğukkanlı karizmasını bir kez daha sergiliyor. Snipes’ın performansı, karakterin hem fiziksel gücünü hem de duygusal yalnızlığını dengeleyen bir seviyede. Ona eşlik eden Kris Kristofferson, sadık yardımcısı Whistler rolüyle ekibin tecrübeli ve insani yanını temsil ediyor.
Filmin en dikkat çeken performanslarından biri, "Bloodpack" lideri Nyssa rolündeki Leonor Varela ve acımasız Reinhard karakterine hayat veren Ron Perlman’dan geliyor. Perlman’ın Blade ile olan atışmaları ve ekran enerjisi filme müthiş bir gerilim katıyor. Filmin asıl sürprizi ise, Reapers türünün ilk örneği Nomak rolünde karşımıza çıkan Luke Goss; onun hem korkutucu hem de trajik performansı, kötü karakteri derinleştiriyor.
Vizyoner yönetmen Guillermo del Toro’nun ellerinde Blade 2, serinin ilk halkasını aşan görsel bir derinliğe kavuşuyor. Del Toro, kendi sinematografik imzası olan "estetik canavarlar" ve "mekanik detaylar" dünyasını bu filme kusursuzca entegre ediyor. Film, hızlı kurgusu ve ağır metal esintili müzikleriyle tam bir milenyum başı aksiyon klasiği olma özelliği taşıyor.
Dövüş koreografileri, dönemin ötesinde bir yaratıcılıkla hazırlanmış. Özellikle gece kulübü sahneleri ve yer altındaki çatışmalar, ışık ve gölge oyunlarıyla görsel bir şölene dönüşüyor. Yönetmen, şiddeti stilize ederken hikâyenin karanlık ve melankolik tonunu da hiçbir zaman kaybetmiyor.
Vampir mitolojisini seven ama klasik "kont" hikâyelerinden sıkılan, daha sert ve teknolojik bir anlatım arayan izleyiciler bu filme bayılacaktır. Eğer Guillermo del Toro filmleri koleksiyonunuz varsa, yönetmenin canavar tasarımlarındaki dehasını görmek için bu yapım kaçırılmamalıdır. Ayrıca dövüş sanatları ve fantastik dram türünün iç içe geçtiği yapımlardan hoşlananlar için Blade 2, türünün en iyi örneklerinden biridir.
Bu filmi izlemek için en büyük sebep, aksiyon sinemasının en ikonik anti-kahramanlarından birinin en iyi macerasına tanıklık etmektir. Blade 2, sadece silahların patladığı boş bir film değil; türlerin evrimi ve "canavar kimdir?" sorusu üzerine kurulu bir evren sunar. Guillermo del Toro’nun yarattığı "Biçici" anatomisi, sinema tarihindeki en etkileyici ve korkutucu yaratık tasarımları arasında yer alır.
Zorunlu İttifaklar: Ortak bir düşmana karşı ezeli rakiplerin bir araya gelmesi ve güven sorunu.
Biyolojik Evrim: Doğanın veya bilimin yarattığı yeni ve kontrolsüz türlerin yarattığı tehdit.
Kimlik Çatışması: Blade'in iki dünyaya da ait olmamasından doğan yalnızlık ve intikam duygusu.
Bu filmin yarattığı karanlık ve aksiyon dolu dünyayı sevdiyseniz, yine vampir ve kurt adam savaşlarını konu alan Underworld (Karanlıklar Ülkesi) serisi ilginizi çekebilir. Del Toro’nun bir diğer fantastik kahraman uyarlaması olan Hellboy veya çizgi roman estetiğini şiddetle birleştiren The Crow, benzer atmosferlere sahip başarılı alternatiflerdir.
Yönetmen Guillermo del Toro, filmdeki Reapers (Biçiciler) türünün çene yapısını bizzat tasarlamış ve bunun için doğadaki yırtıcılardan ilham almıştır.
Çekimlerin büyük bir kısmı Prag’da yapılmış, bu da filme o eski Avrupa’nın gotik ve tekinsiz havasını vermiştir.
Film, vizyona girdiği dönemde serinin ilk filminden çok daha fazla gişe hasılatı elde ederek büyük bir başarıya imza atmıştır.
Karakterlerin geçmişini bilmek adına ilk filmi izlemek avantajlıdır ancak Blade 2, kendi içinde bağımsız bir olay örgüsüne sahip olduğu için doğrudan da izlenebilir.
Filmde her iki teknik de kullanılmıştır; ancak Guillermo del Toro pratik makyaj ve yaratık efektlerine büyük önem verdiği için, Biçicilerin çoğu sahnesi gerçekçi protezlerle çekilmiştir.
Çünkü Reapers türü hem insanları hem vampirleri yok etmektedir; bu ortak tehdit, vampir konseyini ve Blade'i geçici olarak aynı safa itmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...