

Lt. Tuck Pendleton

Jack Putter

Lydia Maxwell

Victor Eugene Scrimshaw

Dr. Margaret Canker

Mr. Igoe

The Cowboy

Cab Driver

Wendy

Pete Blanchard
Teğmen Tuck Pendleton, gizli bir askeri deney için mikroskobik boyutlara küçültülerek bir tavşanın vücuduna enjekte edilmek üzere görevlendirilir. Ancak laboratuvara yapılan bir baskın sırasında deney ters gider ve Tuck, panik halindeki bir market çalışanı olan hipokondriyak Jack Putter’ın vücuduna yanlışlıkla enjekte edilir. Bir anda kendini bir insanın iç dünyasında bulan Tuck, Jack’in sinir sistemine bağlanarak onunla iletişim kurmaya başlar.
Jack, başlangıçta aklını kaçırdığını düşünse de, içindeki bu "yolcu" ile iş birliği yapmak zorunda kalır. Çünkü Tuck’ın oksijeni tükenmek üzeredir ve peşlerindeki teknoloji casusları, küçültme teknolojisinin sırrını ele geçirmek için Jack’i avlamaya çalışmaktadır. Film, Jack’in çekingen karakteriyle Tuck’ın gözü pek asker kişiliğinin birleşerek zamana karşı yarıştığı, vücut içinde ve dışında geçen soluk kesici bir takibe dönüşür.
Dennis Quaid, Tuck Pendleton rolünde sadece sesiyle ve sınırlı alanlardaki performansıyla bile karakterin otoriter ve maceracı ruhunu harika yansıtıyor. Ancak filmin asıl yükünü, Jack Putter karakterine hayat veren Martin Short oynamaktadır. Short’un fiziksel komedideki ustalığı, vücudunda bir başkasının olduğunu hissettiği anlardaki tepkileriyle izleyiciyi kahkahaya boğuyor.
Meg Ryan ise Tuck’ın cesur gazeteci sevgilisi Lydia Maxwell rolünde, hikâyenin romantik ve aksiyon dolu yönünü başarıyla tamamlıyor. Oyuncu kadrosundaki bu üçlü arasındaki kimya, filmin absürt atmosferini inandırıcı ve samimi bir seviyeye taşıyor. Ayrıca Kevin McCarthy, filmin kötü adamı rolünde 80’lerin klasik mizah soslu tehditkâr figürünü başarıyla sergiliyor.
Yönetmen Joe Dante, Steven Spielberg'ün yapımcılığında, 1966 yapımı "Fantastic Voyage" konseptini alıp onu modern bir komedi-aksiyon kalıbına sokuyor. Filmin temposu hiç düşmüyor; insan vücudunun içindeki görsel efektler o dönem için devrim niteliğindeyken, dışarıdaki slapstick komedi unsurları hikâyeyi dengeliyor. Film, teknik kusursuzluğu ve zekice yazılmış senaryosuyla sadece bir bilim kurgu filmi değil, aynı zamanda türler arası bir başarı örneği olarak kabul ediliyor.
80'li yılların nostaljik atmosferini özleyenler, fantastik maceralardan keyif alanlar ve ailece izlenebilecek kaliteli bir yapım arayanlar bu filmi mutlaka izlemeli. Eğer komedi unsurlarının aksiyonla harmanlandığı macera filmleri ilginizi çekiyorsa, İçimde Biri Var sizin için ideal bir tercih olacaktır. Ayrıca görsel efektlerin dijitalleşmeden önceki yaratıcı dönemini merak eden sinemaseverler de bu yapımı kaçırmamalı.
Film, insan vücudunu muazzam bir keşif alanı olarak sunarken, aynı zamanda karakter gelişimi üzerine de güçlü bir alt metne sahip. Özgüveni düşük olan Jack’in, Tuck sayesinde cesaret kazanması ve bir kahramana dönüşmesi hikâyeyi anlamlı kılıyor. Kazandığı Oscar ödülüyle tescillenmiş görsel efektleri, bugün bile eskimemiş bir seyir zevki sunuyor. Sinemanın saf eğlence amacına hizmet eden en samimi örneklerinden biri olması, onu defalarca izlenebilir kılıyor.
Cesaret ve Özgüven: İçsel bir rehberlik sayesinde korkuların üzerine gitme.
Teknoloji ve Ahlak: Bilimsel buluşların yanlış ellerde nasıl bir tehdide dönüşebileceği.
İş Birliği: Tamamen zıt iki karakterin hayatta kalmak için tek bir vücutta ortaklık kurması.
Keşif: İnsan biyolojisinin mikroskobik bir evren olarak tasvir edilmesi.
Bu filmin yarattığı fantastik küçülme temasını sevdiyseniz, bir diğer 80'ler klasiği olan Eyvah Çocuklar Küçüldü (Honey, I Shrunk the Kids) filmini de mutlaka izlemelisiniz. Daha ciddi bir bilim kurgu yaklaşımı için ise türün atası sayılan Esrarengiz Yolculuk (Fantastic Voyage) ilginç bir karşılaştırma sunacaktır.
Film, 1988 yılında "En İyi Görsel Efekt" dalında Akademi Ödülü (Oscar) kazanmıştır. Mikroskobik sahnelerin çekimi için o dönemde bilgisayar grafiklerinden ziyade devasa maketler ve pratik efektler kullanılmıştır. Dennis Quaid ve Meg Ryan, bu filmin setinde tanışmış ve daha sonra evlenmişlerdir; bu durum filmdeki romantik gerilimin gerçekçiliğini de açıklamaktadır.
Filmin orijinal adı "Innerspace"dir ve hem iç mekânı hem de insan vücudunun içindeki o gizemli evreni simgeler.
Evet, pratik efektlerin kullanıldığı sahneler, günümüzün pek çok dijital efektinden daha dokunsal ve inandırıcı bir derinlik sunmaktadır.
Hayır, film tek bir macera olarak kurgulanmıştır ancak yıllar boyunca pek çok benzer temalı yapıma ilham kaynağı olmuştur.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...