

Ahmet

Hakan

Yakup Hodja

Father

Mother

Behlül Hodja

Sevinç

Service driver

School bully
Enes Hodja
Yurt, 1990’lı yılların sonundaki Türkiye’nin gergin siyasi ikliminde, on dört yaşındaki lise hazırlık öğrencisi Ahmet’in yaşadıklarını merkezine alıyor. Babasının ideolojik dönüşümü sonrası, laik bir özel okuldan çıkıp gecelerini bir dini yurtta geçirmeye başlayan Ahmet, iki tamamen zıt dünya arasında sıkışıp kalır. Gündüzleri modern eğitim alan bir gençken, geceleri katı kuralların, ritüellerin ve baskıcı bir disiplinin hüküm sürdüğü yurt ortamında var olmaya çalışır.
Ahmet, bir yandan babasının beklentilerini karşılamaya çalışırken diğer yandan bu kapalı kutu gibi olan yurtta kendine bir alan açmaya çabalar. Yurtta tanıştığı sokakların kurdu Hakan ile kurduğu dostluk, ona hem bu sert düzen içinde bir koruma sağlar hem de ergenliğin getirdiği keşifleri, isyanları ve ilk kırılmaları beraberinde getirir. Dram filmleri içerisinde bir dönemin ruhunu en saf haliyle yansıtan yapım, Ahmet’in sessiz çığlığını ve kimliğini bulma çabasını sarsıcı bir dille işliyor.
Filmin başrolünde Ahmet karakterine hayat veren genç yetenek Doğa Karakaş, karakterin iç dünyasındaki karmaşayı ve maruz kaldığı sessiz şiddeti olağanüstü bir durulukla yansıtıyor. Karakaş’ın performansı, filmin duygusal ağırlığını taşıyan en temel unsur olarak öne çıkıyor. Hakan rolünde izlediğimiz Can Bartu Arslan ise, yurttaki sert düzene uyum sağlamış ama içindeki özgürlük tutkusunu kaybetmemiş genç karakteriyle hikayeye dinamizm ve derinlik katıyor.
Baba rolünde karşımıza çıkan tecrübeli oyuncu Tansu Biçer, inancı ve toplumsal statüsü arasında gidip gelen, oğluna karşı hem sevgisini hem de baskısını hissettiren bir baba figürünü büyük bir ustalıkla canlandırıyor. Ayrıca kadroda yer alan Ozan Çelik, yurt müdürü olarak otoriter yapının soğuk yüzünü başarıyla temsil ediyor. Bu güçlü kadro, 90’ların sonundaki toplumsal katmanları ve insan ilişkilerini oldukça gerçekçi bir zemine oturtuyor.
Yönetmen Nehir Tuna, ilk uzun metrajlı filminde siyah-beyaz sinematografi tercih ederek izleyiciyi o dönemin gri ve basık atmosferine hapsediyor. Filmin görsel dili, Ahmet’in hissettiği klostrofobiyi ve arada kalmışlık hissini güçlendiriyor. Yurt, sadece bir din-laiklik çatışması değil, aynı zamanda evrensel bir büyüme ve otoriteye karşı durma hikayesidir. Yönetmen, hikayeyi ajitasyondan uzak, her iki tarafın da insani zaaflarını ve güç dengelerini tarafsız bir gözlemle sunarak nitelikli bir sinema deneyimi yaratıyor.
Türkiye’nin yakın tarihine, toplumsal dönüşüm sancılarına ve gençlik hikayelerine ilgi duyanlar için bu yapım bir başyapıt niteliğindedir. Eğer karakter gelişiminin ön planda olduğu, güçlü görselliğe sahip sanat filmleri ilginizi çekiyorsa, Nehir Tuna’nın bu ödüllü filmini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca, baba-oğul çatışması ve aidiyet sorunlarını derinlemesine işleyen hikayelerden hoşlananlar için de oldukça etkileyici bir seçenek.
Filmi benzerlerinden ayıran en büyük özellik, doksanlı yılların o kendine has atmosferini nostaljik bir unsur olarak değil, karakterin üzerinde kurulan bir baskı unsuru olarak kullanmasıdır. Siyah-beyaz başlayan hikayenin belirli noktalarda renklenmesi gibi yaratıcı tercihler, Ahmet’in iç dünyasındaki özgürlük anlarını simgeler. Ayrıca, Türk sinemasında nadiren bu kadar cesur ve dengeli bir şekilde işlenen yurt hayatı ve buradaki hiyerarşik yapı, izleyiciye keşfedilmeyi bekleyen farklı bir bakış açısı sunuyor.
Aidiyet ve Kimlik: İki farklı ideoloji ve yaşam tarzı arasında kendine yer bulma çabası.
Baba-Oğul Çatışması: Ebeveynlerin kendi ideallerini çocukları üzerinden gerçekleştirme isteği.
Otorite ve Baskı: Kapalı kurumlardaki disiplin anlayışı ve bireyin bu düzen içindeki erimesi.
Dostluk: En sert koşullarda bile filizlenen masum ve kurtarıcı arkadaşlıklar.
Bu filmin yarattığı melankolik ve gerçekçi atmosferi sevdiyseniz, şu festival filmleri ve yerli dramalara da göz atabilirsiniz:
Okul Tıraşı: Yatılı okullardaki sert disiplini ve çocukların bu sistem içindeki mücadelesini anlatan güçlü bir yapım.
Kardeşler: Aile içindeki vicdan azabı ve geleneksel baskıları konu alan bir dram.
Uzak: Nuri Bilge Ceylan’ın aidiyet ve şehir hayatındaki yabancılaşmayı işlediği klasiklerden biri.
Film, dünya prömiyerini 80. Venedik Film Festivali'nin "Orizzonti" (Ufuklar) bölümünde gerçekleştirmiştir.
Yönetmen Nehir Tuna, senaryoyu yazarken kendi gençlik deneyimlerinden ve gözlemlerinden ilham almıştır.
Film, siyah-beyaz formatta çekilmiş olup, belirli sahnelerde dramatik etkiyi artırmak için renk kullanımı tercih edilmiştir.
Birçok uluslararası festivalden "En İyi Film" ve "En İyi Sinematografi" ödülleriyle dönerek 2024 yılının en başarılı yerli yapımları arasına girmiştir.
Tamamen biyografik olmasa da, yönetmen Nehir Tuna’nın kendi hayatından ve o dönem Türkiye’sindeki gözlemlerinden derin izler taşıyan otobiyografik öğeler barındıran bir kurgudur.
Siyah-beyaz tercih edilmesi, hem doksanlı yılların o puslu ve karanlık atmosferini yansıtmak hem de Ahmet’in yaşadığı dünyadaki kutuplaşmayı ve sertliği görselleştirmek amacıyladır.
Yurt, 2024 yılı içinde sinemalarda vizyona girmiş olup, festival turlarının ardından MUBI gibi nitelikli yapımlara yer veren dijital platformlarda izleyiciyle buluşmaktadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...