

Billie Stanton

Pete Stanton

Zach

Charlotte

Guglielmo

Rosie

Finn Stanton
Emerson Stanton

Michel

Charlie
Pete ve Billie, iki oğullarıyla birlikte rüya gibi bir kayak tatili için Alp Dağları’na giderler. Her şey yolunda giderken, öğle yemeği yedikleri terasta bir kontrol patlaması sonucu üzerlerine devasa bir çığ gelmeye başlar. Ölümle burun buruna gelinen o kritik saniyelerde Pete, eşini ve çocuklarını masada bırakarak kendi telefonunu alıp olay yerinden kaçar. Çığ durduğunda ve herkesin hayatta olduğu anlaşıldığında, geriye fiziksel bir yıkım değil, tamiri zor bir duygusal enkaz kalır.
Tatilin geri kalan günleri, Pete’in bu bencilce refleksini inkar etme çabası ve Billie’nin kocasının karakterine duyduğu derin hayal kırıklığı ile geçer. Film, bir kriz anında ortaya çıkan "savaş ya da kaç" içgüdüsünün, modern evliliklerin ve kusursuz aile portrelerinin ne kadar kırılgan olabileceğini keskin bir dille sorguluyor.
Komedi dünyasının iki dev ismi Will Ferrell ve Julia Louis-Dreyfus, bu filmde alışılmışın dışında bir performans sergiliyor. Will Ferrell, canlandırdığı Pete karakteriyle hem sinir bozucu hem de acınası bir baba profilini başarıyla çizerken, dramatik sahnelerdeki başarısıyla şaşırtıyor. Julia Louis-Dreyfus ise, ailesi için duyduğu hayal kırıklığını ve bir kadının içsel patlamalarını o meşhur keskin oyunculuğuyla harika bir şekilde yansıtıyor.
Yan rollerde yer alan Miranda Otto, otelin eksantrik görevlisi olarak filme absürt bir hava katarken, Kristofer Hivju ise orijinal filme bir saygı duruşu niteliğinde karşımıza çıkıyor. Oyuncuların arasındaki uyum, filmin hem güldüren hem de düşündüren o rahatsız edici atmosferini besliyor.
Nat Faxon ve Jim Rash tarafından yönetilen film, aslında 2014 yapımı İsveç filmi "Force Majeure"ün (Turist) Amerikan yeniden çevrimidir. Orijinaline göre daha komedi odaklı bir yaklaşım sergilese de, evlilik içindeki güç dengelerini ve toplumsal cinsiyet rollerini hedef alan yapısını koruyor. Alp Dağları’nın eşsiz ve soğuk manzarası, ailenin içinde bulunduğu donuk ve gergin ilişkileri simgeleyen bir arka plan oluşturuyor. Tempo, karakterlerin psikolojik yüzleşmeleri etrafında dönerken izleyiciyi sürekli bir etik sorgulamanın içinde tutuyor.
İnsan psikolojisinin karanlık ve komik yönlerini seven, ilişkiler üzerine kurulu dram filmleri tutkunları için bu yapım oldukça ilgi çekici. Evlilik, sadakat ve dürüstlük kavramlarının mizahi bir dille eleştirilmesini izlemekten hoşlananlar bu filmi kesinlikle listesine almalı. Eğer "bir olay olsa eşim beni bırakır mıydı?" gibi provokatif sorulara ilginiz varsa, bu film tam size göre.
Film, izleyicinin karşısına "Ben olsaydım ne yapardım?" sorusunu çok sert bir şekilde koyuyor. Sadece bir hayatta kalma hikâyesi değil, aynı zamanda modern maskelerin düştüğü bir sosyal deney niteliğinde. Amerikan mizahıyla harmanlanmış bu trajikomik süreç, hem gülümsetiyor hem de insan doğasının en çiğ haliyle yüzleştiriyor.
İçgüdü ve Akıl: Hayatta kalma anında mantığın devre dışı kalması.
Erkeklik ve Rol Modeller: Modern toplumun babadan beklediği kahramanlık imgesi.
İnkar: Yapılan bir hatayı kabul etmek yerine gerçekliği bükme çabası.
Aile Bağları: Güven sarsıldığında bir arada kalmanın zorluğu.
İlişkilerdeki gerilimi ve gizli çatışmaları ele alan Marriage Story bu filmin dramatik bir eşleniği olarak görülebilir. Eğer bu konseptin daha soğuk ve felsefi orijinalini merak ediyorsanız Force Majeure (Turist) filmini de mutlaka listenize eklemelisiniz. Ayrıca benzer bir aile filmi atmosferi arayanlar için kara mizah yönü güçlü yapımlar iyi birer alternatif olacaktır.
Filmin çekimleri Avusturya'nın büyüleyici Ischgl kasabasında gerçekleştirildi. Orijinal filmin yönetmeni Ruben Östlund'un bu yeniden çevrim projesine destek verdiği bilinmektedir. Will Ferrell ve Julia Louis-Dreyfus’un ilk kez bir uzun metrajlı filmde başrol paylaşmış olmaları, filmin prodüksiyon aşamasında büyük ses getirmişti. Ayrıca filmdeki çığ sahnesi, gerilimi artırmak için gelişmiş pratik efektler ve görsel düzenlemelerle hazırlandı.
Filmdeki çığ görüntülerinin bir kısmı gerçek doğa olaylarından alınmış olsa da, oyuncuların etkilendiği sahneler kontrollü set ortamlarında ve görsel efektlerin yardımıyla kurgulanmıştır.
Hayır, film "kara komedi" türündedir. Will Ferrell’ın varlığı bir komedi beklentisi yaratsa da, hikâye aslında oldukça derin ve bazen üzücü bir evlilik dramına odaklanmaktadır.
Amerikan versiyonu olan Yokuş Aşağı, orijinal filme göre daha hızlı bir tempoya ve Hollywood tarzı diyaloglara sahip. Orijinal film daha minimalist ve sessiz bir gerilim sunarken, bu film duyguları daha dışa vurumcu bir şekilde işliyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...