

Self
Self
Self
Self
Self

Self

Self
Self
Self

Self
90’lı yılların başında Kanada’da küçük bir punk dergisi olarak yayın hayatına başlayan Vice, kısa sürede ana akım medyayı sarsan, kuralları yıkan ve "cool" olmanın tanımını yeniden yapan küresel bir dev haline geldi. Ancak 5,7 milyar dolarlık zirve noktasından 2023 yılındaki iflasına uzanan süreç, sadece finansal bir çöküş değil, aynı zamanda kültürel bir yozlaşmanın da hikayesiydi. Şef, yazar ve eski bir Vice çalışanı olan Eddie Huang, bu belgeselde şirketin "aykırı" kökenlerinden nasıl kopup kurumsal kapitalizmin pençesine düştüğünü mercek altına alıyor.
Huang, belgesel boyunca kendi kişisel deneyimlerini ve Vice bünyesindeki anılarını, şirketin kilit isimleriyle yaptığı röportajlarla harmanlıyor. Film, "indie sleaze" döneminin zirvesinde parlayan bu medya imparatorluğunun, toksik iş yeri kültürü, bitmek bilmeyen hırslar ve "satılma" korkusuyla nasıl kendi sonunu hazırladığını belgeliyor. Arşiv görüntüleri ve sansürsüz anlatımıyla film, dijital medya çağının en büyük yükseliş ve düşüş hikayelerinden birine içeriden bir bakış sunuyor.
Belgeselin merkezinde, hem yönetmen hem de anlatıcı olarak Eddie Huang yer alıyor. Fresh Off the Boat kitabının yazarı ve Huang’s World programının sunucusu olarak tanınan Huang, filme kendi özgün ve iğneleyici üslubunu katıyor. Filmde kurgusal karakterler yerine, Vice tarihinin en önemli figürleri kendilerini temsil ediyor.
Kadroda dikkat çeken isimler arasında derginin kurucu ortağı ve daha sonra aşırı sağcı Proud Boys grubunu kurmasıyla tanınan tartışmalı figür Gavin McInnes bulunuyor. Ayrıca dövme sanatçısı Dr. Woo, ünlü şef Anthony Bourdain (arşiv görüntüleriyle), Vice’ın kurucularından Suroosh Alvi ve şirketin ilk kadın yazarlarından Amy Kellner gibi isimler, medya devinin perde arkasında yaşananları kendi perspektiflerinden aktarıyorlar.
Eddie Huang’ın yönetmen koltuğunda oturduğu yapım, klasik belgesel kalıplarını yıkan, kaotik ve enerjik bir kurguya sahip. Huang, Vice’ın kendi görsel dilini kullanarak onları kendi silahlarıyla vurmayı tercih ediyor. Film, sadece bir şirketin iflasını değil, bir neslin "cool" olma takıntısının nasıl metalaştığını da sorguluyor. Bazı eleştirmenler Huang'ın kendini hikayenin merkezine çok fazla koyduğunu belirtse de, bu durum belgesele samimi ve "gonzo" tarzı bir hava katıyor. Tempo olarak oldukça hızlı olan yapım, izleyiciyi 90’ların yeraltı dünyasından New York’un gökdelenlerine kadar uzanan kirli bir yolculuğa çıkarıyor.
Medya dünyasına ilgi duyanlar, dijital yayıncılıkla uğraşanlar ve Y kuşağının kültürel mirasını merak edenler için bu yapım kaçırılmaması gereken bir platform filmi niteliğinde. Özellikle "satılma" (selling out) kavramı ve kurumsal dünyanın alt kültürleri nasıl tükettiği üzerine düşünmek isteyen izleyiciler bu belgeselden çok keyif alacaktır. Eğer Vice’ın o meşhur, kural tanımayan video içeriklerini izleyerek büyüdüyseniz, bu belgesel sizin için nostaljik ama bir o kadar da sarsıcı bir deneyim olacak.
Filmi benzer başarı-çöküş hikayelerinden ayıran en temel yön, anlatıcının bizzat sistemin içinden gelmiş olmasıdır. Eddie Huang, bir gazeteci gibi değil, bir "mağdur" ve bir "tanık" gibi konuşuyor. Anthony Bourdain’in "asla ruhunu satma" öğüdünün film boyunca bir gölge gibi karakterleri takip etmesi, yapıma felsefi bir derinlik katıyor. Modern medyanın nasıl bir canavara dönüştüğünü ve samimiyetin yerini nasıl sahte bir "cool" imajının aldığını görmek için bu film eşsiz bir fırsat sunuyor.
Felaket Kapitalizmi: Bir medya devinin kâr hırsıyla kendi değerlerini nasıl tükettiği.
Kültürel Yozlaşma: Alternatif bir sesin, milyar dolarlık bir markaya dönüşürken yaşadığı kimlik kaybı.
İhanet ve Sadakat: Çalışanların ideallerine olan bağlılığı ile yönetimin finansal kararları arasındaki çatışma.
Cool Olma Çabası: Popüler kültürde aykırı olmanın bir pazarlama stratejisine dönüşme süreci.
Eğer bir medya imparatorluğunun iç yüzünü ve etik dışı büyümesini anlatan hikayeler ilginizi çekiyorsa, The Social Network veya haber dünyasının acımasızlığını gösteren Nightcrawler gibi yapımları izleyebilirsiniz. Ayrıca yine bir iş dünyası fiyaskosunu anlatan WeWork: Or the Making and Breaking of a $47 Billion Unicorn belgeseli, Vice Is Broke ile benzer bir tematik yapı sunmaktadır.
Film, 2024 Toronto Uluslararası Film Festivali'nde (TIFF) dünya prömiyerini yaparak eleştirmenlerden büyük ilgi gördü.
Yönetmen Eddie Huang, Vice'tan alamadığı telif ücretleri yüzünden filme bu ismi verdiğini ve sürecin kendisi için oldukça kişisel olduğunu belirtmiştir.
Belgesel, MUBI platformu üzerinden Türkiye dahil birçok ülkede eş zamanlı olarak yayına girmiştir.
Film tamamen gerçek olaylara, arşiv görüntülerine ve Vice Media’da çalışmış gerçek kişilerle yapılan röportajlara dayanan bir belgeseldir.
Vice’ın kurucularından Gavin McInnes gibi isimlerin yer alması, şirketin "aykırı ve rahatsız edici" kökenlerini ve daha sonra bu ideolojilerin nasıl evrildiğini dürüstçe göstermek amacı taşımaktadır.
Huang, hem Vice’ın bir dönem temsil ettiği o özgür ruhun nasıl yok edildiğini göstermek hem de medya sektöründeki gençlere kurumsal oyunlara karşı bir uyarıda bulunmak için bu projeyi hayata geçirmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...