

Tillie Banks

The City Guy

Mabel
Uncle Donald Banks

Tillie's Father

Mr. Whoozis (uncredited)

Staring Man in Theater (uncredited)

Restaurant Owner / Banks' Butler (uncredited)

Maid (uncredited)

Guest at Party (uncredited)
Saf ve zengin bir çiftlik kızı olan Tillie, babasının parasına göz koyan şehirli bir düzenbazın sahte aşkına inanarak evini terk eder. Şehre geldiklerinde bu adam, Tillie’nin parasını çalarak eski sevgilisiyle kaçar. Ancak olaylar, Tillie’nin milyoner amcasının bir dağ tırmanışında öldüğü ve tüm mirasını Tillie’ye bıraktığı haberiyle bambaşka bir boyut kazanır.
Haberi alan düzenbaz, Tillie’ye geri dönerek onu tekrar kendisine aşık eder ve lüks bir malikanede görkemli bir yaşam başlar. Ancak amcanın aslında ölmediği ortaya çıkınca, malikanede bitmek bilmeyen bir kovalamaca, pasta savaşları ve polis baskınlarıyla dolu bir kaos patlak verir. Sessiz sinemanın en ilkel ama en enerjik örneklerinden biri olan bu yapım, komedinin temellerini atan unutulmaz bir karmaşaya sahne oluyor.
Filmin asıl yıldızı, dönemin en büyük kadın komedyenlerinden biri olan Marie Dressler’dır. Dressler, Tillie karakterinin abartılı mimiklerini ve fiziksel komedisini ustalıkla sergileyerek filmi tek başına sürükler. Charlie Chaplin ise henüz bildiğimiz "Şarlo" (The Tramp) karakterini tam oluşturmamış olsa da, kurnaz ve kötü niyetli şehirli adam rolünde izleyiciyi şaşırtan bir performans sergiler.
Yardımcı kadroda Chaplin’in sık sık birlikte çalıştığı Mabel Normand, düzenbazın suç ortağı olarak karşımıza çıkar. Filmin finalindeki ikonik polis sahnelerinde ise efsanevi Keystone Cops ekibinin o meşhur beceriksiz polis tiplemeleri hikayeye eşsiz bir dinamizm katar.
1914 yapımı olan bu eser, dünya sinema tarihindeki ilk uzun metrajlı komedi filmi olarak kabul edilir. Mack Sennett tarafından yönetilen film, slapstick (fiziksel komedi) türünün zirve noktalarından biridir. Zamanın teknik kısıtlamalarına rağmen, sahnelerdeki hareketlilik ve kurgudaki hız, izleyiciyi bir saniye bile boş bırakmaz. Sinema tarihine tanıklık etmek isteyenler için paha biçilemez bir görsel arşiv niteliğindedir.
Sessiz sinemanın köklerine inmek isteyenler ve Charlie Chaplin’in kariyerinin en başına tanık olmayı amaçlayanlar için bu film bir zorunluluktur. Fiziksel komediden, klasik "pasta savaşı" sahnelerinden ve nostaljik atmosferden keyif alan klasik filmler meraklıları bu yapıma bayılacaktır. Sinema eğitimi alanlar veya türün gelişimini merak eden film tutkunları için de ders niteliğinde bir eserdir.
Bu filmi izlemek, modern komedinin genetik kodlarını incelemek gibidir. Chaplin’i alışılmışın dışında "kötü adam" rollerine yakın bir karakterde görmek oldukça ilginç bir deneyimdir. Ayrıca Marie Dressler gibi bir efsanenin devleşen oyunculuğu, günümüz komedi anlayışına bile yön verecek kadar güçlüdür. Sadece sinema tarihinin "ilk"lerinden biri olduğu için bile izlenmeyi hak eden bir başyapıttır.
Düzenbazlık ve Açgözlülük: Paranın insan ilişkileri üzerindeki yıkıcı ve komik etkisi.
Sınıf Çatışması: Saf taşra hayatı ile kurnaz şehir yaşamı arasındaki tezat.
Talih Kuşu: Beklenmedik bir mirasın yarattığı kaotik değişim.
Karmaşa ve Kaos: Slapstick komedinin temelini oluşturan kontrol edilemez olaylar silsilesi.
Chaplin’in daha sonraki dönem eserleri olan The Kid veya The Gold Rush bu filmin evrimleşmiş halleri gibidir. Ayrıca fiziksel komedinin diğer örnekleri olan Buster Keaton’ın The General filmi veya Harold Lloyd yapımları, bu sessiz sinema deneyimini pekiştirecek harika alternatiflerdir.
Film, o dönemde altı makara uzunluğunda (yaklaşık 70-80 dakika) çekilen nadir komedi yapımlarından biridir.
Charlie Chaplin, bu film çekildiğinde sadece 25 yaşındaydı ve henüz dünya çapında bir fenomen haline gelmemişti.
Filmin finalindeki meşhur polis kovalamacası, sinema tarihinin en ikonik grup aksiyon sahnelerinden biri olarak kabul edilir.
Hayır, Chaplin bu filmde bildiğimiz bastonlu ve melon şapkalı "Küçük Serseri" (The Tramp) kostümüyle değil, daha farklı bir şehirli beyefendi kılığıyla karşımıza çıkar. Ancak komedi zamanlaması o zamandan bellidir.
Evet, 1914 teknolojisiyle çekilen film tamamen sessizdir ve diyaloglar ara yazılarla (intertitles) aktarılmaktadır. Genellikle canlı piyano veya orkestra eşliğinde izlenmek üzere tasarlanmıştır.
Marie Dressler, Broadway'in en büyük yıldızlarından biriydi. Chaplin bu filmde aslında Dressler’ın arkasındaki yardımcı oyunculardan biri konumundadır; ancak zamanla Chaplin’in şöhreti bu yapımı "bir Chaplin filmi" olarak anılmasına neden olmuştur.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...