

Self

Self

Self

Self

Self

Dealer

Maitre D'

Waiter

Good Looking Guy #1

Good Looking Guy #2
Aslında bir kısa film olmanın ötesinde, dünyanın en prestijli otel ve kumarhanelerinden biri olan Studio City’nin açılışı için hazırlanan bu özel yapım, meta-kurmaca (üst-kurmaca) bir hikâye sunuyor. Robert De Niro ve Leonardo DiCaprio, kendilerinin kurgusal versiyonlarını canlandırıyorlar. İkisi de Martin Scorsese’nin bir sonraki büyük projesinde başrolü kapmak için lüks bir kumarhane ortamında karşı karşıya gelirler.
Efsanevi yönetmen Scorsese, her iki oyuncusuna da aynı rol için seçmelere geldiklerini söyleyerek aralarında tatlı-sert bir rekabet başlatır. De Niro ve DiCaprio, Scorsese’nin "gözdesi" olabilmek için birbirlerini manipüle etmeye, yeteneklerini yarıştırmaya ve yönetmenin gözüne girmeye çalışırken; hikâyeye sürpriz bir şekilde Brad Pitt de dahil olur. Film, Hollywood’un en büyük yeteneklerinin birbirleriyle ve kendi egolarıyla dalga geçtiği, mizah dolu bir güç savaşını anlatıyor.
Filmin kadrosu, kelimenin tam anlamıyla bir "Yıldızlar Geçidi"dir:
Robert De Niro: Scorsese'nin eski dostu ve vazgeçilmez aktörü olarak, tecrübesini ve ağırlığını konuşturuyor.
Leonardo DiCaprio: Scorsese’nin modern dönemdeki ilham perisi olarak, genç enerjisi ve hırsıyla De Niro’ya meydan okuyor.
Brad Pitt: Hikâyeye dahil olduğu kısa sürede bile karizmasıyla dengeleri değiştiren gizemli bir figür olarak karşımıza çıkıyor.
Martin Scorsese: Kendisini canlandırarak, bu dev aktörleri avucunun içinde oynatan "kukla ustası" yönetmen rolünde harikalar yaratıyor.
Bu dört ismin toplam Oscar adaylığı ve ödül sayısı, filmi sinematografik açıdan paha biçilemez bir editoryal parça haline getiriyor.
The Audition, bir reklam projesi olarak başlasa da, Scorsese’nin dokunuşuyla yüksek kaliteli bir kısa filme dönüşmüştür. Görsel açıdan kumarhanenin parıltılı dünyasını, Scorsese’nin o bildik hareketli kamera kullanımları ve hızlı kurgusuyla harmanlıyor. Film, izleyiciye Hollywood’un iç işleyişine dair esprili bir bakış sunarken, aynı zamanda yönetmen-oyuncu ilişkisindeki o meşhur sadakati sorgulatıyor.
70 milyon dolarlık bütçesiyle tarihin en pahalı kısa filmlerinden biri olma unvanını taşıyan yapım, sadece teknik kusursuzluğuyla değil, başrollerin arasındaki kimya ile de dikkat çekiyor. İzlemesi son derece keyifli, temposu yüksek ve mizah anlayışı oldukça rafine bir iştir.
Bu yapım, özellikle Scorsese filmografisine hayran olanlar ve DiCaprio ile De Niro’yu aynı projede görme hayali kuranlar (ki bu hayal yıllar sonra Dolunay Katilleri ile tamamen gerçek oldu) için bir zorunluluktur. Hollywood’un kulis şakalarını sevenler, kısa ama etkili bir seyirlik arayanlar ve sinema tarihinin en büyük isimlerini bir arada izlemenin lüksünü yaşamak isteyen herkes bu filme göz atmalıdır.
Sinema tarihinin en etkili dört figürünü 15 dakika içine sığdıran başka bir yapım bulmak imkansızdır. The Audition, bir rekabetin ne kadar eğlenceli olabileceğini gösterirken, oyuncuların kendi ikonik statüleriyle nasıl dalga geçebildiklerini kanıtlıyor. Scorsese’nin anlatım dehasını, reklam ve sanat arasındaki o ince çizgide nasıl ustalıkla yürüttüğünü görmek için bile izlenmeye değer.
Film, yaklaşık 70 milyon dolarlık bütçesiyle rekor kırmıştır.
Robert De Niro ve Leonardo DiCaprio, bu filmden önce en son 1993 yapımı This Boy's Life filminde birlikte oynamışlardı.
Senaryo, Boardwalk Empire ve The Wolf of Wall Street yazarı Terence Winter tarafından kaleme alınmıştır.
Bu bir reklam mı yoksa gerçek bir film mi? Aslında her ikisi de. Makao ve Manila'daki "Studio City" kumarhanesinin tanıtımı için çekilmiştir ancak sinematografik değeri nedeniyle kısa film kategorisinde değerlendirilir.
Brad Pitt'in rolu ne kadar? Brad Pitt, filmin sonlarına doğru dahil olan, hikâyenin gidişatını mizahi bir şekilde değiştiren kilit bir konuk oyuncu rolündedir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...