
Deniz, yıllardır uzak kaldığı, hatıralarının ve çocukluğunun izlerini taşıyan adaya, babasının ani ölümü üzerine geri döner. Şehir hayatının karmaşasından ve kendi içsel boşluğundan kaçmaya çalışırken, adanın hırçın dalgaları ve tanıdık ama bir o kadar da yabancılaşmış sokakları onu beklemektedir. Ancak bu geri dönüş, sadece bir cenaze töreni ya da mülk paylaşımı meselesi değildir; Deniz için kendi geçmişindeki kırılmalarla ve ailesiyle olan çözülmemiş düğümlerle hesaplaşma vaktidir.
Ada halkının sessiz bakışları ve denizin bitmek bilmeyen uğultusu arasında Deniz, hem babasının gizemli geçmişini hem de kendi kimliğini yeniden inşa etmeye başlar. Su, film boyunca hem boğucu bir geçmişi hem de arındırıcı bir geleceği simgelerken; karakterin suyun hem altında hem de üstünde verdiği varoluş mücadelesi, izleyiciyi klostrofobik ama bir o kadar da özgürleştirici bir yolculuğa çıkarır.
Filmin başrolünde, Deniz karakterine hayat veren Aslıhan Gürbüz, karakterin yaşadığı melankoliyi ve içsel çatışmaları son derece duru bir oyunculukla sergiliyor. Gürbüz, sessiz sahnelerde bile bakışlarıyla karakterin omuzlarındaki yükü hissettirmeyi başarıyor.
Ona eşlik eden kadroda, adanın yerlisi ve Deniz'in geçmişinden gelen kilit bir ismi canlandıran oyuncuların performansları, hikayenin yerel dokusunu güçlendiriyor. Yardımcı oyuncu kadrosu, bir ada kasabasının o kendine has, dışarıya kapalı ama içeride fırtınalar kopan atmosferini yansıtmakta oldukça başarılı bir iş çıkarıyor.
Zeynep Köprülü’nün ilk uzun metrajlı filmi olan Su Yüzü, yönetmenin görsel dildeki ustalığını ve karakter analizindeki hassasiyetini gözler önüne seriyor. Film, acele etmeyen temposuyla izleyiciyi adanın ve karakterin ruh haline yavaş yavaş dahil ediyor. Görüntü yönetimi, denizin maviliğini ve adanın dokusunu adeta bir tablo gibi işlerken, ses tasarımı suyun sesini filmin görünmez bir karakteri haline getiriyor. Duygusal yoğunluğu yüksek olan yapım, modern Türk sinemasında minimal ama etkileyici hikaye anlatıcılığının güzel bir örneğini sunuyor.
Kendi köklerine dönme, aile bağları ve yas süreci gibi evrensel temalara ilgi duyan sinemaseverler bu filmi mutlaka izlemeli. Özellikle bağımsız sinema örneklerinden hoşlanan, hikayenin aksiyondan ziyade karakterin iç dünyasında ilerlediği yapımları tercih eden izleyiciler için oldukça tatmin edici bir tercih olacaktır. Türk dram filmleri arasında farklı bir estetik arayanlar için de tavsiye edilir.
Film, izleyiciye kendi "eve dönüş" hikayesini sorgulatıyor. Sadece bir kadının öyküsünü değil, aynı zamanda insanın doğayla ve kökleriyle olan kopmaz bağını estetik bir sinematografi ile anlatıyor. Diyalogların az, duyguların ise alabildiğine yoğun olduğu bu yapım, samimiyeti ve gerçekçiliğiyle benzerlerinden ayrılıyor.
Eve Dönüş: Fiziksel bir mekandan ziyade, kişinin kendi özüne ve geçmişine dönme çabası.
Aile Sırları: Kuşaklar arası aktarılan sessizliklerin ve açıklanmamış gerçeklerin ağırlığı.
Arınma: Suyun ve denizin, günahlardan ve pişmanlıklardan temizlenme aracı olarak kullanılması.
Kadın Kimliği: Bir kadının toplumsal beklentiler ve kendi arzuları arasındaki sıkışmışlığı.
Eğer bu filmin yarattığı atmosferden etkilendiyseniz, Nuri Bilge Ceylan sinemasının sessizliğini anımsatan yapımlara göz atabilirsiniz. Özellikle bir kadının kendini bulma yolculuğunu ve taşra atmosferini işleyen İşe Yarar Bir Şey veya aile dinamiklerinin merkezde olduğu Albüm gibi yerli yapımlar ilginizi çekebilir. Ayrıca, denizin melankolisiyle harmanlanmış Luzzu gibi uluslararası festival filmleri de benzer bir his uyandıracaktır.
Film, dünya prömiyerini önemli uluslararası film festivallerinde gerçekleştirerek olumlu eleştiriler almıştır.
Çekimlerin büyük bir bölümü, filmin atmosferine uygun şekilde Ege'nin sakin ama karakteri olan bir adasında yapılmıştır.
Yönetmen Zeynep Köprülü, senaryoyu yazarken kendi kişisel gözlemlerinden ve kadınlık deneyimlerinden yola çıkmıştır.
Film, Ege'nin otantik atmosferini yansıtan ve hikayenin ruhuna uygun olan Bozcaada'da çekilmiştir.
"Su Yüzü", hem suyun yüzeyindeki sakinliği hem de geçmişteki sırların "su yüzüne çıkması" mecazını bir arada temsil eder.
Evet, film hem ulusal hem de uluslararası pek çok festivalde yarışmış, sanatsal yönü ağır basan bir bağımsız yapımdır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...