

James Bond

Blofeld

Madeleine

M

Lucia

Q

Moneypenny

Hinx

C

Tanner
Mexico City'deki hareketli Ölüler Günü kutlamalarında başlayan nefes kesici bir takip, James Bond’u (Daniel Craig) Roma’nın karanlık sokaklarına ve oradan da tarihin en eski suç şebekelerinden biri olan SPECTRE’ye ulaştırır. Bond, gizli bir toplantıya sızdığında, geçmişindeki tüm acıların, kayıpların ve karşılaştığı tüm düşmanların arkasındaki beynin aslında tek bir merkezden yönetildiğini fark eder.
Londra'da ise MI6'in geleceği tehlikededir. Yeni istihbarat başkanı Max Denbigh, 00 programının geçerliliğini sorgulayarak dünyayı devasa bir dijital gözetleme ağına bağlamak istemektedir. Bond, bu teknolojik kuşatma altında, eski düşmanı Bay White’ın kızı Madeleine Swann’ı koruma altına alarak örgütün kalbine doğru yol alırken; kendisini çocukluğundan beri tanıyan, zekasıyla ve acımasızlığıyla hayalindeki en büyük düşmanı olan Franz Oberhauser ile yüzleşmek zorunda kalacaktır.
Daniel Craig, Bond rolünde dördüncü kez karşımıza çıkarken karakterin fiziksel gücünü yorgun ve daha duygusal bir derinlikle harmanlıyor. Filmin asıl merak uyandıran ismi ise Christoph Waltz. Waltz, ikonik kötü karakter Ernst Stavro Blofeld (Franz Oberhauser) rolünde, o alışıldık sakin ama dehşet verici karizmasıyla Bond’un kişisel tarihindeki boşlukları dolduran bir performans sergiliyor.
Léa Seydoux, Madeleine Swann rolünde sadece bir "Bond kızı" değil, hikayenin gidişatını değiştiren güçlü ve zeki bir karakter olarak öne çıkıyor. Ralph Fiennes (M), Ben Whishaw (Q) ve Naomie Harris (Moneypenny) ise Londra kanadındaki direnişi başarıyla sırtlıyorlar. Ayrıca Monica Bellucci, sinema tarihinin en olgun Bond kadını olarak Lucia Sciarra rolünde filme kısa ama etkileyici bir asalet katıyor.
Yönetmen Sam Mendes, bir önceki başyapıtı Skyfall’dan sonra çıtayı daha klasik bir Bond estetiğine çekmeyi tercih ediyor. Film, serinin köklerine selam gönderen egzotik mekanları, şık kostümleri ve devasa patlama sahneleriyle tam bir görsel şölen sunuyor. Açılış sahnesindeki tek plan (long take) tekniği, sinema tarihinin en iyi aksiyon girişlerinden biri olarak kabul ediliyor. Spectre, teknolojik casusluk ile eski usul saha görevleri arasındaki çatışmayı merkeze alırken, Daniel Craig dönemindeki tüm filmleri birbirine bağlayan bir "final" havası taşıyor.
007 evrenine ve casusluk dünyasına tutkuyla bağlı olanlar için bu film, serinin klasik unsurlarını modern bir dille izlemek adına mükemmel bir seçimdir. Yüksek bütçeli, aksiyon dozu yüksek ve görsel estetiği kusursuz bir macera filmi arayan izleyiciler Spectre’den büyük keyif alacaktır. Ayrıca Christoph Waltz’un o meşhur "kötü adam" oyunculuğunu ve dünya çapında geçen bir aksiyon filmi temposunu sevenler için bu yapım kaçırılmaması gereken bir duraktır.
Film, James Bond’un neden James Bond olduğunu, ailesini ve çocukluk travmalarını odağına alarak karakteri insanileştiren nadir yapımlardan biri. Roma'daki gece takibi sahneleri ve Fas'ın ıssız çöllerindeki görsel ihtişam, büyük ekranda izlenmeyi hak eden bir sinematografi sunuyor. Ayrıca serinin en gizemli örgütü SPECTRE'nin modern dünyaya nasıl uyarlandığını görmek ve Sam Smith'in Oscar ödüllü "Writing's on the Wall" şarkısının yarattığı o melankolik atmosferi solumak için izlenmeli.
Gözetleme ve Mahremiyet: Dijital dünyanın sunduğu sonsuz takip imkanının özgürlüğü tehdit etmesi.
Geçmişin Hayaletleri: Bond’un çocukluk anılarının ve eski düşmanlarının günümüzdeki yansımaları.
Sadakat ve Güven: Kurumların çöktüğü bir dünyada bireylerin birbirine olan bağlılığı.
Modernite ve Gelenek: 00 ajanlarının (geleneksel yöntemler) yeni teknolojik dünya düzenindeki yeri.
James Bond dünyasının bu karanlık ve şık atmosferini sevdiyseniz, serinin bir önceki halkası olan Skyfall kesinlikle ilk tercihiniz olmalı. Daha gerçekçi ve sert bir casusluk hikayesi için Mission: Impossible - Rogue Nation veya bir suikastçının geçmişini arayışını anlatan The Bourne Identity (Geçmişi Olmayan Adam) serisi, Spectre ile benzer bir gerilim filmi tadı sunan başarılı yapımlar arasındadır.
Filmin açılışındaki Mexico City sahnelerinde, gerçek Ölüler Günü kutlamalarından ilham alınmış ve çekimler için binlerce figüran ve devasa iskelet maketleri kullanılmıştır.
Filmin Fas sahnelerindeki patlama sekansı, "bir filmde gerçekleştirilen en büyük gerçek patlama" olarak Guinness Dünya Rekorları kitabına girmiştir.
Aston Martin DB10, sadece bu film için özel olarak 10 adet üretilmiş ve filmden sonra bu araçların bir kısmı müzelerde sergilenmiştir.
Daniel Craig dönemindeki Casino Royale, Quantum of Solace ve Skyfall filmleriyle doğrudan bağlantılı olduğu için, olay örgüsünü tam kavramak adına bu filmleri bilmek büyük avantaj sağlar.
Madeleine, Bond'un dünyasını anlayabilen (bir kiralık katilin kızı olarak) ve onunla ortak bir acı paylaşabilen nadir karakterlerden biri olduğu için Bond'un hayatındaki en önemli figür haline gelir.
Blofeld, orijinal Bond romanlarında ve eski filmlerde 007'nin baş düşmanıdır; Spectre ile bu karakter Craig evrenine dahil edilerek Bond'un geçmişiyle ilişkilendirilmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...