

Kaulder

Dolan 37th

Chloe

Belial

The Witch Queen

Dolan 36th

Ellic

Max Schlesinger

Grosette

Glaeser
800 yıl önce, ailesini ve sevdiklerini öldüren korkunç Cadı Kraliçesi’ni (Witch Queen) alt eden Kaulder, tam zafer kazandığını sandığı anda Kraliçe tarafından "ölümsüzlük" ile lanetlenir. Bu lanet, Kaulder için hem bir ceza hem de bir görevdir; zira o günden beri dünyayı karanlık büyücülerden korumak için yemin etmiş, "Balta ve Haç" cemiyetine hizmet eden son cadı avcısı olarak yaşamaktadır.
Modern zamanlarda, Kaulder’ın en yakın dostu ve akıl hocası olan 36. Dolan aniden şüpheli bir şekilde hayatını kaybedince, Kaulder bunun sıradan bir ölüm olmadığını fark eder. İnsanlık ile cadılar arasındaki barışı bozmaya çalışan karanlık güçler, Cadı Kraliçesi’ni yeniden diriltmek üzeredir. Kaulder, bu kadim düşmanını durdurmak için hiç istemese de genç bir "rüya yürütücüsü" cadı olan Chloe ile iş birliği yapmak zorunda kalır. Film, geçmişin sırlarının modern dünyada kanlı bir savaşa dönüşmesini konu alan editoryal bir aksiyon sunuyor.
Filmin başrolünde, karizmatik ve yenilmez Kaulder rolüyle Vin Diesel yer alıyor. Diesel, Riddick ve Hızlı ve Öfkeli serilerinden alışık olduğumuz sert mizaçlı kahraman profilini, burada yüzyılların yorgunluğunu taşıyan hüzünlü bir ölümsüzlükle harmanlıyor.
Kaulder’a yardım eden Chloe rolünde, Game of Thrones dizisinden tanıdığımız Rose Leslie, enerjisi ve gizemli yetenekleriyle filme dinamizm katıyor. Efsanevi oyuncu Michael Caine (36. Dolan) ve Yüzüklerin Efendisi serisinden Elijah Wood (37. Dolan), hikâyeye derinlik ve prestij katan isimler olarak karşımıza çıkıyor. Kadronun bu denli güçlü isimlerden oluşması, filmin fantastik dünyasını daha inandırıcı kılıyor.
Yönetmen Breck Eisner, Orta Çağ’ın kasvetli görselliği ile modern dünyanın teknolojik dokusunu başarıyla birleştiriyor. The Last Witch Hunter, özellikle görsel efektleri ve yaratık tasarımlarıyla (özellikle Cadı Kraliçesi’nin organik ve korkutucu yapısı) dikkat çeken bir yapım. Sinematografik açıdan rüya sahneleri ve büyü efektleri, izleyiciye doyurucu bir fantastik atmosfer sunuyor. Hikâye, klasik bir "seçilmiş kişi" temasını işlese de, kurguladığı "gizli cadı dünyası" kurallarıyla özgün bir kimlik yaratmaya çalışıyor.
Dungeons & Dragons tarzı fantastik dünyalara ilgi duyanlar, modern şehir efsanelerini sevenler ve Vin Diesel’in aksiyon sahnelerindeki performansını takdir edenler bu filmi keyifle izleyebilir. Eğer Constantine, Underworld veya Blade gibi "modern dünyada gizli savaş" temalı filmlerden hoşlanıyorsanız, bu yapım tam size göre.
Film, ölümsüzlüğün bir lütuf değil, sevilen herkesin gidişine tanıklık etmek zorunda kalınan ağır bir yük olduğunu duygusal bir alt metinle işliyor. Ayrıca büyü sahnelerinin yaratıcılığı ve Vin Diesel’in Orta Çağ zırhı ile modern takım elbise arasındaki stil geçişleri görselliği canlı tutuyor. Stres atmak ve kendinizi karanlık ama büyüleyici bir masalın içinde bulmak için ideal bir hafta sonu filmi.
Yalnızlık ve Ölümsüzlük: Zamanın ötesinde yaşamanın getirdiği duygusal kopukluk.
Görünmeyen Tehlike: İnsanların arasında gizlenen ve dünyayı ele geçirmeyi bekleyen kadim kötülük.
Geçmişle Yüzleşme: Geleceği kurtarmak için geçmişin acı hatıralarına geri dönme zorunluluğu.
Vin Diesel, gerçek hayatında koyu bir Dungeons & Dragons oyuncusudur ve bu filmin senaryosunun gelişiminde kendi oynadığı karakterlerden ilham almıştır.
Filmdeki "Balta ve Haç" cemiyeti, tarihteki şövalye tarikatlarına bir gönderme niteliği taşır.
Michael Caine ve Vin Diesel’in sahneleri, çekimler sırasında ikilinin gerçek hayattaki dostlukları sayesinde oldukça doğal gelişmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...