

Chris MacNeil

Regan MacNeil

Father Damien Karras

Father Lankester Merrin

Lt. Bill Kinderman

Father Joseph Kevin Dyer

Sharon Spencer

Burke Dennings

Dr. Klein

Dr. Barringer
12 yaşındaki Regan MacNeil, annesiyle birlikte yaşadığı evde tuhaf davranışlar sergilemeye ve fiziksel olarak açıklanamayan değişimler geçirmeye başlar. Başlangıçta tıbbi bir sorun olduğu düşünülen bu durum, modern tıbbın ve bilimin tüm çabalarına rağmen daha da kötüleşir. Regan’ın yatağının sarsılması, evin içinde yankılanan hırıltılar ve kızın sergilediği doğaüstü güçler, annesi Chris’i son çare olarak kiliseye başvurmaya iter.
İnancını sorgulayan genç rahip Karras ve bu konuda deneyimli olan rahip Merrin, Regan’ın bedenini ele geçiren antik bir iblis olan Pazuzu ile yüzleşmek üzere görevlendirilir. Regan’ın odası, kadim bir kötülük ile ilahi bir iradenin çarpıştığı klostrofobik bir savaş alanına dönüşür. Film, sadece bir korku hikayesi değil, aynı zamanda annelik sevgisinin, inancın ve fedakarlığın karanlığın en koyu haliyle girdiği psikolojik bir meydan okumadır.
Filmin merkezindeki Regan rolünde Linda Blair, sinema tarihinin en unutulmaz ve sarsıcı performanslarından birini sergiliyor. Blair, masumiyetten saf kötülüğe geçişi, o dönem için devrim niteliğindeki makyaj teknikleriyle birleştirerek izleyiciyi dehşete düşürmeyi başarıyor. Ellen Burstyn ise çaresiz anne Chris MacNeil rolünde, yaşadığı duygusal yıkımı ve korkuyu son derece inandırıcı bir dille beyaz perdeye taşıyor.
Rahip Merrin karakterine hayat veren Max von Sydow, vakur ve bilge duruşuyla iblis karşısındaki tek gerçek otoriteyi temsil ediyor. Jason Miller ise içsel çatışmalar yaşayan Rahip Karras rolünde, filmin felsefi ve ruhsal derinliğini sırtlıyor. Oyuncuların her biri, hikayenin doğaüstü unsurlarını gerçekçi bir zemin üzerine oturtarak filmin bir kült haline gelmesinde büyük pay sahibi oluyor.
Yönetmen William Friedkin, bu başyapıtla korku filmi türünü sonsuza dek değiştirmiştir. Şeytan, sadece görsel efektleri veya şoke edici sahneleriyle değil, aynı zamanda izleyiciyi rahatsız eden atmosferik başarısıyla da öne çıkıyor. Filmin temposu, ilk yarıdaki gizemden ikinci yarıdaki yoğun ruhani savaşa doğru ustalıkla tırmanıyor. Görsel efektlerin minimal ama etkili kullanımı, ses tasarımıyla (özellikle iblisin sesiyle) birleştiğinde sinema tarihinin en klostrofobik sahnelerini ortaya çıkarıyor. 1973 filmleri içerisinde Akademi Ödülü adayı olan ilk korku filmi olma unvanına sahip yapım, editoryal açıdan bir sinema dersi niteliğindedir.
Klasik sinema tutkunları ve korku türünün kökenlerine inmek isteyen her izleyici bu filmi mutlaka görmeli. Sadece anlık korku ögeleri (jump scare) yerine, yavaş yavaş iliklerinize işleyen bir huzursuzluk ve psikolojik bir gerilim filmi arıyorsanız, bu yapım sizi fazlasıyla tatmin edecektir. İnanç, bilim ve kötülük arasındaki çatışmaları felsefi bir boyutta izlemek isteyenler için Şeytan izle seçeneği zamansız bir tercih olacaktır.
Bu film, üzerinden elli yıldan fazla süre geçmesine rağmen hala güncelliğini ve ürkütücülüğünü koruyabilen nadir yapımlardan biridir. Modern korku sinemasının neredeyse tüm kodlarını yazan bu eser, türün meraklıları için bir referans noktasıdır. Mike Oldfield’ın "Tubular Bells" eseriyle bütünleşen o meşhur müziği ve Regan’ın unutulmaz sahneleriyle, sinema kültürünün en önemli parçalarından birine tanıklık etmek için izlenmelidir. Ayrıca dönemin kısıtlı imkanlarıyla yaratılan efektlerin başarısı bugün bile hayranlık uyandırıcıdır.
İnanç ve Şüphe: Modern dünyanın rasyonelliği ile kadim inanç sistemlerinin arasındaki çatışma.
Kötülüğün Doğası: Somutlaşmış bir kötülüğün en savunmasız varlık olan bir çocuk üzerinden dünyaya sızması.
Bilim ve Din: Tıbbın bittiği noktada ruhsal çözüm arayışının getirdiği ahlaki ikilemler.
Annelik Fedakarlığı: Çocuğunu kurtarmak için bilinen tüm gerçekleri bir kenara iten bir annenin mücadelesi.
Eğer bu filmin yarattığı teolojik gerilimi sevdiyseniz, yine inanç ve şeytani varlıklar üzerine kurulan The Omen veya Rosemary's Baby (Rosemary’nin Bebeği) kesinlikle ilginizi çekecektir. Daha güncel bir örnek arayanlar için ise gerçekçilik dozu yüksek olan The Conjuring (Korku Seansı) serisi bu tür bir korku filmi deneyimi için başarılı bir modern yansımadır.
Film, William Peter Blatty’nin 1949 yılında gerçekleşmiş gerçek bir eksorsizm (şeytan çıkarma) vakasından esinlenerek yazdığı romanından uyarlanmıştır.
Çekimler sırasında setin bir kısmının yanması ve oyuncuların geçirdiği kazalar nedeniyle film "lanetli" olarak adlandırılmıştır.
Filmin vizyona girdiği dönemde sinema salonlarında bayılan ve fenalaşan izleyiciler için ambulanslar bekletilmiştir.
Linda Blair’in iblisleşmiş sesini seslendirmek için Mercedes McCambridge, sesini bozmak adına çiğ yumurta yemiş ve yoğun şekilde sigara içmiştir.
Evet, film 1949 yılında Maryland'de "Roland Doe" olarak bilinen 14 yaşındaki bir çocuğun yaşadığı iddia edilen gerçek olaylara dayanmaktadır.
Küçük kızı ele geçiren iblis, Mezopotamya mitolojisinden gelen "Rüzgar İblisi" olarak bilinen Pazuzu’dur.
Orijinal sinema versiyonunun yanı sıra, 2000 yılında yayınlanan ve "Örümcek Yürüyüşü" sahnesi gibi çıkarılmış bölümleri içeren "Yönetmenin Kurgusu" (Director's Cut) versiyonu da mevcuttur.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...