

Pietro Guasti

Bruno Guglielmina

Pietro (as a child)

Bruno (as a child)

Lara

Pietro (as a teenager)

Asmi

Francesca Guasti

Giovanni Guasti
Barbara
Pietro, Torino’dan gelen şehirli bir çocuk; Bruno ise unutulmuş bir Alp köyünün son çocuğudur. Yıllar boyunca, dağların zirvelerinde ve sarp yamaçlarında kurdukları bağ, hayatın getirdiği ayrılıklara ve trajedilere rağmen kopmaz. Pietro dünyayı gezerek kendini bulmaya çalışırken, Bruno doğduğu topraklara, kayalara ve geleneğe sadık kalır. Babasından miras kalan yıkık bir dağ evini birlikte yeniden inşa etmeye karar verdiklerinde, sadece bir yapı değil, kendi geçmişlerini ve geleceklerini de şekillendirirler.
Sekiz Dağ, modern dünyanın karmaşası ile doğanın kadim bilgeliği arasındaki çatışmayı merkezine alıyor. İki dostun yıllar içindeki değişimi, kayıpları ve birbirlerine ayna tutma biçimleri, izleyiciyi "Hayatta hangi dağın zirvesine tırmanıyoruz?" sorusuyla baş başa bırakıyor. Bu etkileyici dram filmi, sessizliğin ve devasa zirvelerin ortasında insanın en derin yalnızlığını ve en saf bağlılığını keşfediyor.
Filmin başrollerini paylaşan Luca Marinelli (Pietro) ve Alessandro Borghi (Bruno), karakterlerinin yıllar içindeki fiziksel ve ruhsal değişimini muazzam bir doğallıkla sergiliyor. Marinelli, arayış içindeki bir ruhun huzursuzluğunu incelikle işlerken; Borghi, dağ kadar sert ama bir o kadar kırılgan olan Bruno karakterine hayat veriyor. İkilinin arasındaki sessiz mutabakat ve derin dostluk, filmin en güçlü dayanak noktası.
Yan rollerde ise Filippo Timi (Pietro’nun babası), baba-oğul arasındaki o aşılması zor mesafeyi ve ortak tutkuyu başarıyla yansıtıyor. Oyuncuların her biri, karakterlerini sadece diyaloglarla değil, doğanın içinde nasıl durduklarıyla da var ediyorlar.
Cannes Film Festivali’nde Jüri Ödülü kazanan yapım, yönetmenler Felix van Groeningen ve Charlotte Vandermeersch’in elinde görsel bir şiire dönüşüyor. 4:3 formatında çekilen film, Alplerin dikey görkemini ve karakterlerin bu devasa kütleler arasındaki küçüklüğünü vurguluyor. Tempo oldukça ağır olsa da, her kare bir tablo titizliğinde sunuluyor. Müzik kullanımı ve ses tasarımı, dağın nefes alışını izleyiciye hissettiriyor; bu da yapımı sadece bir film değil, meditatif bir deneyim haline getiriyor.
Doğa tutkunları, varoluşsal sancılar çekenler ve "dostluk" kavramını derinlemesine sorgulayan izleyiciler için bu film kaçırılmaması gereken bir cevher. Eğer bağımsız sinema türündeki karakter etütlerinden ve uzun, anlamlı suskunluklardan hoşlanıyorsanız, Sekiz Dağ sizi içine çekecektir. Şehrin gürültüsünden uzaklaşıp ruhsal bir yolculuğa çıkmak isteyen her sinema sever bu hikayede kendinden bir parça bulacaktır.
Film, günümüzün hızla tüketilen dünyasında "sadakat" ve "aidiyet" üzerine çok eski ama unutulmuş bir şeyleri hatırlatıyor. Görsel ihtişamı sadece süs değil, hikayenin tam kalbinde yer alıyor. Bir evi taş taş inşa etmenin, bir dostun yasını tutmanın veya bir zirveye ulaşmanın getirdiği o saf duyguyu hissettirmesi açısından benzersiz bir yapım.
Dostluğun Doğası: Zamanın ve mesafelerin eskitemediği sarsılmaz bir bağ.
Aidiyet ve Arayış: İnsan ait olduğu yeri mi seçer, yoksa o yer mi insanı seçer?
Baba-Oğul İlişkisi: Kelimelere dökülemeyen miraslar ve ortak tutkular.
Doğanın Gücü: İnsanın doğa karşısındaki küçüklüğü ve ona uyum sağlama mücadelesi.
Bu filmin yarattığı melankolik ve huzurlu havayı sevdiyseniz, şu yapımlara da vakit ayırabilirsiniz:
Into the Wild: Doğaya dönüş ve toplumsal reddediş temasını işleyen bir başka kült macera filmi.
Drive My Car: Yas ve sessiz yakınlıklar üzerine kurulu derin bir karakter çalışması.
Kış Uykusu: İnsanın kendi iç dünyasındaki dağlara tırmanışını ve yalnızlığını anlatan sarsıcı bir dram.
Paolo Cognetti’nin aynı adlı ödüllü romanından sinemaya uyarlanmıştır.
Çekimlerin büyük bir kısmı, romanda tasvir edilen gerçek lokasyonlarda, 2000 metrenin üzerindeki rakımlarda gerçekleştirilmiştir.
Filmdeki karakterlerin inşa ettiği ev, setteki oyuncular ve ekip tarafından gerçekten inşa edilmiştir; bu durum sahnelerin gerçekçiliğini artırmıştır.
Nepal mitolojisinden gelen bir inanışa göre; dünyanın merkezindeki en yüksek dağın çevresini saran sekiz deniz ve sekiz dağ vardır. Kimisi zirveye ulaşmaya çalışır, kimisi ise sekiz dağı dolaşır. Film, bu iki yaşam felsefesi arasındaki farkı sorgular.
Film orijinal olarak İtalyanca çekilmiştir, ancak hikayenin bir kısmı Nepal'de geçtiği için kısa bölümlerde yerel diller de duyulmaktadır.
2 saat 27 dakikalık süresi ve ağır temposu nedeniyle sabır isteyen bir yapım olsa da, görsel güzelliği ve duygusal derinliği izleyiciyi hikayede tutmayı başarıyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...