

François

Émile

Julia

Fix

Nina

Jacques

Naïma

Victor
Maëlle
Jordan
Dünya, insan türünün bazı üyelerinin fiziksel olarak hayvana dönüştüğü açıklanamayan bir mutasyon dalgasıyla sarsılmaktadır. Bu dönüşüm süreci yavaş, sancılı ve geri dönülemezdir. François, bu gizemli hastalıktan etkilenen karısını kurtarmak ve ailesini bir arada tutmak için her şeyi göze alan bir babadır. Bazı "yaratıklar" özel merkezlere nakledilirken, François ve 16 yaşındaki oğlu Émile, bu yeni dünya düzeninde yollarını bulmaya çalışırlar.
Karısının nakledildiği bölgeye yakın bir yere taşınan baba-oğul, yerel halkın korkuları ve ordunun sert önlemleri arasında kendilerini bir kaosun ortasında bulur. Ancak asıl gerilim, Émile’in kendi vücudunda da bazı değişimler fark etmesiyle başlar. Bilim kurgu elementlerini duygusal bir aile dramıyla harmanlayan film, doğa ile insan arasındaki kaybolan bağı ve başkalaşımın getirdiği kaçınılmaz özgürlüğü sorgulatıyor.
François karakterine hayat alan Romain Duris, çaresiz bir kocanın ve korumacı bir babanın dramını büyük bir içtenlikle sergiliyor. Karakterin yaşadığı panik ve sevgi arasındaki gidip gelmeler, Duris'in deneyimli oyunculuğuyla birleşince seyirciyi hikâyeye dahil ediyor.
Émile rolündeki genç yetenek Paul Kircher ise filmin asıl yükünü omuzluyor. Fiziksel dönüşümün getirdiği korkuyu, ergenlik sancılarıyla birleştiren performansı, karakterin yaşadığı içsel ve dışsal başkalaşımı son derece inandırıcı kılıyor. Yan rollerde karşımıza çıkan Adèle Exarchopoulos ise otorite ile vicdan arasında kalan bir polis memuru olarak filme farklı bir perspektif katıyor.
Yönetmen Thomas Cailley, türler arası geçişi sadece teknik bir görsel efekt şovu olarak değil, metaforik bir anlatım olarak ele alıyor. Filmin temposu, bir yandan gerilimli bir kaçış öyküsü sunarken diğer yandan büyüme sancılarını işleyen bir macera anlatısına evriliyor. Görsel efektlerin doğallığı ve makyaj tasarımları, yaratıkları korkutucu olmaktan ziyade hüzünlü ve hayranlık uyandırıcı kılıyor.
Farklı bir distopya arayanlar ve klasik "canavar" filmlerinden sıkılanlar için bu yapım taze bir soluk sunuyor. Aile bağlarını, toplumsal dışlanmayı ve doğaya dönüş temasını seven izleyiciler bu fantastik dramdan büyük keyif alacaktır. Ayrıca, görsel tasarım ve atmosfer yaratımı konusunda titiz olan sinemaseverler için de kaçırılmaması gereken bir görsel şölen niteliğinde.
Film, insan olmanın tanımını yeniden yapıyor. Benzer kıyamet sonrası senaryolarının aksine, yıkıma değil "değişime" odaklanıyor. İnsanların doğadan kopuşunu ve bu kopuşun fiziksel bir zorunlulukla nasıl tersine dönebileceğini şiirsel bir dille anlatması, onu benzerlerinden ayırıyor. Hem kalbinize dokunan bir baba-oğul hikâyesi hem de nefes kesen bir hayatta kalma mücadelesi vaat ediyor.
Başkalaşım: Fiziksel değişimin, bireyin kimliği ve toplumdaki yeri üzerindeki etkisi.
Baba-Oğul İlişkisi: Koşulsuz sevginin, en ekstrem şartlarda bile nasıl bir sığınak olduğu.
Doğa ve Uygarlık Çatışması: İnsanın evrimsel olarak vahşi doğaya dönme dürtüsü ve toplumsal korkular.
Hoşgörü ve Ötekileştirme: Farklı olandan korkmanın yarattığı şiddet ve dışlanma süreçleri.
Eğer insanların hayvan özelliklerine büründüğü bu metaforik dünyayı sevdiyseniz, Yorgos Lanthimos'un absürt başyapıtı The Lobster ilginizi çekebilir. Benzer bir büyüme ve fiziksel değişim sancısını korku elementleriyle işleyen Raw veya bir babanın kızını koruma çabasını odağına alan Light of My Life filmleri de listenizde yer almalı.
Film, 2023 Cannes Film Festivali'nin "Belirli Bir Bakış" (Un Certain Regard) bölümünün açılış filmi olarak seçilmiştir.
Yaratık tasarımları için CGI kullanımından ziyade, fiziksel makyaj ve protez tekniklerine ağırlık verilerek gerçekçilik artırılmıştır.
Fransa'nın prestijli César Ödülleri'nde "En İyi Görsel Efekt" dahil olmak üzere birçok teknik dalda ödül kazanmıştır.
Hayır, film mutasyonun bilimsel nedeninden ziyade, bu yeni durumun insanlar üzerindeki psikolojik ve toplumsal etkilerine odaklanmayı tercih ediyor.
Hayır, film fantastik bir dram ve macera türündedir. Bazı gerilimli sahneler barındırsa da temel amacı korkutmak değil, duygusal bir değişim hikâyesi anlatmaktır.
Film, ergenlik ve dönüşüm temalarını işlediği için genç yetişkinlere hitap etse de bazı yoğun duygusal sahneler ve hafif şiddet unsurları nedeniyle ebeveyn denetiminde izlenmesi önerilir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...