

Recep İvedik

Sibel

Sibel'in Annesi

Bellboy

Müdür Erim

Recep'in Peşindeki Kadın

Murat

Muhsin Başaran

Dalış Hocası

Güreşçi Kamyoncu
Recep İvedik, sokakta bulduğu bir cüzdanın Antalyalı zengin bir iş adamına ait olduğunu öğrenince, cüzdanı sahibine bizzat teslim etmek için İstanbul’dan yola çıkar. Külüstür arabasıyla çıktığı bu yolculuk, aslında karakterin modern dünyayla, lüksle ve sosyeteyle olan ilk büyük çarpışmasıdır. Antalya’ya vardığında cüzdanı teslim eder ancak orada çocukluk aşkı Sibel’i görür. Sibel, otelin sahibinin kızıdır ve arkadaşlarıyla tatil yapmaktadır.
Recep, Sibel’e olan aşkını kanıtlamak ve onun kalbini yeniden kazanmak için otelde kalmaya karar verir. Ancak kaba saba tavırları, kontrolsüz gücü ve hiçbir kuralı tanımayan tarzıyla oteldeki lüks hayatı birbirine katar. "Tamam mı diyeyim, devam mı diyeyim" repliğiyle hafızalara kazınan Recep, animasyon ekibinden spor salonuna kadar her yerde fırtınalar estirirken, aslında sadece sevdiği kadının dikkatini çekmeye çalışmaktadır.
Filmin merkezinde, karakterin her hücresine can veren Şahan Gökbakar yer alıyor. Gökbakar, sadece bir karakter oynamıyor; sesi, yürüyüşü ve kendine has argosuyla yeni bir tipleme yaratıyor. Ona eşlik eden Fatma Toptaş (Sibel), Recep’in dünyasındaki o masum ve ulaşılmaz aşkı başarıyla temsil ediyor.
Yardımcı kadroda yer alan Lemi Filozof ve diğer otel çalışanları, Recep’in absürtlüğü karşısında normal kalmaya çalışan figürler olarak komedi unsurunu pekiştiriyorlar. Özellikle Recep'in oteldeki turistlerle ve garsonlarla girdiği diyaloglar, Türk komedi sinemasının en çok izlenen sahneleri arasında yer almaktadır.
Togan Gökbakar’ın yönettiği film, "kaba komedi" türünün Türkiye’deki en saf örneklerinden biridir. Film, entelektüel eleştirilere maruz kalsa da, halkın geniş bir kesimi tarafından büyük bir sahiplenmeyle karşılandı. Recep İvedik karakteri; dürüstlüğü, haksızlığa gelemeyişi ve yapay nezaket kurallarına olan tepkisiyle bir "anti-kahraman" olarak sinemada yerini aldı. 1 saat 30 dakikalık süresiyle sıkmayan, kahkaha garantili bir tempo sunan yapım, gişe rekorlarını altüst ederek Türk sinemasının en kârlı serilerinden birinin temelini attı.
Günün stresinden kurtulup sadece gülmek isteyenler, popüler kültürün yarattığı o yapay lükse bir "ayı"nın gözünden bakmak isteyen herkes bu filmi izlemeli. Eğer absürt durumlardan ve karakter komedisinden hoşlanıyorsanız, bu komedi tam size göre. Modern yerli sinema tarihini anlamak ve bir karakterin nasıl fenomene dönüştüğüne tanıklık etmek için bu film, mutlaka izlenmesi gereken bir platform filmi seçeneğidir.
Bu filmi izlemek için en büyük sebep, Recep'in o filtrelenmemiş dürüstlüğüdür. Çoğu insanın içinden geçen ama nezaketen söyleyemediği şeyleri Recep, en kaba ve direkt haliyle söyler. Lüks bir oteldeki yapaylıkları, saçma sapan aktiviteleri ve insanların birbirine olan sahte tavırlarını Recep’in bozması, izleyiciye bir çeşit rahatlama sağlar. Ayrıca Şahan Gökbakar’ın fiziksel komedideki başarısı ve mimikleri, filmi defalarca izlense bile güldürmeyi başaran bir klasik haline getirmiştir.
Dürüstlük ve Doğallık: Hiçbir kurala ve yapaylığa boyun eğmeyen bir karakterin duruşu.
Sınıf Çatışması: Kenar mahalle delikanlısı Recep’in, Antalya’nın lüks otellerindeki "elit" hayatla imtihanı.
İlk Aşkın Unutulmazlığı: Aradan yıllar geçse de çocukluk aşkının peşinden gitme azmi.
Adalet Arayışı: Recep’in kendine has yöntemlerle haksızlıklara karşı koyması.
Recep İvedik'in yarattığı o kendine has komedi tarzını sevdiyseniz, Şahan Gökbakar'ın bir diğer tiplemesi olan Osman Pazarlama veya yine bir karakter üzerinden ilerleyen Şevkat Yerimdar serisine göz atabilirsiniz. Ayrıca, benzer bir kaba ama komik tarz sunan Kolpaçino serisi de benzer bir seyir zevki sunacaktır. Komedi ve karakter tiplemeleri ilginizi çekiyorsa, bu tarz yapımlar listenizde olmalı.
Film, televizyondaki "Dikkat Şahan Çıkabilir" programındaki bir skeçten esinlenilerek sinemaya uyarlanmıştır.
Vizyona girdiği 2008 yılında 4.3 milyondan fazla izleyiciyle gişede devrim yaratmıştır.
Filmin çekildiği otel, Antalya'nın en popüler tatil köylerinden biri olup, filmden sonra "Recep İvedik'in kaldığı otel" olarak ünlenmiştir.
Filmde miktar tam olarak belirtilmese de, Recep cüzdanı bulduğunda içindeki paranın bir servet değerinde olduğunu ama dürüstlüğünden ödün vermediğini açıkça görüyoruz.
Recep aslında agresif değil, sadece hayata karşı bir "savunma mekanizması" geliştirmiş. Yapay nezaketlere ve üstten bakan tavırlara karşı kendi doğallığını korumak için sert bir üslup tercih ediyor.
Recep’in çocukluk aşkı Sibel, başlangıçta bu tuhaf adamın kim olduğunu anlayamasa da, filmin ilerleyen sahnelerinde aralarındaki o eski bağa dair duygusal ve komik anlar yaşanıyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...