
Animasyon, Dram

Marjane (voice)

Marjane's Grandmother (voice)

Marjane's Mother (voice)

Marjane's Father (voice)

Young Marjane (voice)

Uncle Anouche (voice)

Lali (voice)

Walla (voice)

Walla (voice)

Walla (voice)
Marjane Satrapi’nin kendi hayat hikâyesinden uyarlanan film, 1970’lerin sonundaki İran’da başlar. Küçük Marjane; Bruce Lee hayranı, Tanrı ile dertleşen, özgür ruhlu ve meraklı bir kızdır. Şah rejiminin devrilmesiyle gelen devrim, Marjane ve ailesi için başlangıçta bir umut olsa da, kısa sürede yerini baskıcı bir İslami rejime ve ardından patlak veren Irak-İran Savaşı'na bırakır.
Marjane’ın cesur ve açık sözlü tavırlarından endişelenen ailesi, onu daha güvenli ve özgür bir hayat sürmesi için Avusturya’ya, Viyana’ya gönderir. Ancak Marjane için asıl zorlu yolculuk şimdi başlamaktadır. Avrupa’da "yabancı" ve "İranlı" olarak dışlanırken, ülkesine döndüğünde ise artık oraya da ait olamadığını fark eder. Persepolis, punk rock müzikten şeriat yasalarına, ilk aşktan derin hayal kırıklıklarına uzanan, hüzünlü ve mizah dolu bir kendini bulma öyküsüdür.
Filmin orijinal Fransızca seslendirme kadrosunda dev isimler yer alıyor. Marjane karakterine Chiara Mastroianni ses verirken, onun bilge ve kararlı annesini efsanevi Catherine Deneuve seslendiriyor. Marjane’ın hayatındaki en önemli figürlerden biri olan, ona "her zaman dürüst olmasını" öğütleyen büyükannesine ise Danielle Darrieux hayat veriyor.
Yönetmen koltuğunda, çizgi romanın da yaratıcısı olan Marjane Satrapi ve Vincent Paronnaud oturuyor. Bu ikili, grafik romanın o kendine has görsel stilini sinemaya taşırken, karakterlerin duygularını seslendirmelerle mükemmel bir şekilde harmanlamayı başarmışlardır.
Persepolis, 2008 yılında En İyi Animasyon Film dalında Oscar adaylığı kazanmış ve Cannes Film Festivali'nde Jüri Ödülü'nü almıştır. Animasyonun sadece çocuklar için olmadığını kanıtlayan film, siyah-beyaz tercih edilen kontrastlı görselliğiyle trajediyi ve komediyi eşsiz bir dengede tutar. Bir bireyin hikâyesinden yola çıkarak koca bir coğrafyanın tarihini anlatan yapım, bugün dünya sinemasının en başarılı yapımları arasında sarsılmaz bir yere sahiptir.
Politik tarihe ilgi duyanlar, göçmenlik ve aidiyet duygusu üzerine kafa yoranlar ve grafik roman estetiğini seven her sinemasever bu filmi mutlaka izlemeli. Eğer "Kendi ülkende yabancı, yabancı bir ülkede ise düşman olmak nedir?" sorusunun cevabını merak ediyorsanız, Persepolis size çok dürüst bir perspektif sunacaktır. Yaş sınırı gözetmeksizin, her yetişkinin izlemesi gereken evrensel bir dramdır.
Bu filmi izlemek için en büyük sebep, İran Devrimi gibi karmaşık bir süreci; küçük bir kızın gözünden, dogmalardan uzak ve son derece insani bir yerden anlatmasıdır. Film, ağır siyasi meseleleri anlatırken bile mizahını asla kaybetmez. Marjane’ın büyükannesiyle olan ilişkisi, özgürlük arayışı ve kendi hatalarıyla yüzleşmesi, izleyiciye bir çizgi film karakterinden çok daha fazlasını, yaşayan bir insanı sunar.
Aidiyet ve Gurbet: İki kültür arasında sıkışıp kalma ve hiçbir yere tam olarak ait olamama hissi.
Kadın Hakları ve Özgürlük: Baskıcı rejimler altında bir kadının var olma mücadelesi.
Büyüme Sancıları: Ergenlik, isyan ve hayal kırıklıklarının bir devrimin gölgesinde yaşanması.
Dürüstlük ve Onur: Büyükannenin verdiği "Kendine karşı her zaman dürüst ol" öğüdünün hayat boyu süren yankısı.
Bu filmin sunduğu o kişisel ve politik harmanı sevdiyseniz, yine bir savaş ve çocukluk hikâyesi olan animasyon Waltz with Bashir (Beşir’le Vals) veya bir mülteci hikâyesi olan Flee (Kaçış) ilginizi çekebilir. Benzer bir büyüme ve kültür çatışması teması için kurgu bir film olan Mustang de keyifli seyirler sunacaktır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...