
Korku

Stephen Price

Evelyn Stockard-Price

Sara Wolfe

Eddie Baker

Watson Pritchett

Donald W. Blackburn, M.D.

Melissa Margaret Marr

Carl Schecter

Dr. Vannacutt
Male Nurse
Eksantrik bir tema parkı kralı olan Steven Price, karısı Evelyn’in doğum günü partisi için oldukça sıra dışı bir mekân seçer: Yıllar önce korkunç bir isyanın ve katliamın yaşandığı terkedilmiş Vannacutt Akıl Hastanesi. Price, partiye katılan ve birbirini tanımayan beş yabancıya, eğer gün ağarana kadar bu binada hayatta kalabilirlerse 1 milyon dolar ödül vereceğini açıklar. İlk başta bu durum eğlenceli ve gerilimli bir oyun gibi görünse de, binanın kapıları otomatik olarak kilitlendiğinde durumun ciddiyeti ortaya çıkar.
Hastane, sadece paslı demirlerden ve tozlu odalardan ibaret değildir; burası geçmişin karanlık anılarını ve işkence görmüş ruhları içinde barındıran canlı bir organizma gibidir. Konuklar, binanın derinliklerinde hayatta kalmaya çalışırken hem Price’ın hazırladığı ölümcül tuzaklarla hem de açıklanamayan doğaüstü dehşetlerle yüzleşmek zorunda kalırlar. Modern bir perili ev hikâyesi olan bu gerilim filmi, izleyiciyi kan donduran bir gizem kutusunun içine hapsediyor.
Filmin başrolünde, korku sinemasının efsane ismi Vincent Price’a bir saygı duruşu niteliğindeki karakteriyle Geoffrey Rush yer alıyor. Rush, Steven Price rolünde sergilediği tekinsiz, alaycı ve karizmatik performansla filmin lokomotifi görevini üstleniyor. Famke Janssen ise hırslı ve soğuk eşi Evelyn rolünde, Rush ile olan gerilimli sahnelerinde ekranı adeta ateşe veriyor.
Gruptaki diğer karakterleri canlandıran Taye Diggs, Ali Larter ve Bridgette Wilson gibi isimler, 90’lı yılların korku estetiğine uygun, dinamik performanslar sergiliyorlar. Özellikle her an bir patlama yapmaya hazır görünen bu genç oyuncu kadrosu, filmi sıradan bir korku filmi olmaktan çıkarıp, karakterlerin hayatta kalma içgüdülerini sorgulatan bir psikolojik savaşa dönüştürüyor.
Yönetmen William Malone, 1959 yapımı orijinal filmin ruhunu koruyarak, onu modern görsel efektler ve çok daha karanlık bir atmosferle yeniden yorumluyor. Filmin prodüksiyon tasarımı, izleyicide klostrofobik bir etki yaratırken, hastanenin cerrahi odaları ve işkence aletleri dönemin estetik anlayışını yansıtıyor. Filmin müzikleri ve aniden gelişen korku unsurları, izleyiciyi sürekli diken üstünde tutan bir tempo sunuyor.
Gotik atmosferli mekânlardan, perili ev temalarından ve gizemli bir ödül oyunu etrafında dönen senaryolardan hoşlanan izleyiciler bu yapımı mutlaka izlemeli. Eğer 2000’lerin hemen başındaki o kendine has karanlık ve stilize edilmiş doğaüstü gerilim türündeki eserleri seviyorsanız, House on Haunted Hill size aradığınız heyecanı verecektir.
Filmi türdeşlerinden ayıran en büyük özelliği, fiziksel korku ögelerini (gore) psikolojik gerilimle dengeli bir şekilde harmanlamasıdır. Özellikle "Doktor Vannacutt" figürünün yarattığı dehşet ve binanın aslında bir karakter gibi davranması, filmi bir slasher olmaktan kurtarıp daha derin bir korku seviyesine taşıyor. Geoffrey Rush’ın muazzam performansı ise filmi izlemek için başlı başına yeterli bir sebep.
Açgözlülük: Para uğruna hayatını riske atmanın ahlaki ve fiziksel sonuçları.
Geçmişin Laneti: Mekânların ve yaşanmışlıkların, yıllar geçse de silinmeyen karanlık izleri.
Hayatta Kalma İçgüdüsü: Zor durumdaki insanların birbirine güvenme veya ihanet etme eğilimi.
Gerçeklik Algısı: Nerenin bir şaka, nerenin gerçek bir dehşet olduğunun belirsizliği.
Bu tarz kapalı alan dehşetlerini ve hayatta kalma oyunlarını sevdiyseniz, yine bir grup insanın bir evde toplandığı Thirteen Ghosts veya mekanizmalarla dolu bir labirenti anlatan Cube filmlerine göz atabilirsiniz. Ayrıca bir başka klasik yeniden çevrim olan The Haunting de harika bir film önerisi olacaktır.
Film, William Castle’ın 1959 yapımı aynı isimli siyah-beyaz korku klasiğinin modern bir uyarlamasıdır.
Geoffrey Rush’ın canlandırdığı Steven Price karakteri, hem ismiyle hem de bıyık tarzıyla orijinal filmde oynayan korku ikonu Vincent Price’a bir atıftır.
Filmin çekimleri sırasında kullanılan hastane setleri, o kadar gerçekçi tasarlanmıştı ki bazı oyuncular çekim aralarında sette yalnız kalmaktan çekindiklerini belirtmişlerdir.
Evet, film Price’ın kurguladığı teknolojik şakalardan başlasa da, hikâye ilerledikçe Vannacutt Akıl Hastanesi'ndeki gerçek ve karanlık bir gücün uyandığı ortaya çıkar.
Filmin finali, hayatta kalanlar için hem bir kurtuluş hem de büyük bir şok barındırıyor; ödülün sahibi olup olmadıkları ise kaderin bir cilvesine bağlanıyor.
Film, özellikle tıbbi prosedürler ve hastane geçmişi sahnelerinde görsel açıdan sert ve rahatsız edici bazı sahneler içermektedir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...