

George Lutz

Kathy Lutz

Father Delaney

Father Richard Bolen

Father Ryan

Father Nuncio

Amy

Greg

Matt

Jeff
George ve Kathy Lutz, üç çocuklarıyla birlikte hayallerindeki eve kavuştuklarını düşünerek Long Island’daki geniş ve görkemli bir malikaneyi satın alırlar. Ancak bu evin karanlık bir sırrı vardır: Bir yıl önce aynı evde, bir adam tüm ailesini uykularında katletmiştir. Lutz ailesi geçmişin gölgesini umursamadan eve yerleşse de, çok geçmeden evde tuhaf ve ürkütücü olaylar baş göstermeye başlar.
Duvarlardan sızan siyah sıvılar, aniden kapanan kapılar, evin içinde beliren uğursuz kokular ve George’un karakterindeki radikal değişimler, aileyi dehşete sürükler. Evin her köşesinde hissedilen bu habis ruhani varlık, aileyi sadece korkutmakla kalmaz, onları içeriden yok etmeye çalışır. Gerçek bir hikâyeye dayandığı iddiasıyla sinemaya taşınan bu yapım, tekinsiz ev alt türünün en temel taşlarından biri olarak kabul edilir.
James Brolin, George Lutz rolünde evin karanlık enerjisiyle yavaş yavaş aklını yitiren bir babayı canlandırırken sergilediği performansla filmin merkezine oturur. Margot Kidder ise ailesini korumaya çalışan çaresiz ama dirençli anne Kathy rolünde ona başarıyla eşlik eder. Filmin en etkileyici performanslarından biri de, evi kutsamaya gelen ancak kötülükle karşılaştığında ağır bir darbe alan Peder Delaney rolündeki Rod Steiger’dan gelir. Kadro, doğaüstü olaylara verilen insani tepkileri oldukça gerçekçi bir dille yansıtır.
Stuart Rosenberg tarafından yönetilen 1979 yapımı bu eser, yayınlandığı dönemde izleyiciler üzerinde travmatik bir etki yaratmıştır. Lalo Schifrin’in Oscar adayı olan huzursuz edici müzikleri, filmin tekinsiz atmosferini sürekli canlı tutar. Film, sadece görsel efektlere veya ani korkutmalara dayanmak yerine, "ev" kavramının bir sığınaktan nasıl bir hapishaneye dönüştüğünü psikolojik bir derinlikle işler. Evin pencerelerinin birer gözü andıran tasarımı, sinema tarihindeki en ikonik ve korkutucu görsellerden biri haline gelmiştir.
Klasik korku sinemasına ilgi duyanlar ve "perili ev" temalı hikayelerden hoşlananlar için bu yapım bir başvuru kaynağıdır. Animasyon filmleri gibi hayal ürünü dünyalar yerine, gerçek olaylara dayandığı iddia edilen paranormal anlatıları tercih eden yetişkinler için idealdir. Atmosferik gerilimi yüksek olan film, 70'lerin sonu ve 80'lerin başındaki Hollywood estetiğini seven sinemaseverler tarafından mutlaka izlenmelidir.
The Amityville Horror, modern korku sinemasındaki pek çok klişenin doğduğu yerdir. Bugün izlediğimiz pek çok paranormal filmde bu yapımdan izler bulmak mümkündür. Filmi izlemek, sadece bir korku hikayesine tanık olmak değil, aynı zamanda sinema tarihinin en büyük şehir efsanelerinden birinin kökenine inmek anlamına gelir. James Brolin’in ürpertici dönüşümü ve evin karakterleşmiş yapısı, filmi türdeşlerinden ayırır.
Kötülüğün Mekansallaşması: Bir mekanın hafızasının ve geçmişteki şiddetin bugünü etkilemesi.
Aile Birliğinin Sarsılması: Dışsal bir gücün aile bağlarını ve babalık otoritesini yozlaştırması.
İnanç ve Çaresizlik: Ruhani bir tehdit karşısında rasyonel çözümlerin ve dini sığınakların yetersiz kalışı.
Bu türdeki karanlık atmosferli ve doğaüstü gerilimlerden hoşlanıyorsanız, şu filmler de ilginizi çekebilir:
The Exorcist (1973): İnanç ve şeytani varlıklar üzerine yapılmış en güçlü korku klasiğidir.
The Conjuring (2013): Amityville davasını da inceleyen Ed ve Lorraine Warren çiftinin maceralarını konu alan modern bir yapımdır.
Poltergeist (1982): Bir ailenin banliyödeki evinde yaşadığı paranormal olayları anlatan bir diğer kült eserdir.
Film, Jay Anson’ın aynı adlı çok satan kitabından uyarlanmıştır ve kitabın gerçek bir olaydan esinlendiği iddia edilmiştir. Çekimler sırasında set ekibi arasında tuhaf olayların yaşandığına dair söylentiler, filmin pazarlama sürecinde büyük rol oynamıştır. Evin ikonik pencereleri, filmin popülaritesi nedeniyle daha sonra pek çok yapımda ve parodide taklit edilmiştir. Ayrıca bu film, onlarca devam filmi ve yeniden çevrimi içeren devasa bir korku serisinin ilk halkasıdır.
Evet, New York Long Island'da 112 Ocean Avenue adresinde bulunan ev gerçektir; ancak evin paranormal olaylarla dolu olduğu iddiaları yıllardır tartışma konusudur.
Ronald DeFeo Jr.'ın ailesini katlettiği gerçektir; ancak Lutz ailesinin yaşadığını iddia ettiği doğaüstü olayların doğruluğu araştırmacılar tarafından şüpheyle karşılanmış ve bir pazarlama stratejisi olduğu öne sürülmüştür.
Dönemine göre oldukça sarsıcı sahneler içermektedir. Günümüzde daha çok psikolojik gerilimi ve rahatsız edici atmosferiyle dikkat çekmektedir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...