Küçük Beyaz Yalanlar Devam Ediyor

Küçük Beyaz Yalanlar Devam Ediyor (2019)

Komedi, Dram, Aile, Romantik

Küçük Beyaz Yalanlar Devam Ediyor Film Özeti

Küçük Beyaz Yalanlar Devam Ediyor, Fransız sinemasının sevilen dostluk destanı Les Petits Mouchoirs'un (Küçük Beyaz Yalanlar) tam 9 yıl sonra gelen, yaşlanma, pişmanlık ve kopmayan bağlar üzerine kurulu hüzünlü ama umut dolu devam filmidir.

Detaylı Açıklama

Küçük Beyaz Yalanlar Devam Ediyor Film Konusu

İlk filmden yıllar sonra, dostlar grubunun merkezi figürü olan Max (François Cluzet), yaşadığı ekonomik ve kişisel krizler nedeniyle iyice içine kapanmış, Cap Ferret’deki muhteşem yazlık evini satma noktasına gelmiştir. Max’in 60. yaş günü yaklaşırken, yıllardır birbirini görmeyen eski dostlar, ona sürpriz yapmak için aniden kapısında belirirler.

Ancak bu kavuşma, sadece eski günleri yad etmekten ibaret kalmaz. Her bir karakterin hayatında geçen zamanın bıraktığı izler, saklanan sırlar ve "küçük beyaz yalanlar" yeniden su yüzüne çıkar. İlk filmin o güneşli ve kaygısız havası, yerini daha olgun, yer yer melankolik ama yine Fransız usulü bir yaşama sevinciyle harmanlanmış bir atmosferine bırakır. Film, bir grubun nasıl aileye dönüştüğünü ve zamanın bu bağı nasıl sınadığını anlatır.

Küçük Beyaz Yalanlar Devam Ediyor Oyuncuları

Yönetmen Guillaume Canet, Fransız sinemasının adeta "Yıldızlar Karması" olan orijinal kadroyu yeniden bir araya getirmeyi başarıyor.

  • François Cluzet (Max): Huysuz, gururlu ama içten içe yıkılmış Max rolünde yine grubun otoriter babası figürünü mükemmel oynuyor.

  • Marion Cotillard (Marie): Kendi içsel boşluğunu ve annelik sorgulamalarını hüzünlü bir derinlikle yansıtıyor.

  • Gilles Lellouche (Eric): Grubun çapkın ve neşeli karakterinin yaşla birlikte gelen olgunlaşma sancılarını canlandırıyor.

  • Benoît Magimel (Vincent): İlk filmdeki o büyük itiraftan sonra grubun içindeki yerini ve kendi değişimini başarıyla sergiliyor.

Kadrodaki bu isimlerin gerçek hayatta da yakın dost olmaları, sahnelerdeki doğal kimyayı ve samimiyeti en üst seviyeye taşıyor.

Küçük Beyaz Yalanlar Devam Ediyor Hakkında Genel Değerlendirme

Guillaume Canet, bu devam filminde izleyiciye tanıdık ve konforlu bir alan sunarken, aynı zamanda karakterlerin yaşlanmasıyla birlikte gelen "gerçek dünya" sorunlarına da sırtını dönmüyor. Dram ve komedinin iç içe geçtiği yapım, 135 dakikalık süresine rağmen Cap Ferret’nin büyüleyici manzaraları ve harika soundtrack seçkisiyle akıp gidiyor. İlk filmi bir "yaz tatili" filmi olarak görürsek, bu film o tatilden sonraki akşamüstü hüznü gibidir; daha olgun, daha dürüst ve daha dokunaklı.

Küçük Beyaz Yalanlar Devam Ediyor Kimler İzlemeli?

2010 yapımı ilk filmi sevmiş olanlar için bu bir "zorunlu randevu" niteliğinde. Ancak sadece iyi bir Fransız draması, dostluk hikâyesi ve hayatın içinden diyaloglar arayanlar için de tek başına izlenebilir bir yapım. Uzun zamandır görüşmediğiniz dostlarınızı özlediyseniz veya "zaman bizi nasıl değiştirdi?" sorusu zihninizi meşgul ediyorsa, bu film kalbinize dokunacaktır.

Küçük Beyaz Yalanlar Devam Ediyor Neden İzlenmeli?

Film, dostluğun sadece iyi günlerde bir arada olmak değil, birbirinin en çekilmez hallerine ve başarısızlıklarına da tahammül etmek olduğunu hatırlatıyor. Sinematografisindeki o sıcak Fransız estetiği ve oyuncuların birbirine attığı tek bir bakışın bile koca bir tarihi anlatması, filmi benzerlerinden ayırıyor. Hayata karşı duyulan o meşhur Fransız "Joie de vivre" (yaşama sevinci) hissini iliklerinize kadar hissettiriyor.

Küçük Beyaz Yalanlar Devam Ediyor Filmi Ana Temaları

  • Zaman ve Değişim: Yaşlanmanın getirdiği fiziksel ve ruhsal dönüşümlerin kabullenişi.

  • Dostluk ve Bağlılık: Kopma noktasına gelse bile gerçek dostluğun her zaman bir yolunu bulması.

  • Gurur ve İtiraf: Kişisel başarısızlıkları en yakınlarına bile itiraf etmenin zorluğu.

  • Ebeveynlik: Farklı yaşlarda ve koşullarda ebeveyn olmanın getirdiği yeni sorumluluklar.

Küçük Beyaz Yalanlar Devam Ediyor Benzeri Filmler

Eski dostların bir araya geldiği bu türü sevdiyseniz, bir İtalyan klasiği olan Perfetti Sconosciuti (Cebimdeki Yabancı) veya yine Fransız sinemasından Le Prénom (Adı Lazım Değil) filmlerine göz atabilirsiniz. Ayrıca, benzer bir nostalji ve dostluk havası için Lawrence Kasdan’ın The Big Chill (Büyük Ürperti) filmi bu türün atası sayılır.