

Michael J. 'Crocodile' Dundee

Sue Charleton

Arnan Rothman

Milos Drubnik
Jacko

Nugget O'Cass

Donk

Mikey Dundee

Jean Ferraro

Diego
Timsah Dundee Los Angeles'ta, serinin üçüncü filminde bizi Mick "Timsah" Dundee’nin sakin Avustralya hayatından alıp meşhur Los Angeles sokaklarına götürüyor. Mick, eşi Sue ve oğulları Mikey ile birlikte Walkabout Creek’te huzurlu bir yaşam sürmektedir. Ancak Sue’ya Los Angeles’taki bir gazeteden gelen önemli bir iş teklifi, aileyi okyanusun ötesine taşır.
Mick için Los Angeles, vahşi doğadan çok daha tehlikeli ve bir o kadar da garip bir yerdir. Hollywood stüdyolarında dönen entrikalar, bir film yapımcısının gizemli ölümü ve yasa dışı sevkiyatlar derken Mick, kendisini bir anda bir dedektiflik hikayesinin ortasında bulur. Kendi yöntemleriyle (ve tabii ki meşhur bıçağıyla) modern suçluların peşine düşen Mick, şehrin sahte parıltısı altında gerçek adaleti ararken izleyiciyi de komedi ve macera dolu bir serüvene ortak ediyor.
Filmin kalbinde, karakterle özdeşleşen usta oyuncu Paul Hogan yer alıyor. Hogan, yıllar geçmesine rağmen Mick Dundee karakterinin o naif ama kurnaz tavrını, Avustralya aksanı ve kendine has mizahıyla harika bir şekilde koruyor. Yaşının getirdiği olgunlukla karakterine yeni bir boyut katan Hogan, aksiyon sahnelerindeki enerjisiyle de hayranlarını şaşırtıyor.
Ona eşlik eden Linda Kozlowski, Sue karakteriyle Mick’in en büyük destekçisi ve denge unsuru olmaya devam ediyor. İkilinin arasındaki yıllara dayanan kimya, filmin duygusal zeminini güçlendiriyor. Kadrodaki diğer isimler, Hollywood’un "havalı" tiplerini ve sakar suçlularını başarıyla canlandırarak Mick’in doğallığı ile Los Angeles’ın yapaylığı arasındaki zıtlığı eğlenceli bir dille yansıtıyorlar.
Yönetmen Simon Wincer, 80’lerin o meşhur enerjisini 2000’lerin başına taşımayı başarmış. Film, klasik bir "kültür çatışması" hikayesi olsa da, Mick Dundee’nin modern teknoloji ve şehir hayatıyla olan imtihanı oldukça taze esprilerle süslenmiş. 92 dakikalık süresiyle izleyiciyi sıkmayan, ailece izlenebilecek hafif ve keyifli bir tempo sunuyor. Sinematografi, Avustralya'nın kızıl topraklarından Los Angeles'ın palmiyeli caddelerine geçişte görsel bir çeşitlilik sağlıyor.
Bu yapım, her şeyden önce 80’lerin efsanevi Timsah Dundee filmleriyle büyüyen nostalji tutkunları için bir zorunluluk. Eğer "balık sudan çıkınca ne yapar?" tarzındaki kültür çatışması komedilerini seviyorsanız ve içinde bir parça gizem barındıran hafif aksiyonlardan hoşlanıyorsanız bu film tam size göre. Çocuklarıyla birlikte keyifli vakit geçirmek isteyen ebeveynler için de temiz mizahıyla ideal bir aile filmi seçeneği oluşturuyor.
Dünyanın en meşhur bıçak sahnelerinden birine imza atan bir karakterin, akıllı telefonlar ve modern Hollywood dünyasında nasıl hayatta kaldığını görmek oldukça eğlenceli. Film, Mick’in o dürüst ve basit dünya görüşünün, aslında en karmaşık şehirlerde bile en büyük güç olduğunu hatırlatıyor. Stres atmak, gülümsemek ve eski bir dosta kavuşmuş hissi yaşamak için bu macera dolu yolculuğu kaçırmamalısınız.
Kültür Çatışması: Vahşi doğa insanının metropol yaşamına uyum sağlama (veya sağlayamama) süreci.
Aile Bağları: Yeni bir ülkede ve yabancı bir şehirde ailenin birbirine olan güveni.
Doğallık ve Dürüstlük: Yapay bir dünya olan Hollywood’da, Mick’in maskesiz ve doğrudan tavrının yarattığı etki.
Adalet: Karmaşık suç şebekelerine karşı basit ama etkili çözüm yolları.
Eğer Mick Dundee’nin bu macerasını sevdiyseniz, serinin ilk iki filmi olan Crocodile Dundee (1986) ve Crocodile Dundee II'yi (1988) mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca benzer bir balık-sudan-çıkmış hikayesi olan Coming to America (Amerikan Rüyası) veya bir başka vahşi doğa-şehir çatışması örneği olan George of the Jungle (Orman Kaçkını) da sizin için keyifli birer alternatif olabilir.
Film, serinin ikinci filminden tam 13 yıl sonra çekilmiştir ve Paul Hogan bu süreçte karakterin özünü kaybetmemesi için senaryo üzerinde bizzat çalışmıştır. Los Angeles sahnelerinin çoğu gerçekten şehrin ikonik noktalarında ve gerçek stüdyolarda çekilerek atmosfere gerçekçilik katılmıştır. Ayrıca Paul Hogan ve Linda Kozlowski, filmdeki gibi gerçek hayatta da o dönem evliydiler, bu da sahnelerdeki samimiyetin kaynağını açıklıyor.
Evet, Mick’in meşhur büyük bıçağı bu filmde de kilit sahnelerde ortaya çıkarak hayranlarına güzel bir nostalji yaşatıyor.
Evet, film genel izleyici kitlesine hitap eden, şiddet unsurlarının mizahi bir dille yumuşatıldığı eğlenceli bir aile komedisidir.
Genel olarak ana üçlemenin son halkası olarak kabul edilir; ancak 2020 yılında Paul Hogan'ın kendisini canlandırdığı "The Very Excellent Mr. Dundee" adlı bir devam/parodi filmi daha çekilmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...