

Marlin (voice)

Dory (voice)

Hank (voice)

Nemo (voice)

Jenny (voice)

Charlie (voice)

Bailey (voice)

Destiny (voice)

Fluke (voice)

Rudder (voice)
Pixar’ın sevilen dünyasına geri döndüğümüz bu hikâyede, merkezde bu kez Nemo’nun en yakın dostu olan ve kısa süreli hafıza kaybıyla tanıdığımız Dori yer alıyor. Bir gün aniden ailesine dair bir şeyler hatırlamaya başlayan Dori, okyanusun derinliklerinden Kaliforniya kıyılarına kadar uzanan büyük bir yolculuğa çıkar. Ancak geçmişin izlerini sürmek, hafızası sürekli sıfırlanan bir balık için hiç de kolay olmayacaktır.
Dori’ye bu zorlu ama umut dolu arayışında eski dostları Marlin ve Nemo eşlik eder. Yolculukları onları bir Deniz Yaşam Enstitüsü’ne sürüklerken, burada birbirinden ilginç yeni karakterlerle tanışırlar. Dori, parçaları birleştirmeye çalışırken aslında kim olduğunu ve ailesinin onun için ne anlam ifade ettiğini yeniden keşfedecektir. Hikâye, engellere rağmen vazgeçmemenin ve aidiyet duygusunun sıcaklığını izleyiciye samimi bir dille aktarıyor.
Filmin kalbinde, Dori karakterine sesiyle hayat veren Ellen DeGeneres bulunuyor. DeGeneres, karakterin hem çocuksu neşesini hem de içsel yalnızlığını muazzam bir dengeyle yansıtarak hafızalardan silinmeyecek bir performans sergiliyor. Marlin rolünde Albert Brooks, evladını korumaya çalışan tedirgin baba figürünü başarıyla sürdürürken, genç Nemo’yu seslendiren Hayden Rolence ekibe taze bir enerji katıyor.
Kadronun en dikkat çekici yeni üyesi ise huysuz ahtapot Hank rolündeki Ed O'Neill. Hank karakteri, Dori ile kurduğu beklenmedik dostlukla filmin mizah yükünü sırtlarken, oyuncunun performansı bu animasyon karakterine derinlikli bir ruh katıyor. Ayrıca Kaitlin Olson ve Ty Burrell gibi isimler de seslendirme kadrosunda yan karakterleri unutulmaz kılmayı başarıyorlar.
Yönetmen Andrew Stanton, ilk filmden yıllar sonra çıtayı düşürmeden hikâyeyi derinleştirmeyi başarıyor. Görsel anlamda su altı dünyasının detayları, ışık oyunları ve karakter animasyonları Pixar'ın teknik ustalığını bir kez daha kanıtlıyor. Tempo, aksiyon dolu sahnelerle duygusal sekanslar arasında çok iyi ayarlanmış; bu da izleyiciyi bir an bile sıkmıyor. Film, sadece bir devam yapımı olmanın ötesine geçerek Dori’nin karakter gelişimini merkezine alan ayakları yere sağlam basan bir anlatı sunuyor.
Bu yapım, her yaştan izleyiciye hitap eden evrensel bir hikâyeye sahip. Özellikle çocuklu aileler için eğlenceli ve öğretici bir aile filmi arayanlar için ilk tercihlerden biri olmalı. Duygusal derinliği ve karakter odaklı senaryosu sayesinde yetişkinler de bu maceradan büyük keyif alacaktır. Eğer ilk filmi sevdiyseniz veya dostluk temalı animasyonlardan hoşlanıyorsanız, bu yapım tam size göre.
Kayıp Balık Dori’yi izlemek için en büyük neden, "kusur" olarak görülen özelliklerin aslında birer süper güce dönüşebileceğini göstermesidir. Dori’nin hafıza sorunuyla başa çıkma yöntemi ve hayata bakış açısı, izleyiciye ilham veren bir azim hikâyesi sunar. Ayrıca Pixar’ın alametifarikası olan "güldürürken ağlatma" formülü bu filmde de kusursuz işliyor; görsel bir şölen eşliğinde derin bir empati kurmanızı sağlıyor.
Aile Bağları: Kaybedilen köklere duyulan özlem ve kan bağının ötesindeki dostlukların oluşturduğu aile kavramı.
Kabul ve Azim: Engellerle yaşamayı öğrenmek ve hedefe ulaşmak için asla pes etmemek.
Özgüven: Kişinin kendi yöntemlerini bulması ve olduğu haliyle değerli olduğunu fark etmesi.
Eğer bu dünyayı sevdiyseniz, öncelikle serinin ilk halkası olan Kayıp Balık Nemo filmini mutlaka izlemelisiniz. Bunun yanı sıra, bir başka Pixar harikası olan ve duyguların dünyasına yolculuk yapan Ters Yüz veya okyanus macerasını sevenler için Moana harika alternatifler olacaktır. Ayrıca farklı bir dünyayı keşfeden Oyuncak Hikayesi serisi de benzer bir dostluk teması sunar.
Filmin hazırlık sürecinde ekip, deniz canlılarının davranışlarını incelemek için Kaliforniya'daki akvaryumlarda uzun süre gözlem yapmıştır.
Hank karakteri, yani yedi kollu ahtapot, animasyon dünyasının en zorlu projelerinden biri olarak kabul edilir; sadece bu karakterin hareketlerini tasarlamak yıllar almıştır.
Kayıp Balık Dori, vizyona girdiği dönemde pek çok ülkede gişe rekorları kırarak en çok izlenen animasyonlar arasına girmiştir.
Dori’nin durumu doğuştan gelen tıbbi bir durum olarak tasvir edilir. Film boyunca bu durumu bir engel olarak değil, karakterin dünyayı algılama biçimi ve hayatta kalma stratejisi olarak görüyoruz.
Hikâye, Nemo'nun eve dönüşünden yaklaşık bir yıl sonra başlar. Dori'nin aniden çocukluk yıllarını hatırlamasıyla macera tetiklenir ve olaylar hızla gelişir.
Karakterin tasarım aşamasında, vücuduna sığmayan kolların animasyon yükünü hafifletmek adına bir kolunun eksik olması kararlaştırılmış ve bu durum hikâyeye Hank'in geçmişindeki bir kaza olarak dahil edilmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...