

Hasret

Mehmet

Baba

Mother

Olcay Terken

Gülay

Gülsüm

Ceo

Independent MP

Television programmer
Film, bir haber kanalında kurgucu olarak çalışan 30 yaşındaki Hasret’in hikâyesini merkezine alıyor. Hasret, her gün medyanın manipülatif ve tekdüze haber döngüsü içinde boğulurken, bir gece ailesinin 20 yıl önce bir trafik kazasında öldüğüne dair olan anılarını sorgulamaya başlar. İstanbul’un kentsel dönüşümle çehre değiştiren sokaklarında ve dairesinin klostrofobik atmosferinde, Hasret’in zihni geçmişin gömülü travmalarıyla dolmaya başlar.
Hasret, evinin duvarlarından gelen sesler ve rüyalarındaki tuhaf imgelerle boğuşurken, ailesinin aslında bir katliamda mı yoksa bir kazada mı öldüğünü anlamaya çalışır. Ancak şehirdeki inşaat gürültüleri ve toplumsal bellek kaybı, onun bu gerçeğe ulaşmasını zorlaştırır. Ceylan Özgün Özçelik, bu ilk uzun metrajlı filminde, bir kadının kişisel hafızasını geri kazanma çabasını, Türkiye’nin kolektif unutkanlığıyla paralel bir şekilde işliyor.
Filmin en büyük kozu, Hasret karakterine hayat veren Algı Eke’nin sergilediği sarsıcı performanstır. Genellikle komedi rollerinden tanıdığımız Eke, bu filmde bir kadının adım adım deliliğe veya korkutucu bir uyanışa giden sürecini o kadar içeriden ve titizlikle yansıtıyor ki, izleyici onun klostrofobisine hapsoluyor.
Türk sinemasının usta isimlerinden Taner Birsel ve Kadir Çermik de filmdeki tekinsiz atmosfere derinlik katan yan rollerde yer alıyorlar. Oyuncu kadrosu, yönetmenin kurduğu o sessiz ama çığlıklarla dolu dünyayı destekleyen, minimal ama editoryal açıdan çok katmanlı bir oyunculuk sergiliyor.
Kaygı, sadece bir gerilim filmi değil; aynı zamanda güçlü bir medya eleştirisi ve tarihsel bir yüzleşmedir. Yönetmen Ceylan Özgün Özçelik, ses tasarımını ve kurguyu (Hasret’in mesleğiyle de bağlantılı olarak) birer silah gibi kullanıyor. Filmin ses paleti, İstanbul’un bitmeyen inşaat seslerini ve Hasret’in içsel gürültülerini birleştirerek izleyiciyi sürekli bir huzursuzluk halinde tutuyor. Dünya prömiyerini Berlin Film Festivali’nde yapan yapım, görsel diliyle yerli sinemada modern bir tür denemesi olarak öne çıkıyor.
Psikolojik derinliği olan, metaforik anlatımları seven ve toplumsal hafıza üzerine düşünen izleyiciler için Kaygı kaçırılmaması gereken bir film. Eğer bir filmin sizi sadece hikâyesiyle değil, atmosferi ve yarattığı o yoğun "kaygı" hissiyle etkilemesini istiyorsanız bu film tam size göre. Özellikle medyanın gerçeği kurgulama biçimlerini merak eden ve bağımsız Türk sinemasının yenilikçi örneklerini takip edenler bu yapımı mutlaka listesine almalı.
Kaygı, unutmaya meyilli bir toplumda "hatırlamanın" ne kadar sancılı ve tehlikeli olabileceğini gösteriyor. Filmi benzerlerinden ayıran en büyük fark, politik bir temayı (Sivas Katliamı gibi toplumsal travmalara yapılan atıflar) doğrudan göstermek yerine, bir bireyin evinin içine sızan bir kabus gibi anlatmasıdır. Görsel estetiği ve ses kurgusuyla sinemanın duyusal gücünü doruğa çıkaran yapım, izleyiciyi kendi geçmişini de sorgulamaya davet ediyor.
Hafıza ve Unutkanlık: Bireysel hatıraların toplumsal hafıza kaybıyla çatışması.
Medya Eleştirisi: Gerçeğin kurgu masasında nasıl çarpıtıldığı ve yeniden inşa edildiği.
Kentsel Dönüşüm: Şehrin değişen fiziksel yapısının, insanın iç dünyasındaki yıkımla paralelliği.
Paranoya ve Travma: Bastırılmış geçmişin, bir noktadan sonra hayaletler gibi geri dönmesi.
Bu filmin yarattığı tekinsiz ve klostrofobik havayı sevdiyseniz, Roman Polanski’nin "Apartman Üçlemesi"ni (özellikle Repulsion) veya bir kadının geçmişiyle yüzleşmesini işleyen The House of the Spirits gibi yapımları izleyebilirsiniz. Yerli sinemadan ise ses kullanımı ve gerilim dozuyla Baskın: Karabasan (daha fantastik olsa da) veya atmosferik yapısıyla Görülmüştür benzer tatlar sunabilir.
Film, 67. Berlin Film Festivali'nin "Panorama" bölümünde dünya prömiyerini gerçekleştirmiştir.
Yönetmen Ceylan Özgün Özçelik, eski bir televizyoncu olduğu için medyadaki kurgu ve sansür süreçlerini bizzat kendi deneyimlerinden yola çıkarak filme aktarmıştır.
Film, Austin Fantastic Fest gibi önemli janr festivallerinden ödüllerle dönmüştür.
Kaygı, klasik anlamda bir korku filminden ziyade psikolojik gerilim ve dram türündedir; ancak yarattığı atmosfer birçok korku filminden daha ürperticidir.
Filmin temel gizemi budur; Hasret hatırladığı kaza anıları ile evinin içinde bulduğu ipuçları arasında gerçeği arar. Final, bu arayışın toplumsal bir düzlemdeki karşılığını sunar.
Ses tasarımı, Hasret'in yaşadığı psikolojik baskıyı ve İstanbul'un bir bireyi nasıl yuttuğunu hissettirmek için bilinçli olarak rahatsız edici ve baskın bir şekilde kurgulanmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...