

Daryl Van Horne

Alexandra Medford

Jane Spofford

Sukie Ridgemont

Felicia Alden

Clyde Alden

Walter Neff

Fidel

Mrs. Biddle
Carol Medford
New England’ın muhafazakâr ve sakin kasabası Eastwick’te yaşayan Alexandra, Jane ve Sukie; kocalarından yana yüzü gülmemiş, birbirine sıkı sıkıya bağlı üç yakın arkadaştır. Bir akşam bir araya gelip hayallerindeki "ideal adamı" dilemeleriyle, kasabaya esrarengiz, karizmatik ve bir o kadar da tuhaf olan Daryl Van Horne gelir. Daryl, her üç kadını da kısa sürede cazibesiyle etkisi altına alarak onların içindeki bastırılmış güçleri ve gizli yetenekleri ortaya çıkarır.
Ancak Daryl’ın gelişi sadece romantizm ve eğlence getirmemiştir. Kasabada tuhaf olaylar baş gösterdikçe ve Daryl’ın karanlık, hatta şeytani doğası gün yüzüne çıktıkça, üç kadın yarattıkları bu fırtınanın içinde hapsolduklarını fark ederler. Artık mesele sadece bir aşk oyunu değil, Daryl’ın kaotik gücüne karşı kendi içsel güçlerini birleştirerek hayatta kalma ve kasabayı bu "beladan" kurtarma mücadelesidir. Film, arzuların sonuçları üzerine inşa edilmiş görsel bir şölene dönüşür.
Jack Nicholson, Daryl Van Horne rolünde adeta devleşiyor; onun şeytani sırıtışı ve sınırsız enerjisi, karakteri sinema tarihinin en unutulmaz figürlerinden biri haline getiriyor. Nicholson, izleyiciyi hem korkutan hem de kahkahaya boğan o tekinsiz karizmayı muazzam bir ustalıkla sergiliyor.
Üç cadı rolünde ise dönemin dev isimleri yer alıyor: Cher, kararlı ve güçlü Alexandra; Susan Sarandon, utangaçlıktan tutkuya evrilen Jane; Michelle Pfeiffer ise naif ama dirençli Sukie karakteriyle büyüleyici bir uyum yakalıyorlar. Bu üç dev oyuncunun arasındaki kimya, filmin feminist alt metnini ve kadın dayanışmasını güçlendiren en önemli unsur. Ayrıca Veronica Cartwright, Daryl’ın gelişine ilk tepkiyi veren dindar Felicia rolünde, filmin unutulmaz "kiraz çekirdeği" sahnesiyle hafızalara kazınan bir performans sunuyor.
Yönetmen George Miller, aksiyon sinemasındaki başarısını bu kez fantastik bir atmosferde konuşturarak, John Updike’ın romanını oldukça renkli ve enerjik bir dille sinemaya aktarıyor. Filmin temposu, ilk yarıdaki gizemli havanın yerini ikinci yarıda kaotik bir kargaşaya bırakmasıyla hızla yükseliyor. Özel efektleri ve John Williams’ın o meşhur büyüleyici müziği, filmin fantastik yapısını mükemmel şekilde destekliyor. Yapım, 80’li yılların abartılı estetiğini, toplumsal ikiyüzlülüğe dair keskin bir mizahla birleştiriyor.
Fantastik komedilerden hoşlananlar, güçlü kadın karakterlerin merkezde olduğu hikâyeleri sevenler ve Jack Nicholson’ın oyunculuk şovunu izlemek isteyenler bu filmi mutlaka görmeli. Eğer komedi filmleri içinde kara mizah ve doğaüstü olayların harmanlanmasını seviyorsanız bu yapım sizi fazlasıyla eğlendirecektir. Ayrıca, görsel tasarımıyla ön plana çıkan fantastik yapımlara ilgi duyan sinemaseverler için de tam bir görsel ziyafet.
Film, "Ne dilediğine dikkat et, çünkü gerçekleşebilir" temasını en eğlenceli ve karanlık şekilde işleyen yapımlardan biri. Üç başrol kadın oyuncunun muazzam enerjisi ve Jack Nicholson’ın abartılı ama dâhiyane oyunculuğu, filmi sıradan bir fantastik işten çıkarıp bir kült haline getiriyor. Sinematografisindeki canlı renk paleti ve dönemine göre oldukça yaratıcı olan efektleri, izleyiciye keyifli bir seyir deneyimi vaat ediyor. Toplumsal normlara ve erkek egemen dünyaya zekice bir başkaldırı hikâyesi olduğu için de izlenmeyi hak ediyor.
Arzu ve Bedel: İnsan isteklerinin beklenmedik ve bazen tehlikeli sonuçları.
Kadın Dayanışması: Kadınların güçlerini birleştirdiklerinde neleri başarabilecekleri.
İyilik ve Kötülük: Şeytani bir cazibenin karşısında ahlaki sınırların test edilmesi.
Toplumsal Baskı: Muhafazakâr bir kasaba halkının farklı olana ve özgürleşene duyduğu nefret.
Bu filmin sunduğu doğaüstü mizah ve kadın dayanışması temasını sevdiyseniz, bir diğer kült klasik olan Sihirli Aşk (Practical Magic) filmini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca, karanlık atmosferi ve cadılık temasını daha genç bir perspektiften işleyen Tehlikeli Oyunlar (The Craft) da benzer bir tür deneyimi sunacaktır.
Film, John Updike’ın aynı adlı romanından uyarlanmıştır ancak filmdeki final romanın sonundan oldukça farklı bir yöne evrilmiştir. Çekimler sırasında yönetmen George Miller ile yapımcılar arasında yaratıcı fikir ayrılıkları yaşanmış, hatta Miller bir dönem seti terk etmeyi düşünmüştür; ancak oyuncuların desteğiyle filmi tamamlamıştır. Filmin Oscar adaylığı kazanan ses ve müzik kullanımı, o dönemin teknik sınırlarını zorlayan niteliktedir.
Filmde Daryl, tam olarak adlandırılmasa da doğaüstü güçleri olan ve şeytani özellikleri temsil eden, "arzulardan doğan" bir figür olarak tasvir edilir.
Hayır, bu film bu üç dev ismi bir araya getiren ilk ve en önemli proje olmuştur ve setteki dostlukları çekimlere de yansımıştır.
Eastwick kurgusal bir kasabadır; çekimler ise bu tipik New England atmosferini yansıtabilmek için Massachusetts eyaletindeki çeşitli küçük kasabalarda gerçekleştirilmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...