

Jessie

Cody

Mark

Natalie

Detective

Teacher

Whelan

Peter

Annie

Andrea
Cody adında küçük bir çocuğu evlat edinen Jessie ve Mark çifti, trajik bir kaza sonucu kaybettikleri öz oğullarının ardından hayatlarında yeni bir sayfa açmak istemektedir. Cody oldukça tatlı ve uyumlu bir çocuktur; ancak uykuya dalmamak için aşırı bir çaba sarf etmekte, enerji içecekleriyle ayakta kalmaya çalışmaktadır. Çift, başlangıçta bu durumu çocuğun geçmişteki travmalarına bağlasa da, Cody’nin uykuya daldığı ilk gece evde mucizevi olaylar gerçekleşmeye başlar.
Cody uyuduğunda, onun rüyaları odanın içinde somutlaşmaktadır. Etrafta uçuşan rengarenk, ışık saçan kelebekler aileyi büyülese de, bu durumun karanlık bir madalyon yüzü vardır. Cody’nin rüyaları kadar kâbusları da gerçektir. Çocuğun zihnindeki "Kancalı Adam" (The Canker) adındaki korkunç figür, Cody uykuya daldığında fiziksel dünyaya sızarak evdekiler için ölümcül bir tehdit oluşturmaya başlar. Jessie, Cody’nin bu sıra dışı yeteneğini kaybettikleri oğullarını tekrar görmek için bencilce kullanmaya çalıştığında, kâbusun sınırları tamamen yıkılacaktır.
Filmin kalbinde, Cody rolüyle Jacob Tremblay yer alıyor. Genç oyuncu, masumiyet ile dehşet arasındaki o ince çizgiyi o kadar başarılı yansıtıyor ki, izleyici onun uyumamaya çalışırken çektiği ızdırabı derinden hissediyor. Tremblay’in performansı, filmi sıradan bir korku yapımından çıkarıp editoryal bir dram seviyesine taşıyor.
Jessie rolünde izlediğimiz Kate Bosworth, yas tutan bir annenin etik sınırları zorlamasını ve evlatlık edindiği çocuğa karşı duyduğu karmaşık hisleri incelikle işliyor. Thomas Jane ise Mark karakteriyle, aile içindeki mantığın sesi olmaya çalışırken yaşanan dehşete ortak oluyor. Oyuncu kadrosu, doğaüstü olaylar karşısında abartıdan uzak ve oldukça doğal bir duruş sergiliyor.
Yönetmen Mike Flanagan, bu yapımıyla modern korku sinemasında neden bu kadar saygın bir yere sahip olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Film, sadece korkutmayı amaçlamayan; yas, kayıp ve çocukluk travmaları üzerine inşa edilmiş karanlık bir masal niteliğinde. Görsel efektler, özellikle de kelebek sahneleri ve Kancalı Adam tasarımı, filmin estetik dilini güçlendiriyor. Tempo, gizemin yavaş yavaş çözülmesiyle birlikte dengeli bir şekilde yükseliyor ve izleyiciyi sadece bir canavar hikâyesiyle değil, hüzünlü bir gerçekle baş başa bırakıyor.
Görsel dünyası zengin ve hikâye derinliği olan psikolojik korku türlerini sevenler bu filmi mutlaka izlemeli. Eğer korku filmi izlerken aynı zamanda duygusal bir yolculuğa çıkmak ve karakterlerle bağ kurmak istiyorsanız Kabustan Gelen tam size göre. Ayrıca Mike Flanagan’ın diğer işlerini (The Haunting of Hill House gibi) beğenenler, yönetmenin erken dönemindeki bu başarılı imzasını kaçırmamalı.
Film, kâbusların aslında bastırılmış anılardan ve korkulardan beslendiğini çok özgün bir metaforla anlatıyor. Sıradan bir "canavar evde" hikâyesi gibi başlasa da, finalinde sunduğu çarpıcı gerçekle izleyiciyi duygusal olarak nakavt ediyor. Korkunun içine bu kadar başarılı bir şekilde sızdırılmış bir hüzün ve empati duygusu, her yapımda rastlanabilecek bir özellik değil.
Yas ve Takıntı: Kaybedilen birinin boşluğunu doldurmak için ne kadar ileri gidilebileceği.
Çocukluk Travmaları: Cody’nin zihnindeki korkuların fiziksel birer canavara dönüşmesi.
Annelik ve Sorumluluk: Jessie’nin kendi yasını dindirmekle Cody’yi korumak arasındaki ahlaki çatışması.
Kabullenme: Acı gerçeklerle yüzleşmenin, hayali mutluluklardan daha iyileştirici olması.
Çocukların hayal dünyasındaki korkuların gerçeğe dönüştüğü The Babadook veya görsel estetiğiyle ön plana çıkan karanlık masal Pan's Labyrinth bu filmle benzer hisler uyandıracaktır. Ayrıca Mike Flanagan’ın bir diğer başarılı yapımı olan Oculus da zihinsel algı ve korku üzerine benzer bir derinlik sunar.
Filmin orijinal adı olan "Before I Wake", Cody’nin uykuya daldığında her şeyin değişeceği gerçeğine bir göndermedir.
Yönetmen Mike Flanagan, Kancalı Adam (The Canker) tasarımını yaparken kanser hastalığının yok edici etkisinden ve bu kelimenin çocuklar tarafından yanlış duyulma ihtimalinden esinlenmiştir.
Film, prodüksiyon şirketiyle ilgili yaşanan mali sorunlar nedeniyle çekildikten birkaç yıl sonra vizyona girebilmiştir.
Kancalı Adam, Cody’nin geçmişindeki gerçek bir travmanın, çocuk zihni tarafından canavarlaştırılmış halidir. Sadece bir korku figürü değil, aynı zamanda Cody'nin kaybettiği annesine dair bir hatıradır.
Kelebekler, Cody’nin zihnindeki güzellikleri ve masumiyeti simgeler. Ancak Cody'nin kontrol edemediği gücü nedeniyle, bu güzellikler de tıpkı kâbusları gibi tehlikeli sonuçlar doğurabilmektedir.
Filmin sonu tam anlamıyla mutlu ya da mutsuz olarak tanımlanamaz; daha çok "iyileştirici" ve "huzurlu" bir vedadır. Karakterlerin korkularıyla yüzleşip onları kabullendiği, editoryal derinliği olan bir final sunulmaktadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...