
Dram, Romantik, Gerilim

Lillian Hellman

Julia

Dashiell Hammett

Johann

Alan

Dorothy Parker

Anne Marie

Woman Passenger

Girl Passenger

Sammy
Ünlü oyun yazarı Lillian Hellman’ın anılarına dayanan film, 1930’lu yılların Avrupa’sında, savaşın ayak seslerinin duyulduğu bir dönemde geçiyor. Başarılı bir yazar olma yolunda ilerleyen Lillian, çocukluktan beri en yakın dostu olan Julia ile derin bir bağ paylaşmaktadır. Julia, Oxford’da tıp eğitimi alırken Avrupa’daki faşizm dalgasına karşı aktif bir direnişçi olmayı seçer. İki dostun yolları ayrılsa da kalpleri birbirine bağlı kalır.
Lillian, bir gün Julia’dan hayatını riske atacak bir talep alır: Nazi karşıtı yeraltı hareketine destek olmak için yüklü miktarda parayı gizlice Berlin’e sokması gerekmektedir. Lillian, korkularına rağmen dostuna olan sevgisi ve inancı uğruna bu tehlikeli yolculuğa çıkar. Film, sadece bir casusluk hikâyesi değil; dürüstlük, cesaret ve bir insanın inandığı değerler uğruna neleri feda edebileceğine dair sarsıcı bir dram sunuyor.
Jane Fonda, Lillian Hellman rolünde, bir yazarın entelektüel sancılarını ve bir dostun yaşadığı yoğun korkuyu muazzam bir hassasiyetle yansıtıyor. Vanessa Redgrave ise gizemli ve idealist Julia karakteriyle, ekranda göründüğü her an büyüleyici bir aura yaratıyor. Redgrave bu performansıyla "En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu" Oscar'ını kazanarak sinema tarihindeki yerini sağlamlaştırmıştır.
Jason Robards, Lillian’ın hayat arkadaşı olan ünlü yazar Dashiell Hammett rolünde, bilgece ve destekleyici tavrıyla filme denge getiriyor. Ayrıca filmde o dönem henüz çok genç olan Meryl Streep de küçük bir rolde karşımıza çıkarak kariyerinin ilk sinema deneyimlerinden birini sergiliyor.
Yönetmen Fred Zinnemann, bu yapımda dönemin atmosferini iliklere kadar hissettiren ağır ve gerilimli bir anlatım dili tercih ediyor. Film, bir biyografi derinliğinde ilerlerken, sahnelerin görsel kompozisyonu 1930’ların karanlık ve tekinsiz Avrupa’sını kusursuz bir şekilde tasvir ediyor. Karakterlerin içsel çatışmaları, aksiyonun önüne geçerek izleyiciye "Gerçek cesaret nedir?" sorusunu sorduruyor.
Tarihsel dramalardan, kadın dostluğunu merkezine alan derinlikli hikâyelerden ve casusluk temasının daha insani yönlerine odaklanan yapımlardan hoşlananlar için bu film bir başyapıttır. Ayrıca politik sinemaya ilgi duyanlar ve Jane Fonda ile Vanessa Redgrave gibi dev isimlerin oyunculuk şölenini izlemek isteyenler bu macera filmi sayılabilecek yolculuğu mutlaka deneyimlemelidir.
Julia, dostluğun sadece iyi günlerde paylaşılan bir duygu olmadığını, bazen bir insanın vicdanını ve kaderini şekillendiren en güçlü itici güç olduğunu kanıtlıyor. Nazi Almanyası’na yapılan o tren yolculuğundaki sessiz gerilim, sinema tarihinin en etkileyici sekanslarından biridir. Film, hem sanatsal başarısı hem de taşıdığı güçlü etik mesajlarla zamansız bir klasik olma niteliği taşır.
Koşulsuz Dostluk: Zamanın ve mesafelerin ötesinde, hayatı riske atacak kadar güçlü bir bağlılık.
Siyasi Direniş: Faşizme karşı bireysel ve kolektif mücadelenin ahlaki sorumluluğu.
Vicdan ve Korku: İnsanın kendi korkularıyla yüzleşerek doğru olanı yapma süreci.
Eğer bu filmin tarihsel atmosferini ve gerilimini sevdiyseniz, bir diğer Lillian Hellman hikâyesi olan The Little Foxes veya bir kadının savaş sırasındaki casusluk macerasını anlatan Charlotte Gray ilginizi çekebilir. Ayrıca kadın dostluğu temasını dramatik bir dille işleyen aile filmi tınısındaki Beaches veya politik gerilim dozu yüksek The Garden of the Finzi-Continis önerilen yapımlar arasındadır.
Film, Lillian Hellman’ın "Pentimento" adlı kitabındaki bir bölüme dayanmaktadır, ancak gerçek hayatta Julia adında birinin olup olmadığı yıllarca tartışma konusu olmuştur. Vanessa Redgrave, bu filmdeki Oscar ödül töreni konuşmasıyla sinema tarihinin en çok konuşulan ve tartışılan anlarından birine imza atmıştır. Yapım, toplamda 11 dalda Akademi Ödülü'ne aday gösterilerek dönemin en prestijli işlerinden biri olduğunu kanıtlamıştır.
Lillian Hellman kitabında Julia’nın gerçek bir kişi olduğunu iddia etse de, araştırmacılar bu karakterin psikanalist Muriel Gardiner’ın hayatından esinlenilmiş olabileceğini öne sürmüşlerdir.
Hikâye, Lillian’ın çocukluk anıları ile 1930’lu yılların sonu, yani İkinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesindeki dönem arasında gidip gelmektedir.
Meryl Streep, bu ilk sinema filminde Lillian Hellman’ın sosyetik ve biraz da yapmacık arkadaşı Anne Marie karakterine hayat vermektedir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...