

Alper

Ada

Müzeyyen

Yasemin

Şenol

Sinem

-

-

-

-
Alper, 30’lu yaşlarında, başarılı bir aşçı ve kendi restoranının sahibi olan, hayatını günübirlik ilişkilerle ve plak koleksiyonuyla sınırlamış yalnız bir adamdır. Şehrin kalabalığında kendi ıssızlığını yaratan Alper’in yolu, Beyoğlu’ndaki bir kitapçıda eski çocuk kitapları tasarlayan Ada ile kesişir. Ada, Alper’in alışık olduğu dünyadan çok uzak, hayat dolu ve samimi bir kadındır. Alper, başlangıçta Ada’yı da hayatındaki diğer geçici duraklar gibi görse de, kadının saflığı ve tutkusu onu daha önce hiç tatmadığı duygusal bir derinliğe sürükler.
İkilinin arasında, 70’li yılların unutulmaz şarkıları ve gurme lezzetler eşliğinde tutkulu bir aşk filizlenir. Ancak Alper’in ruhundaki o kökleşmiş yalnızlık ve "ıssızlık", bu ilişkinin önündeki en büyük engeldir. Ada’ya duyduğu aşk ne kadar büyük olursa olsun, Alper’in içindeki aidiyet korkusu ve özgürlüğüne olan hastalıklı düşkünlüğü, onu en mutlu olduğu anda bile kaçmaya zorlar. Issız Adam, bir araya gelmeye çalışan ama birbirine çarptıkça parçalanan iki ruhun, yıllar geçse de unutulmayacak o hüzünlü hikâyesini anlatıyor.
Filmin başrolünde Alper karakterine hayat veren Cemal Hünal, modern zamanın yalnız ve bencil erkeğini oldukça inandırıcı bir soğukkanlılıkla canlandırıyor. Oyuncunun mutfaktaki profesyonelliği ile özel hayatındaki duygusal kopukluğu arasındaki denge, karakterin "ıssızlığını" pekiştiriyor. Ada rolündeki Melis Birkan ise, karakterinin naifliğini, aşkındaki kararlılığı ve yaşadığı hayal kırıklığını göz dolduran bir performansla sergiliyor.
Kadroda Alper'in annesi rolünde izlediğimiz usta oyuncu Yıldız Kültür, Anadolu’nun sıcaklığını ve anaçlığını filme taşıyarak Alper’in kökleriyle olan tezatlığını vurguluyor. Gözde Kansu ve Şerif Bozkurt gibi isimlerin de eşlik ettiği oyuncu kadrosu, modern şehir hayatı ile geleneksel değerler arasındaki çatışmayı editoryal bir titizlikle yansıtıyor.
Çağan Irmak’ın hem yönettiği hem de senaryosunu kaleme aldığı yapım, Türk sinemasında romantik dram türüne yeni bir soluk getirmiş ve vizyona girdiği dönemde toplumsal bir fenomene dönüşmüştür. Film, müzik kullanımıyla sahnelerin duygusal etkisini zirveye taşırken, özellikle Anlamazdın ve Issız Adam gibi şarkıları yeniden popüler kılmıştır. Gurme yemek sahnelerinin estetiği ile Beyoğlu’nun tarihi dokusunu birleştiren yapım, bir aşk hikâyesinden ziyade modern insanın bağlanma sorununu işleyen psikolojik gerilim tadında bir dram sunmaktadır.
Modern şehir hayatındaki ikili ilişkileri ve yalnızlık temasını sevenler için Issız Adam adeta bir başucu filmidir. Eğer romantik dram türündeki yapımlardan hoşlanıyorsanız ve bir hikâyenin sizi derin bir hüzne sürüklemesine izin veriyorsanız, bu film tam size göre. Nostaljik müziklerin ve Beyoğlu atmosferinin büyüsüne kapılmak isteyen sinemaseverler bu yapımı mutlaka listelerine eklemeli.
Film, izleyicisine "Gerçek aşk, sahip olmak mı yoksa gitmesine izin vermek mi?" sorusunu çok sert bir şekilde sorduruyor. Alper’in karakter dönüşümü ve final sahnesindeki o sarsıcı karşılaşma, Türk sinemasının en unutulmaz anları arasında yer almaktadır. Sadece bir aşkı değil, bir dönemin ruhunu ve bir şehrin yalnızlığını anlattığı için her izleyicinin kendinden bir parça bulabileceği samimi bir hikâye sunuyor.
Yalnızlık ve İzole Hayat: Modern insanın kalabalıklar içinde kendi kabuğuna çekilmesi.
Bağlanma Korkusu: Özgürlüğünü kaybetme endişesiyle gerçek aşkı reddetme durumu.
Nostalji ve Geçmişe Özlem: Eski plaklar ve şarkılar üzerinden kurulan duygusal köprü.
Şehir ve İnsan: İstanbul’un, özellikle Beyoğlu’nun karakterlerin ruh hali üzerindeki etkisi.
Bu filmin sunduğu duygusal yoğunluğu ve yalnız adam temasını sevdiyseniz, yine Çağan Irmak imzalı Babam ve Oğlum veya aşkın hüzünlü yanını işleyen İncir Reçeli gibi duygusal filmler ilginizi çekebilir. Ayrıca kentsel yalnızlığı anlatan Nuri Bilge Ceylan’ın Uzak filmi de benzer bir ruh hali sunmaktadır.
Film vizyona girdikten sonra Alper’in yaptığı "Havuçlu Tarçınlı Kek" bir dönem kafelerin en çok istenen tatlısı haline gelmiştir. Çağan Irmak, filmdeki müzik seçimlerini senaryoyu yazarken belirlemiş ve müziklerin sahnelerle tam bir bütünlük içinde olmasını sağlamıştır. Film, sadece bir aşk hikâyesi olarak kalmamış, "Issız Adam" kavramını Türkçeye bir karakter tipi olarak kazandırmıştır.
Alper, hissettiği derin sevgiye rağmen, kendi alışık olduğu ve kendini güvende hissettiği yalnız hayatına olan bağlılığı yüzünden bu sorumluluğu taşıyamayacağını fark edip gitmeyi tercih etmiştir.
Çağan Irmak, 70'li yılların unutulmuş şarkılarını sahnelerin duygusal tonuna o kadar uygun yerleştirmiştir ki, müzikler filmin anlatım dilinin en güçlü parçası haline gelmiştir.
Hayır, film tamamen kurgusal bir senaryodur; ancak modern büyükşehirlerde yaşayan pek çok insanın yaşadığı ilişkisel sorunları ve yabancılaşmayı çok gerçekçi bir dille yansıtmaktadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...