
Gizem, Macera, Gerilim

Sherlock Holmes

John Watson

Elizabeth Hardy

Professor Rathe

Mrs. Dribb

Det. Sgt. Lestrade
Dudley's Friend
Dudley

Chester Cragwitch

Bentley Booster
Film, 19. yüzyıl Londra’sında, karla kaplı bir yatılı okul atmosferinde başlar. Genç John Watson, okula yeni geldiğinde sıra dışı bir zekaya ve gözlem yeteneğine sahip olan Sherlock Holmes ile tanışır. Bu tanışma, sinema tarihinin en büyük dostluklarından birinin ilk adımıdır. O günlerde Londra, gizemli illüzyonlar gören yaşlı adamların tuhaf ve korkunç intiharlarıyla sarsılmaktadır.
Polis bu olayları sıradan ölümler olarak görse de, Holmes durumun arkasında karanlık bir güç olduğunu sezer. Araştırmaları, genç dedektifi ve sadık dostu Watson’ı, yeraltında antik Mısır ritüelleri düzenleyen ve intikam peşinde koşan tehlikeli Rametep tarikatına götürür. Holmes, bir yandan hayatının aşkı Elizabeth’i korumaya çalışırken, diğer yandan duygularıyla mantığı arasındaki o ince çizgide ilk büyük sınavını verecektir.
Nicholas Rowe: Genç Sherlock Holmes rolünde, karakterin hem dehasını hem de o dönemdeki insani ve kırılgan yönlerini harika bir dengede sunuyor.
Alan Cox: John Watson karakterine hayat vererek, hikayenin sempatik ve anlatıcı kanadını başarıyla dolduruyor.
Sophie Ward: Elizabeth Hardy rolünde, Holmes’ün duygusal dünyasındaki en önemli figür olarak karşımıza çıkıyor.
Anthony Higgins: Profesör Rathe rolünde, hikayeye hem otorite hem de gizem katan bir performans sergiliyor.
Yönetmen Barry Levinson ve senarist Chris Columbus (Harry Potter'ın ilk yönetmeni), Sherlock Holmes evrenine taze ve Spielbergvari bir soluk getirmişlerdir. Zaten filmin yapımcısı da bizzat Steven Spielberg'dür. Film, sadece bir dedektiflik hikayesi değil, aynı zamanda bir "büyüme" hikayesidir. Teknik açıdan ise film bir dönüm noktasıdır; kilisedeki vitray camından fırlayan şövalye sahnesi, sinema tarihinde tamamen bilgisayar üretimli (CGI) ilk karakteri barındırır. Bu sahne, Pixar'ın kurucularından John Lasseter tarafından tasarlanmıştır.
Gizem dolu okul atmosferlerini sevenler (özellikle Harry Potter hayranları), dedektiflik türüne meraklı olanlar ve 80’lerin o kendine has macera ruhunu özleyenler bu filmi kesinlikle izlemelidir. Biyografi filmleri izliyormuşçasına bir karakterin kökenlerine inmekten hoşlananlar, Holmes’ün pelerini, piposu ve şapkasıyla nasıl özdeşleştiğini görmek için bu yapımı kaçırmamalıdır.
Bu filmi izlemek için en büyük neden, Sherlock Holmes efsanesine yazılmış en yaratıcı "başlangıç hikayelerinden" biri olmasıdır. Sir Arthur Conan Doyle’un karakterlerini bozmadan onlara yeni bir geçmiş kurgulaması takdire şayandır. Ayrıca, görsel efektlerin gelişimini merak edenler için tarihi bir belge niteliğindedir. Film, finalindeki sürpriz sahnesiyle (post-credits) izleyiciyi şaşırtmayı ve Holmes evrenine dair büyük bir taşın yerine oturmasını sağlar.
Mantık ve Duygu Çatışması: Holmes’ün rasyonel zekası ile insani bağları arasındaki çekişme.
Dostluk: Watson ve Holmes arasındaki kopmaz bağın temelleri.
İntikam: Geçmişte yapılan haksızlıkların yıllar sonra doğurduğu karanlık sonuçlar.
Gözlem ve Deha: Görünmeyeni görme yeteneğinin bir hayatta kalma aracına dönüşmesi.
Bu filmin havasını sevdiyseniz, yine bir grup gencin gizemli macerasını anlatan The Goonies veya atmosferik dedektiflik için Sherlock Holmes (Guy Ritchie versiyonu) izlenebilir. Ayrıca yatılı okul gizemi ve büyü teması için ilk Harry Potter filmleri de doğru bir adres olacaktır.
Filmin senaristi Chris Columbus, bu filmi yazarken Harry Potter serisi için daha o günden ilham aldığını belirtmiştir.
Vitray şövalye sahnesi sadece 30 saniye sürmesine rağmen, o dönemde bilgisayarda hazırlanması tam 6 ay almıştır.
Nicholas Rowe, 2015 yapımı Mr. Holmes filminde kısa bir sahnede Sherlock Holmes'ü oynayan bir aktör olarak tekrar karşımıza çıkarak harika bir gönderme yapmıştır.
Film, 1986 yılında En İyi Görsel Efekt dalında Oscar adaylığı kazanmıştır.
Arthur Conan Doyle'un kitaplarına göre ikili yetişkinliklerinde tanışmıştır; ancak film bu durumu "ya gerçekten daha önce tanışsalardı?" diyen alternatif bir kurgu olarak ele alır.
Filmde Holmes ve dostlarının kullandığı uçma makinesi, dönemin Victoria dönemi icatlarına uygun olarak tasarlanmış harika bir mekanik modeldir.
Evet, jenerik bittikten sonra filmin en başından beri karşımıza çıkan bir gizem çözülüyor ve Sherlock’un ezeli rakibinin doğuşuna tanık oluyoruz.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...