

Garfield (voice)

Vic (voice)

Jinx (voice)

Otto (voice)

Jon (voice)

Marge Malone (voice)

Odie (voice)

Roland (voice)

Nolan (voice)

Maurice (voice)
Hayatını televizyon karşısında uyuyarak ve sahibi Jon’u parmağında oynatarak geçiren Garfield’ın düzeni, beklenmedik bir karşılaşmayla altüst olur. Garfield ve sadık (ama biraz saf) dostu köpek Odie, gizemli bir şekilde sokak kedisi Vic tarafından kaçırılır. İşin ilginç yanı, Vic aslında Garfield’ın yıllardır görmediği babasıdır.
Garfield, pofuduk minderlerini ve sıcak lazanyasını geride bırakarak, babası Vic ile birlikte yüksek riskli ve kahkaha dolu bir soyguna katılmak zorunda kalır. Şehir hayatının rahatlığına alışmış evcil bir kedinin, sokakların acımasız ve komik kurallarıyla tanışma süreci, izleyiciye harika bir aksiyon ve komedi dengesi sunuyor. Film, Garfield’ın kökenlerine inerken aynı zamanda "aile" kavramının sadece birlikte yemek yemekten ibaret olmadığını editoryal bir dille işliyor.
Filmin orijinal seslendirme kadrosu, karaktere yepyeni bir enerji katan Hollywood yıldızlarından oluşuyor:
Chris Pratt: Garfield karakterine sesiyle hayat veriyor. Pratt, Garfield’ın o meşhur alaycı ve uyuşuk tavrına modern bir yorum katıyor.
Samuel L. Jackson: Garfield’ın babası Vic rolünde, karizmatik ve otoriter sesiyle hikâyeye ağırlık koyuyor.
Nicholas Hoult: Garfield’ın sabırlı sahibi Jon Arbuckle’ı seslendiriyor.
Hannah Waddingham: Filmin kötü karakteri olan Jinx’e sesiyle hayat vererek sahnelerin tansiyonunu yükseltiyor.
Yönetmen Mark Dindal, Garfield’ı sadece bir gazete bandı karakteri olmaktan çıkarıp, görsel açıdan zengin bir animasyon dünyasına taşımış. Filmin animasyon kalitesi, tüylerin dokusundan arka plan detaylarına kadar oldukça etkileyici. Espriler hem çocukların anlayabileceği fiziksel komediye hem de yetişkinlerin yakalayabileceği ince göndermelere sahip. Tempo, Garfield’ın tembelliğinin aksine oldukça yüksek ilerliyor ve izleyiciyi bir duraktan diğerine sürüklüyor.
Pazartesi günlerinden nefret edenler, kedilerin gizemli dünyasına hayran olanlar ve hafta sonu neşeli bir aile filmi arayanlar için Garfield mükemmel bir seçim. Eğer "Shrek" veya "Çizmeli Kedi" gibi karakter odaklı animasyonları seviyorsanız, bu turuncu kedinin yeni macerası sizi çok eğlendirecektir. Hem nostalji yaşamak isteyen yetişkinler hem de Garfield ile yeni tanışacak çocuklar için ideal bir platform filmi.
Bu film, Garfield’ın neden bu kadar bencil ama bir o kadar da sevilebilir olduğunu anlamamızı sağlayan bir arka plan hikâyesi sunuyor. Babasıyla olan çatışmalı ama duygusal ilişkisi, filme derinlik katıyor. Ayrıca, mutfaktaki yemek sahnelerinin (özellikle lazanya sekanslarının) görsel şöleni bile tek başına izlemek için bir sebep olabilir. Garfield, konfor alanından çıkmanın ne kadar zor ama bazen ne kadar gerekli olduğunu bize en eğlenceli yolla anlatıyor.
Aile Bağları: Kayıp bir baba ile oğulun yıllar sonra kurduğu zorunlu ama öğretici bağ.
Konfor Alanı: Rahatına düşkün bir canlının dış dünyadaki zorluklarla sınavı.
Dostluk: Garfield ve Odie arasındaki sarsılmaz (ve bazen tek taraflı) sadakat.
Kendi Yolunu Bulmak: Miras alınan özellikler ile kendi kişiliğin arasındaki denge.
Eğer Garfield’ın bu yeni tarzını sevdiyseniz, şu yapımlara da göz atabilirsiniz:
Çizmeli Kedi: Son Dilek: Karizmatik bir kedinin varoluşsal sancılarını ve macerasını anlatan harika bir animasyon.
The Secret Life of Pets (Evcil Hayvanların Gizli Yaşamı): Evde bekleyen dostlarımızın dış dünyadaki çılgın maceraları.
Ratatouille: Yemek tutkusu ve maceranın birleştiği bir başka mutfak-aksiyon başyapıtı.
Film, Jim Davis tarafından yaratılan efsanevi karakterin tamamen bilgisayar üretimi (CGI) olan ilk uzun metrajlı sinema filmidir.
Chris Pratt, bu rol için Garfield’ın klasik uyuşuk ses tonunu bozmadan daha enerjik bir yorum getirmek için uzun süre çalışmıştır.
Filmde Garfield’ın bebeklik hallerine dair sahneler, sosyal medyada en çok paylaşılan ve "sevimlilik" rekorları kıran kareler olmuştur.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...