

Mike

Kelsey

The Captain

Sergeant Davis

Vince

Chet
Ricky

Shannon

Deputy Duchovny
Dennis
Mike, çocukluk aşkı Kelsey ile nihayet bir randevu koparmayı başardığında dünyalar onun olur. Ancak bu özel geceyi taçlandırmak için acilen bir arabaya ihtiyacı vardır. İnternette bulduğu uygun fiyatlı bir 1965 model Chrysler'ı satın almasıyla birlikte, sıradan bir lise öğrencisinin romantik planları akılalmaz bir kabusa dönüşür.
Arabanın bagajında ve geçmişinde gizli olan sırlar, Mike'ı istemeden de olsa yozlaşmış polislerin, acımasız suç çetelerinin ve tuhaf intikam peşindeki yabancıların hedefi haline getirir. Gece ilerledikçe hayatta kalma mücadelesi veren Mike için artık asıl soru randevuya yetişip yetişemeyeceği değil, sabahı görüp göremeyeceğidir.
Filmin başrolünde Tyson Brown, Mike karakterine kattığı o masum ve şaşkın enerjiyle hikayeyi sırtlıyor. Mike'ın pasif karakterinin olaylar karşısında nasıl evrildiğini izlemek oldukça keyifli. Kelsey rolünde ise Shelby Duclos, sadece "kurtarılmayı bekleyen kız" imajından sıyrılıp, kararlı ve güçlü bir duruş sergileyerek Mike ile uyumlu bir ikili oluşturuyor.
Yardımcı oyuncu kadrosunda yer alan suçlu figürleri ve tuhaf mahalle sakinleri, filme o kendine has absürt mizahı pompalıyor. Her bir oyuncu, canlandırdığı karakterin karikatürize sınırlarında gezinerek filmin dinamik yapısına hizmet ediyor.
Manuel Crosby ve Darren Knapp ikilisinin yönetmen koltuğunda oturduğu First Date, türler arasında ustaca geçiş yapan bir yapım. Film, klasik bir gençlik komedisi gibi başlayıp, aniden Tarantino-vari bir suç ve aksiyon fırtınasına dönüşüyor. Temposu hiç düşmeyen yapım, seyirciyi sürekli bir "şimdi ne olacak?" merakı içinde tutmayı başarıyor. Düşük bütçesine rağmen görsel anlatımı ve kurgusuyla oldukça profesyonel bir iş çıkarılmış.
Eğer suç dünyasının absürt tesadüflerle kesiştiği, kara mizahın aksiyonla harmanlandığı hikayelerden hoşlanıyorsanız bu film tam size göre. Aksiyon filmleri kategorisinde farklı ve taze bir soluk arayanlar ile gençlik filmleri izlemeyi seven ancak içine biraz adrenalin katılmış versiyonlarını tercih eden izleyiciler bu yapımdan büyük keyif alacaktır.
Film, izleyiciye bir "gece boyunca geçen macera" konseptini en saf haliyle sunuyor. Beklenmedik olay örgüleri ve karakterlerin trajikomik halleri, filmi sıradan bir suç filmi olmaktan çıkarıp özgün bir seyirliğe dönüştürüyor. Mike’ın o eski araba ile girdiği sarmal, sinema tarihinde sıkça gördüğümüz "yanlış zamanda yanlış yerde olma" temasını modern ve eğlenceli bir dille işliyor.
Talihsizlik: Küçük bir kararın nasıl devasa bir kaosa yol açabileceği.
Cesaret: Mike'ın korkularıyla yüzleşerek bir gecede büyüme hikayesi.
Absürtlük: Suç dünyasının ciddiyeti ile gençlik aşkının masumiyeti arasındaki tezatlık.
First Date’in kaotik yapısını sevdiyseniz, bir gecede geçen suç maceralarını konu alan Superbad veya After Hours gibi yapımlara göz atabilirsiniz. Ayrıca suç ve komedinin harmanlandığı Snatch tarzı komedi filmleri de benzer bir atmosfer sunacaktır.
Film, Sundance Film Festivali'nde prömiyerini yaparak eleştirmenlerden tam not almıştır. Yönetmenlerin ilk uzun metrajlı filmi olmasına rağmen, sahnelerdeki teknik yetkinlik dikkat çekicidir. Çekimlerin büyük bir kısmı doğal ışık ve gerçek mekanlar kullanılarak yapılmış, bu da filme o samimi atmosferi kazandırmıştır.
Mike, randevusuna gitmek için 1965 model eski bir Chrysler satın alır. Tüm olaylar bu arabanın geçmişi etrafında şekillenir.
Hayır, film romantik komedi unsurlarıyla başlasa da kısa sürede sert bir aksiyon ve kara mizah türüne evrilmektedir.
İçerdiği şiddet sahneleri ve argo kullanımı nedeniyle yetişkin izleyici kitlesine daha uygundur.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...