

Nancy Thompson

Freddy Krueger

Lieutenant Thompson

Marge Thompson

Glen Lantz

Rod Lane

Tina Gray

Dr. King

Sergeant Parker
Mr. Lantz
Nancy Thompson ve arkadaşları, rüyalarında pençeli bir eldiven takan, yanık yüzlü ve kirli kazaklı korkunç bir adam tarafından takip edilmeye başlar. Bu adam sadece bir rüya figürü değildir; rüyadayken ona yakalananlar, gerçek hayatta da vahşi bir şekilde can vermektedir. Gençler uykusuzluğun sınırlarını zorlayarak hayatta kalmaya çalışırken, bu gizemli katilin geçmişte ailelerinin sakladığı karanlık bir sırla bağlantılı olduğunu keşfederler.
Freddie Krueger adındaki bu eski çocuk katili, yıllar önce kasaba sakinleri tarafından yakılarak öldürülmüştür ve şimdi intikam için geri dönmüştür. Nancy, arkadaşlarının birer birer ölmesiyle birlikte uykunun ölüm anlamına geldiği bu kedi-fare oyununda tek başına kalır. Genç kız, Freddy’yi kendi dünyasına, yani gerçekliğe çekerek bu kabusa son vermenin bir yolunu bulmak zorundadır.
Korku sinemasının en karizmatik ve ürkütücü kötü karakterlerinden biri olan Freddy Krueger rolünde Robert Englund, adeta devleşiyor. Englund, karaktere kattığı tekinsiz mizah ve sadist tavırla Freddy'yi sadece bir katil değil, bir pop kültürü ikonuna dönüştürüyor. Filmin kahramanı Nancy rolünde ise Heather Langenkamp, korku türündeki "final girl" (son hayatta kalan kız) kalıbına güçlü ve zeki bir yorum getiriyor.
Filmin sinema dünyasına en büyük armağanlarından biri de kuşkusuz Johnny Depp'tir. Depp, kariyerinin bu ilk büyük rolünde Glen karakterini canlandırarak yeteneğini henüz o yıllarda kanıtlıyor. Oyuncu kadrosunun sergilediği doğal performanslar, gerçeklik ve rüya arasındaki o ince çizginin inandırıcılığını artırarak seyirciyi hikayenin içine hapsediyor.
Usta yönetmen Wes Craven, bu yapımla korku sinemasının kurallarını yeniden yazmıştır. Filmin en büyük başarısı, güvenli bir liman olan "uyku" eylemini bir tehdit haline getirmesidir. Sürrealist sahneler, pratik efektlerin yaratıcı kullanımı ve atmosferik müzikler, izleyiciyi sürekli bir tetikte olma haline iter. Dönemin slasher filmlerinden farklı olarak doğaüstü bir zemine oturması, yapımı türdeşlerinden ayırarak onu zamansız bir klasik haline getirmiştir.
Slasher türünün temellerini merak edenler ve rüya-gerçeklik temalı psikolojik gerilimlerden hoşlananlar için bu yapım bir zorunluluktur. Eğer 80’lerin o kendine has atmosferini ve pratik efektlerle yaratılan yaratıcı ölüm sahnelerini seviyorsanız, bu korku filmi listenizin başında yer almalı. Karanlık ve fantastik bir atmosferde geçen intikam öykülerini seven her sinemasever bu dehşeti deneyimlemeli.
Bu film, Freddy Krueger gibi ikonik bir karakterin doğumuna tanıklık etmenizi sağlar. Sinema tarihinde "rüya" olgusunun bu kadar etkili ve korkunç işlendiği çok az yapım vardır. Ayrıca, CGI teknolojisinin olmadığı bir dönemde, yatağın içinden fışkıran kan şelalesi veya duvardan uzanan kollar gibi sahnelerin nasıl bir görsel deha ile yaratıldığını görmek büyüleyicidir. Korku ve fanteziyi harmanlayan en başarılı gerilim örneklerinden biridir.
Günahların Bedeli: Ebeveynlerin geçmişte işlediği suçların cezasını çocuklarının çekmesi.
Uykusuzluk ve Paranoia: Gerçeklik algısının yitirilmesi ve hayatta kalma içgüdüsünün deliliğe dönüşmesi.
Savunmasızlık: İnsanın en doğal ihtiyacı olan uykunun bir ölüm tuzağına dönüşmesi.
Bilinçaltının Karanlığı: Rüyaların, bastırılmış korkuların ve arzuların birer canavara dönüşmesi.
Freddy'nin dünyasından sonra benzer bir gerilim arıyorsanız, bu yapımlara göz atabilirsiniz:
Halloween (Yabancı): Maskeli bir katilin sessiz ve durdurulamaz takibini konu alan bir diğer korku filmi klasiği.
13. Cuma (Friday the 13th): 80'li yılların slasher türündeki en büyük rakiplerinden ve türün temel taşlarından biri.
Hellraiser: Doğaüstü varlıkların ve acı temalı korkunun ön planda olduğu karanlık bir hikaye.
Çığlık (Scream): Yine Wes Craven imzalı, türün kurallarıyla oynayan ve onları modernleştiren bir gerilim şöleni.
Yönetmen Wes Craven, filmin fikrini, uykularında gizemli bir şekilde ölen mültecilerle ilgili okuduğu bir gazete haberinden almıştır.
Freddy Krueger'ın kazak renkleri (kırmızı ve yeşil), insan gözünün yan yana gördüğünde en çok rahatsız olduğu iki renk olduğu için özel olarak seçilmiştir.
Meşhur "kan şelalesi" sahnesinde yaklaşık 200 litre suyla karıştırılmış yapay kan kullanılmış ve oda ters çevrilerek çekim yapılmıştır.
Hayır, karakter tamamen kurgusaldır. Ancak ismi, Wes Craven'ın çocukken kendisini taciz eden bir okul arkadaşından esinlenilerek konulmuştur.
Çoğu sahne pratik efektler, döner setler ve aynalar kullanılarak çekildi. Örneğin Freddy'nin duvardan geçmeye çalıştığı sahnede, boyanmış gergin bir spandeks kumaş kullanılmıştır.
Aslında seçmelere bir arkadaşına eşlik etmek için gitmişti. Ancak yönetmen Wes Craven'ın kızı, Depp'in fotoğrafını görüp onun "havalı" olduğunu söyleyince rolü kapmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...